Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Ukrayna ile üyelik müzakerelerinin gelecek hafta resmen başlatılması konusunda anlaşmaya vardı. Kararla birlikte, Rusya'nın işgalinin ardından AB üyeliğini stratejik bir hedef olarak belirleyen Ukrayna için üyelik süreci resmen başlamış olacak.
Brüksel'de bir araya gelen AB üyesi 27 ülkenin büyükelçileri, Ukrayna'nın yanı sıra Moldova ile de üyelik müzakerelerinin açılmasını onayladı. İlk hükümetlerarası konferansın pazartesi günü Lüksemburg'da düzenlenmesi planlanıyor.
Ukrayna, üyeliği güvenlik garantisi olarak görüyor
AP'de yer alan habere göre, Kiev yönetimi, AB üyeliğini savaş sonrası dönemde ülkenin istikrarı ve güvenliği için önemli bir güvence olarak değerlendiriyor.
Ukrayna için en güçlü güvenlik garantisinin NATO üyeliği olduğu düşünülse de, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi bu seçeneğe destek vermiyor. Bazı Batılı ülkeler de savaş devam ederken Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına karşı çıkıyor. Rusya ise NATO üyeliğine sert şekilde karşı çıkarken, Ukrayna'nın AB üyeliğine yönelik açık bir itirazda bulunmuyor.
Müzakere süreci yıllar sürebilir
AB'ye katılmak isteyen ülkelerin tarımdan ticarete, adaletten çevre politikalarına kadar uzanan 35 ayrı politika başlığında müzakereleri tamamlaması gerekiyor. Bu süreç genellikle yıllar alıyor.
Lüksemburg'da yapılacak ilk toplantıda, AB'nin temel değerleri ve hukuk devleti ilkeleriyle ilgili başlıkların yer aldığı ilk müzakere kümelerinin açılması bekleniyor.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ortak açıklamalarında, kararın Ukrayna ve Moldova'nın zorlu koşullara rağmen sürdürdükleri reformların bir takdiri olduğunu belirtti.
İki lider, müzakerelerin başlamasını Avrupa'da barış, güvenlik ve refahı güçlendirecek stratejik bir adım olarak nitelendirdi.
Savaş sürerken reformlar devam etti
Ukrayna, Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalden yalnızca birkaç gün sonra AB üyeliği için resmi başvuruda bulunmuştu.
Avrupa Komisyonu, savaş koşullarına rağmen Kiev'in reform sürecinde önemli ilerleme kaydettiğini belirtirken, yolsuzlukla mücadele ve yargı sistemi alanlarında hâlâ ciddi eksiklikler bulunduğuna dikkat çekiyor.
"Ortak üyelik" formülü tartışılıyor
Almanya Başbakanı Friedrich Merz geçen ay, Ukrayna için "ortak üyelik" benzeri ara bir statünün değerlendirilmesini önermişti. Fransa ve Hollanda gibi bazı ülkeler de Ukrayna'nın tam üyelik gerçekleşmeden önce AB kurumlarına daha fazla entegre olmasını sağlayacak alternatif modeller üzerinde duruyor.
Merz'in önerisine göre Ukrayna, AB toplantılarına katılabilecek ancak oy hakkına sahip olmayacak. Ayrıca Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu'nda da oy kullanma yetkisi bulunmayan temsilcilerle yer alabilecek.
Macaristan'ın tutumu yumuşadı
AB üyelik sürecinde her müzakere başlığının açılması ve kapatılması için tüm üye ülkelerin onayı gerekiyor. Süreci uzun süredir yavaşlatan ülkelerin başında gelen Macaristan'ın tutumunun ise Budapeşte'deki hükümet değişikliğinin ardından daha esnek hale geldiği belirtiliyor.
AB'nin Ukrayna ile üyelik müzakerelerini başlatma kararı, aynı zamanda Avrupa'nın Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine ilişkin uzun vadeli stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor.