Ana içeriğe geç

Mahkeme salonlarında ömür tüketilmeyecek! Yargı reformu ile yıllarca süren davalar son bulacak

Yargı reformu çalışmaları kapsamında, vatandaşların en temel beklentilerinden biri olan "makul sürede yargılanma hakkını" güçlendirecek önemli düzenlemeler hayata geçirilecek. Yeni düzenlemelerle birlikte yargı süreçlerinde hız, etkinlik ve usul ekonomisi esas alınarak uzun yıllar süren davaların önüne geçilmesi hedeflenecek.

Mahkeme salonlarında ömür tüketilmeyecek! Yargı reformu ile yıllarca süren davalar son bulacak
Star Gazetesi
16

Yapılacak düzenlemeye göre, iki duruşma arasındaki süre artık kural olarak en fazla 3 ay olacak. Ancak zorunlu ve istisnai durumlarda mahkemeler gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla duruşmayı daha ileri bir tarihe erteleyebilecek. Böylece davaların gereksiz şekilde uzamasının önüne geçilecek, yargılama süreçleri daha disiplinli ve planlı ilerleyecek.

Bu düzenlemeyle birlikte hâkimlerin dosyadan kopmadan daha sağlıklı değerlendirme yapabilmesi sağlanarak, delillerin değerlendirilmesi ve karar süreçleri hızlanacak. Daha kısa aralıklarla yapılacak duruşmalar sayesinde davaların sürüncemede kalmasının önüne geçilecek, vatandaşların adalete erişimi daha etkin hale gelecek.

Düzenleme yalnızca yargılamaların hızlanmasını değil, aynı zamanda adalet hizmetinin kalitesinin artırılmasını da amaçlıyor. Geciken adaletin mağduriyet doğurduğu gerçeğinden hareketle, özellikle uzun yargılama süreçlerinden kaynaklanan hak kayıplarının azaltılması hedefleniyor.

YARGILAMADA DİJİTAL KATILIMIN KAPSAMI GENİŞLİYOR

Yapılan düzenlemeyle birlikte, ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmalara katılan kişiler bakımından önemli bir kolaylık getiriliyor. Artık ön inceleme duruşmaları da ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla, yani e-duruşma şeklinde yapılabilecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanununda, duruşma tutanağında mutlaka yer alması gereken hususlar düzenleniyor. Kanunun bu hükmü ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule ilişkin beyanlar ile sulh müzakereleri ve sonucunun taraflarca imzalanmasını zorunlu tutuyor. Bu sebeple hukuk davalarında ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma hâlleri dışında, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak.

Dolayısıyla bu yeni düzenlemeyle, imza zorunluluğu bulunan işlemler hariç, taraf vekillerinin ön inceleme duruşmaları da dahil ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden duruşmalara katılabilmelerine açıkça imkân tanıyor.

Böylelikle, özellikle fiziksel engeller veya coğrafi uzaklık nedeniyle mahkemeye erişimde güçlük yaşayan vatandaşların yargılamaya daha etkin şekilde katılım sağlaması hedefleniyor. Düzenlemenin, adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkını güçlendirmesi ve yargı süreçlerinde etkinliği artırması bekleniyor.

YARGITAY, YALNIZCA 'GÖREVSİZLİK' VEYA 'YETKİSİZLİK' GEREKÇESİYLE BOZMA KARARI VEREMEYECEK

Yargılamaların uzamasına neden olan önemli sorunlardan biri olan görev ve yetki uyuşmazlıklarına ilişkin yeni bir sistem de devreye alınıyor. Buna göre, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, Yargıtay artık yalnızca 'görevsizlik' veya 'yetkisizlik' gerekçesiyle bozma kararı veremeyecek.

Bu düzenleme sayesinde görev ve yetki denetimi istinaf aşamasında tamamlanacak, dosyaların yıllar sonra usul gerekçeleriyle yeniden ilk derece mahkemelerine dönmesinin önüne geçilecek. Böylece hem vatandaşın zaman kaybı engellenecek hem de yargının iş yükü azaltılarak daha etkin bir sistem oluşturulacak.

Yargı reformuyla birlikte hedef; daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir, vatandaşın adalete güvenini güçlendiren ve gecikmeyen bir adalet sistemini hayata geçirmek olarak gösteriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler