İstinaf Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği 'mutlak butlan' kararının ardından Genel Başkanlığa atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığı ile bilinen CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Özgür Özel'i "bahçıvan torunu", "emekli öğretmen çocuğu" sözleriyle küçümsediği iddialarını reddederek, "Böyle bir şey hiç söylemedim. Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle. Özgür Özel’in ailesinin kökenini, işini hiç bilmem, sormadım" dedi.
Mahkemenin mutlak butlan kararına ilişkin Öztrak, "Bütün CHP’liler gibi mutlak butlan kararından memnun olmam mümkün değil. Butlanın başımıza gelmesinde, bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin durumunu sorgulamayacak mıyız?" değerlendirmesini yaptı.
Gazeteci Murat Yetkin'in sorularını yanıtlayan Öztrak, Özgür Özel'i küçümsediği iddiası hakkında şöyle konuştu:
"Hayır, böyle bir şey hiç söylemedim. Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle. Özgür Özel’in ailesinin kökenini, işini hiç bilmem, sormadım. Kimsenin dinini, mezhebini, kökenini sormam. CHP’de sorulmaz zaten.
Bir gün İzmir’de Balkan Masası toplantısı vardı, Özgür Özel oraya geldi, tabii en önde yer verdik. Balkan Türkü olduğunu da o zaman öğrendim.
Bakın, Cumhuriyet “Çoban Sülü”nün Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olmasının yolunu açan rejimin adıdır. Cumhuriyetin kurucu değerlerini özümseyen her Cumhuriyet Halk Partili’nin hayali, bu topraklarda doğan her çocuk için fırsat eşitliğini sağlamaktır. Özgür Beyin bahçıvan torunu olma vurgusunu yapma ihtiyacını neden duyduğunu bilemem. Ama şunu bilirim partimiz kendisini belediye başkan adayı yaparken, beş dönem milletvekili yaparken, Grup Başkanvekili yaparken, Grup Başkanı yaparken “Babanın mesleği ne, dedenin mesleği ne” diye sormamıştır.
Tekrar edeyim ben hiçbir yerde Özgür Bey’in iddia ettiği sözleri söylemiş değilim. Bu söylediklerini Özgür Bey’in içinde bulunduğu strese bağlıyorum. Kendisi bunu düzeltecektir sanırım."
"Butlanın başımıza getirenlerin durumunu sorgulamayacak mıyız?"
Mahkemenin mutlak butlan kararına ilişkin de konuşan Öztrak, "Bütün CHP’liler gibi mutlak butlan kararından memnun olmam mümkün değil. Ama 'Mahkeme şöyle, önceki yönetim böyle' diyenlere de sorarım yok hükmünde sayılan Kurultaydan sonra yönetime gelenlerin en yakınlarının delegenin iradesini satın almak için operasyon yaptıklarına dair itiraflarını, delegenin iradesini fesada uğratmak için kamu gücü kullanılarak maddi menfaat sağlandığı, belediyelerde iş vadedildiği iddiaların yok mu sayacağız? Butlanın başımıza gelmesinde, bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin durumunu sorgulamayacak mıyız? Bunları TBMM’de yaptığım basın açıklamasında da söyledim. Bizim önceliğimiz otokrasiye karşı mücadele olmalıydı, parti içinde, birbirimizi kutuplaştırarak düşmanlaştırarak, hakimiyet sağlamak değil" dedi.
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'ne polis baskınıyla girilmesini ve binada bulunanların biber gazı ve plastik mermilerle dışarı çıkarılmasını 'çok üzücü' olarak nitelendiren Öztrak, “Polisi çağıran Kemal Bey’in avukatı değil mi?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Genel Başkanımız da üzüldüğünü ifade etti. O gün sabah milletvekili arkadaşlarımız kapıya gitmiş, içeri almamışlar. Engellemek için de ne partimize ne de millet ittifakının ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdiğini söyleyen Adnan Beker’in otobüsü çekilmiş kapıya. Şunu anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum, Özgür Özel, kendini grup başkanı seçtirerek zaten genel başkan olmadığını kabul etti. Bunu kabul ettikten sonra genel başkanlık makamını işgal etmenin gerekçesi neydi? Neden parti binasını önceki seçilmiş genel başkan yerine polise teslim etmeyi tercih ettiler? Ve neden ‘Kendimizi zincirleriz, asla bırakmayız’ dedikleri Genel Merkezi, istedikleri fotoğrafları alıp videoları çektikten sonra üç dakikada bırakıp gittiler?”
Murat Yetkin'in söyleşinin tamamını okumak için tıklayın...