ABD basınına göre, Başkan Donald Trump’ın son günlerde İran’a yönelik tam ölçekli ve yeni bir askeri harekat dalgasını masaya yatırdığı ortaya çıktı. Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile "topyekûn savaş" seçeneklerini içeren çok sayıda kritik brifing gerçekleştiren Trump’ın, diplomatik süreci korumak adına şimdilik müzakere masasında kalmayı tercih ettiği öne sürüldü.
Washington kulislerini hareketlendiren iddialara göre Pentagon, Başkan Trump’a İran askeri tesislerini ve nükleer altyapısını hedef alan geniş kapsamlı yeni bir hava bombardımanı planı sundu.
Bazı üst düzey yetkililerin, 28 Şubat’ta başlayan ve İran’ın füze kapasitesini büyük ölçüde bitiren "(Destansı Öfke) operasyonunu tamamlamak adına yeni saldırı dalgasını "işi bitirmek" olarak nitelendirdiği iddia edildi.
Ancak askeri yetkililerle yaptığı toplantıların ardından Trump, yeni bir topyekun saldırı dalgasının yürütülen hassas diplomasiyi tamamen rayından çıkarabileceği ve Tahran’ın nükleer programını diplomatik yollarla kalıcı olarak tasfiye etme şansını zedeleyebileceği gerekçesiyle bu seçeneği şimdilik bekletti.
18 AĞUSTOS SINIRI ESNETİLDİ, KIRMIZI ÇİZGİ KORUNUYOR
Müzakerelerin geleceğine dair esnek bir strateji benimseyen Trump’ın, danışmanlarına Tahran ile yürütülen nükleer müzakerelerin daha önce belirlenen 18 Ağustos son tarihini aşmasının kendisi için bir sorun teşkil etmediğini söylediği aktarıldı. Diplomatik görüşmelere daha fazla zaman tanıma kararı alan ABD Başkanı, buna karşın askeri kartı tamamen elinden bırakmış değil.
Hafta sonu yaşanan ve kırılgan ateşkesi zedeleyen karşılıklı çatışmaları hatırlatan kaynaklar, Trump'ın İran’ın mevcut mutabakat zaptını ihlal etmesi durumunda tek seferlik nokta hava saldırıları emretme yetkisini elinde tuttuğuna vurgu yapıldı. Trump, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, "İstediğim her şeye razı oluyorlar ve olmak zorundalar. Aksi takdirde, geri dönüp askeri olarak yapmamız gerekeni yaparız." demişti.
HÜRMÜZ BOĞAZI KİLİDİ
Müzakerelerin ilk haftası geride kalırken, taraflar arasındaki en büyük diplomatik çıkmazı İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden "hizmet ücreti" adı altında milyarlarca dolar talep etmesi oluşturuyor. Washington ise su yolunun savaş öncesindeki gibi tamamen ücretsiz ve serbest geçişe açık olması gerektiği konusunda diretiyor. Çıkmazı aşmak adına Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner dolaylı müzakereler için Doha’ya ulaşırken, ABD ordusu ile İran Devrim Muhafızları arasında olası bir yanlış anlaşılmayı ve sıcak çatışmayı önlemek amacıyla doğrudan bir kriz iletişim hattının kurulduğu ve aktif olarak kullanılmaya başlandığı ileri sürüldü.