New York eyaletindeki Hobart ve William Smith Kolejleri'nde siyaset bilimi bölümünde görev yapan Amerikalı bir siyaset kuramcısı ve profesörü Jodi Dean, McKenzie Wark'ın(*) ortaya attığı bir sorudan hareketle günümüz ekonomik düzenini tartışıyor: Kapitalizm sona erdiyse ve yerine sosyalizm gelmediyse, acaba daha farklı ve daha kötü bir sisteme mi geçildi? Dean'e göre son yıllarda giderek daha fazla kullanılan "neofeodalizm"(*) kavramı, aşırı eşitsizlik, güvencesizlik, tekelci güç ve devletlerin dönüşümünü açıklamak için kullanılıyor.
DİJİTAL PLATFORMLAR: ORTA ÇAĞ’DAKİ DEĞİRMENLER GİBİ
Yazıda Apple, Google, Amazon, Meta ve Microsoft gibi teknoloji şirketlerinin ekonomik büyüklüklerinin birçok devleti geride bıraktığı vurgulanıyor. Bu şirketler, kullanıcı verilerini toplayarak ve dijital platformlar üzerindeki hakimiyetlerini kullanarak servet biriktiriyor.
Dean'e göre dijital platformlar, Orta Çağ'daki su değirmenlerine benziyor. İnsanlar bu platformları kullanmak zorunda kalırken, platform sahipleri hem hizmet gelirlerini hem de kullanıcıların ürettiği verileri topluyor. Böylece teknoloji milyarderleri "yeni feodal beyler", kullanıcılar ve platform çalışanları ise "yeni serfler"(***) haline geliyor.
DEVLET VE SERMAYE ARASINDAKİ SINIRLAR BULANIKLAŞIYOR
Makaleye göre neoliberal politikalar, devletlerin ekonomik gücünü azaltırken, küresel sermayenin etkisini artırdı. Devletler artık rekabeti korumaktan çok, küresel piyasada başarılı olabilecek büyük şirketleri desteklemeye yöneliyor.
Vergi cennetleri, fikri mülkiyet gelirleri, lisanslar, patentler ve finansal sistemler sayesinde servet, giderek daha küçük bir kesimde toplanıyor. Dean, bunun feodal dönemdeki siyasi ve ekonomik gücün birleşmesini andırdığını savunuyor.
ŞEHİRLER VE "YENİ HİNTERLANDLAR"
Yazar, neofeodalizmin yalnızca ekonomik değil, coğrafi sonuçları da olduğunu belirtiyor. Büyük şehirler sermaye ve hizmetlerin toplandığı merkezler haline gelirken, sanayisizleşen bölgeler ve kırsal alanlar ekonomik gerilemeyle karşı karşıya kalıyor.
Bu bölgelerde işsizlik, yoksulluk, uyuşturucu kullanımı, intihar oranları ve altyapı sorunlarının arttığına dikkat çekiliyor. Dean, bu alanları "yeni hinterlandlar" olarak tanımlıyor.
NEOFEODALİZMİN SİYASİ SONUÇLARI: SOLUN YERİNİ AŞIRI SAĞ ALIYOR
Makale, günümüzde yükselen toplumsal öfkenin temelinde ekonomik eşitsizliklerin bulunduğunu öne sürüyor. Dean'e göre karmaşık dijital ağlar ve küresel piyasa yapıları, servetin küçük bir azınlığın elinde toplanmasına yol açıyor. Sol hareketlerin zayıfladığı ortamlarda bu hoşnutsuzluk, çoğu zaman aşırı sağ siyasi hareketler tarafından temsil ediliyor.
GELECEĞİN MÜCADELESİ HİZMET SEKTÖRÜNDE OLABİLİR
Yazıda, sanayi üretiminin yerini hizmet ekonomisinin aldığı belirtiliyor. Gelecekte bakım hizmetleri, temizlik, dağıtım, lojistik ve benzeri işlerin daha da önem kazanacağı ifade ediliyor. Dean'e göre işçi mücadelelerinin merkezi de fabrikalardan hizmet sektörüne kayabilir.
SONUÇ
Jodi Dean, günümüz dünyasında kapitalizmin klasik biçiminin değiştiğini ve servetin giderek daha fazla kira, borç, veri kontrolü ve tekelci güç üzerinden biriktiğini savunuyor. Yazara göre dijital platformlar, küresel eşitsizlikler ve devlet-sermaye ilişkilerindeki dönüşüm, günümüzü "neofeodalizm" olarak tanımlamayı mümkün kılıyor.
(*)MCKENZİE WARK KİMDİR
Avustralya doğumlu yazar ve akademisyen McKenzie Wark, medya teorisi, dijital kültür ve eleştirel teori alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Halen The New School'da Medya ve Kültür Çalışmaları profesörü olarak görev yapıyor.
EN BİLİNEN FİKİRLERİ
Wark'ın en çok ses getiren eserleri arasında A Hacker Manifesto ve Gamer Theory bulunuyor. Wark, dijital çağda bilgi üreten "hacker sınıfı" ile bu bilgiyi mülkiyet altına alan "vektöralist sınıf" arasında yeni bir güç mücadelesi doğduğunu savunuyor.
MEDYA VE DİJİTAL DÜNYA YORUMU
Wark, telefon, televizyon ve internet ağlarının oluşturduğu yeni iletişim evrenini "üçüncü doğa" olarak tanımlıyor. Ona göre insanlar artık yalnızca fiziksel dünyada değil, iletişim ağlarının yarattığı yeni bir gerçeklik içinde yaşıyor.
SON DÖNEM ÇALIŞMALARI
Son yıllarda toplumsal cinsiyet, queer kültür ve dijital yaşam üzerine yoğunlaşan Wark; Capital Is Dead, Reverse Cowgirl, Raving ve Love and Money, Sex and Death gibi kitaplarla dikkat çekti. Çalışmalarında kapitalizmin dönüşümü, kimlik politikaları ve dijital kültürün etkilerini ele alıyor.
(**)NEOFEODALİZM
TEKNO-FEODALİZM: DİJİTAL ÇAĞIN YENİ DEREBEYLERİ TARTIŞMASI
Son yıllarda akademi dünyasında ve ekonomi çevrelerinde öne çıkan “tekno-feodalizm” kavramı, büyük teknoloji şirketlerinin ekonomik ve toplumsal hayatta giderek daha belirleyici hale geldiği görüşüne dayanıyor. Bu yaklaşımın en bilinen savunucularından ekonomist Yanis Varoufakis, Amazon ve Facebook gibi platformların yalnızca piyasada faaliyet göstermediğini, aynı zamanda oyunun kurallarını da belirlediğini savunuyor.
KÖKENİ 1960'LARA UZANIYOR
Neo-feodalizm fikri yeni değil. Alman düşünür Jürgen Habermas, 1960'larda kamusal alanın güçlü özel aktörlerin etkisine girmesini “yeniden feodalleşme” olarak tanımlamıştı. Günümüzde bu kavram, servetin ve gücün belirli merkezlerde yoğunlaşmasını açıklamak için yeniden gündeme geliyor.
ROMANLARDAN BİLİM KURGUYA
Neo-feodalizm yalnızca akademik bir tartışma değil. Kavram, edebiyat ve popüler kültürde de sıkça işleniyor. Özellikle Dune serisinde galaksiyi yöneten hanedanlar ve aristokrat aileler üzerinden geleceğin neo-feodal bir düzeni tasvir ediliyor. Ayrıca Existence adlı bilim kurgu romanında da ABD'nin neo-feodal bir topluma dönüşmesini savunan siyasetçiler konu ediliyor.
TARTIŞMA SÜRÜYOR
Kimi düşünürler teknoloji devlerinin devlet benzeri güç kazandığını savunurken, bazı Marksist ve anarşist teorisyenler ise bunun yeni bir sistem değil, kapitalizmin farklı bir aşaması olduğunu ileri sürüyor. Neo-feodalizm ve tekno-feodalizm kavramları, dijital çağın güç ilişkilerini anlamaya yönelik en tartışmalı teoriler arasında yer alıyor.
***Serf, Orta Çağ Avrupası'nda feodal sistemin en alt tabakasını oluşturan, toprağa bağlı köylü sınıfına verilen isimdir
Odatv.com