Araştırmacı yazar Kürşad Berkkan, TVNET canlı yayınında Venezuela’da meydana gelen depremler ve ardından gökyüzünde görülen kızıl renklenmeye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Depremlerin zamanlaması, bölgedeki askeri hareketlilikler ve atmosferik değişimler arasında bağlantı kurulabileceğini savunan Berkkan, yaşanan felaketin arkasında HAARP teknolojisinin bulunabileceğine dair ciddi soru işaretleri olduğunu ileri sürdü.
“ŞÜPHELERİMİZ DONELERE DAYANIYOR”
Berkkan, Venezuela’nın başkenti Karakas’ta gün batımında görülen ve bilim çevrelerince Rayleigh saçılması olarak açıklanan kızıllığa farklı bir yorum getirdi.
Gökyüzündeki kızıllığın yapay müdahalelerle tetiklenmiş olabileceğini öne süren Berkkan, “Bu şüphelerimiz çok kuvvetli şüpheler, deliller ya da donelere dayanır” dedi.
İYONOSFER VURGUSU
Berkkan, oksijen ve nitrojen atomlarının enerji salımı sırasında yoğun kızıllık oluşturabileceğini belirterek, bunun iyonosferdeki elektronlara müdahaleyle ilişkilendirilebileceğini savundu.
Araştırmacı yazar, Venezuela’daki ilk deprem sırasında cep telefonu görüntülerinde benzer bir gökyüzü kızıllığının görüldüğünü ifade etti.
“630 NANOMETRE KIZILLIĞI NASIL OLUŞTU?”
Berkkan, HAARP tesisleriyle ilgili raporlara atıfta bulunarak, 630 nanometre civarındaki oksijen emisyonuna dikkat çekti.
“Eğer bölgede iyonosfere müdahale edilmediyse, HAARP çalıştırılmadıysa bu kızıllık nasıl oluştu?” sorusunu yönelten Berkkan, bu durumun incelenmesi gerektiğini söyledi.
ABD ORDUSUNUN TATBİKATI GÜNDEME GELDİ
Deprem öncesindeki askeri hareketliliğe de değinen Berkkan, ABD ordusunun mayıs ayında Karakas çevresinde tatbikat yaptığını öne sürdü.
Tatbikatta görev alan V-22 Osprey hava araçlarının Yaracuy, Carabobo, Aragua ve Miranda bölgeleri üzerinde yoğun sortiler gerçekleştirdiğini belirten Berkkan, bu bölgelerin depremlerin ardından en çok hasar alan yerler arasında olduğunu savundu.
“İLGİNÇ BİR TESADÜF DEĞİL Mİ?”
Berkkan, söz konusu bölgelerin hem tatbikat uçuşlarında öne çıkması hem de deprem sonrası ağır hasar almasının dikkat çekici olduğunu belirtti.
Bu durumu “ilginç bir tesadüf” olarak nitelendiren Berkkan, yaşananların sıradan bir doğa olayı olup olmadığının araştırılması gerektiğini ifade etti.
ÖLÇÜM CİHAZLARIYLA İLGİLİ İDDİA
Berkkan, atmosferdeki F tabakası üzerinden yapılan HAARP atışlarının elektron yoğunluğu ve frekans davranışlarında anormallikler oluşturabileceğini ileri sürdü.
İyonosonda ve dijisonda cihazlarının deprem günü verilerinin karartıldığını iddia eden Berkkan, daha sonra manuel veri yüklendiğini savundu.
“1999 DEPREMİNDE DE KARARTILDI” İDDİASI
Araştırmacı yazar, benzer veri kesintilerinin 1999 depremi döneminde de yaşandığını öne sürdü.
Berkkan, “Eğer bu deprem doğal bir deprem ise, yeryüzünde olan bir deprem gökyüzünü, hele ki iyonosferi nasıl etkilemiştir?” diyerek resmi açıklamaların sorgulanması gerektiğini söyledi.
ABD GEMİLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Berkkan, tatbikata katıldığı belirtilen SPY-1 radar sistemine sahip USS Leyte Gulf ve USS Iwo Jima gemilerinin tatbikat bittikten sonra bölgeden ayrılmadığını ileri sürdü.
Gemilerin Orçilla Adası yakınlarında demirlediğini iddia eden Berkkan, depremden birkaç gün önce radarlarını kapatarak bölgeden uzaklaştıklarını savundu.
“KESİN HAARP DEMEK DOĞRU DEĞİL”
Berkkan, tüm bu verilerin güçlü soru işaretleri oluşturduğunu ancak kesin hüküm vermenin doğru olmayacağını belirtti.
“Elimizde bu kadar done varken gözlerimizi kör, kulaklarımızı sağır ederek ‘hayır böyle bir şey olmaz’ demeyi doğru bulmuyoruz” diyen Berkkan, “Bunlar şimdilik birer soru işaretidir ve bu konular netleşmediği müddetçe ‘kesin HAARP’tır’ demek doğru olmayacaktır” ifadelerini kullandı.
VENEZUELA DEPREMİ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Berkkan’ın açıklamaları, Venezuela’daki depremler, gökyüzündeki kızıllık ve bölgedeki askeri hareketliliklere ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Uzman ismin değerlendirmeleri, HAARP teknolojisi ve atmosferik müdahale iddialarının kamuoyunda bir kez daha tartışılmasına neden oldu.