Wall Street Journal'ın haberine göre İran’ın füze ve insansız hava araçları ordusu, ABD’nin Orta Doğu’daki deniz operasyonlarının sinir merkezini hedef aldığında, mühimmatların bir kısmı hedefini tam isabetle vurdu.
Bahreyn’deki ABD Deniz Destek Faaliyetleri (NSA) Üssü, şubat sonu ile haziran ayları arasında defalarca hedef alındı.
Uydu görüntüleri analizi, sosyal medya videoları ve askeri personel röportajları, Pentagon'un kamuoyuna resmen açıklamadığı ağır bir yıkımı ortaya koydu. Saldırılarda 5. Filo'nun ana komuta merkezi, en az bir düzine askeri bina ve iki kritik uydu iletişim terminali ağır hasar görerek kullanılamaz hale geldi.
Pentagon hasarı gizliyor
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Kaptan Tim Hawkins, İran'ın savaş boyunca 8.000'den fazla füze ve İHA fırlattığını belirterek savunmayı şu sözlerle yaptı:
"CENTCOM haklı olarak binaların korunması yerine insanların korunmasına öncelik verdi ve insanları koruma stratejimiz işe yaradı. Bu kadar yoğun saldırıda sadece iki isabet ABD personelinin ölümüyle sonuçlandı."
Hawkins ayrıca, ABD ordusunun İran'a ait 13.500'den fazla hedefi vurarak misliyle karşılık verdiğini ekledi. Ancak Pentagon yetkilileri, Kongre'deki bütçe oturumlarında üslerdeki hasarın maliyetini açıklamayı reddederek milletvekillerini kızdırdı.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, mayıs ayındaki senato oturumunda maliyet sorulduğunda, "İran'ın nükleer silah edinmesinin maliyeti nedir?" diyerek soruyu geçiştirdi.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) ise yayımladığı raporda, savaşın toplam maliyetinin 40 milyar doları bulduğunu ve bunun 2,2 ila 5,1 milyar dolarlık kısmının doğrudan vurulan ABD üslerinin hasar faturası olduğunu hesapladı.

Bahreyn'de neler vuruldu? Fatura 400 milyon dolar
İran kıyılarına 150 milden daha yakın bir mesafede bulunan ve 30 yılı aşkın süredir Amerikan deniz gücünün Orta Doğu’daki çıpası olan NSA Bahreyn Üssü’nde WSJ'nin belirlediği hasar raporu ve inşaat maliyetleri şu şekilde:
- 5. Filo Komuta Merkezi: Orta Doğu deniz operasyonlarının yönetildiği ana bina ağır hasar aldı ve bir ABD'li yetkiliye göre artık tamamen kullanılamaz durumda. (Yeniden yapım maliyeti: 200 milyon dolar)
- İletişim terminalleri: Ordunun gerçek zamanlı haberleşmesini sağlayan iki adet AN/GSC-52B uydu terminali ve iletişim yönetim merkezi savaşın ilk saatlerinde imha edildi. (Terminal başı maliyet: 20 milyon dolar)
- Yapay zeka ve İHA merkezi (Task Force 59): Üssün en stratejik birimi olan, insansız deniz araçları ve yapay zekâ ile Basra Körfezi'ni izleyen Task Force 59'un dronlarını sakladığı Banz Group hangarları ağır darbe aldı. (Maliyet: 34 milyon dolar)
- Diğer yapılar: Deniz Güvenlik Güçleri eğitim binası imha edilirken; ambulansların bulunduğu acil durum deposu, içme suyu tankı, yemekhane ve 450 personeli barındıran kışla binaları ile 3 lojistik depo vuruldu.
Üsler batıya taşınabilir, İsrail masada
Bahreyn'deki ana üssün yanı sıra Kuveyt'teki Ali Al Salem ve BAE'deki Al Dhafra üslerinin de ağır hasar görmesi, Suudi Arabistan'daki Prince Sultan Üssü'nde ise milyar dolarlık E-3 Sentry (AWACS) erken uyarı uçaklarının imha edilmesi Washington'ı alarma geçirdi.
Yetkililer, ABD'nin Orta Doğu'daki tüm askeri ayak izini yeniden değerlendirdiğini belirtiyor. Tartışılan senaryolar arasında, füzelerce vurulan binaların bir daha asla inşa edilmemesi, komuta kontrol merkezlerinin tamamen yerin altına (sığınaklara) taşınması ve askeri güçlerin İran füzelerinin menzilinden uzaklaşmak için daha batıya kaydırılması yer alıyor.
Savaş sırasında düzinelerce ABD savaş ve yakıt ikmal uçağına ev sahipliği yapan İsrail'in de kalıcı olarak ABD üslerine ev sahipliği yapacak lokasyonlardan biri olarak değerlendirildiği sızan bilgiler arasında.
Rubio'dan bölgeye acil ziyaret
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ateşkesin ardından bölge ortaklarına güvence vermek üzere Bahreyn, BAE ve Kuveyt’i kapsayan acil bir tura çıktı.
Bahreyn Kralı ile görüşen Rubio, "İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırıları kabul edilemezdi. Hürmüz Boğazı'nın açık kalması ve İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda müttefikimizle ortağız" dedi.
Rubio’nun, savaş sırasında ABD uçaklarına hava sahasını kapatan ve üs kullanımını kısıtlayan Suudi Arabistan’ı ziyaret etmemesi, Washington ile Riyad arasında derinleşen çatlağı ve ABD’nin bölgedeki stratejik ortaklıklarını radikal bir şekilde değiştireceğini en net göstergesi oldu.