Ana içeriğe geç

Kızının enkaz altında öldüğünü söylediler, annelik içgüdüsü ise başka bir şey söylüyordu

Jennibel María, Venezuela’da 24 Haziran’da meydana gelen depremlerin merkez üssü La Guaira’da kaldıkları barınma merkezinde kızı Sofía’nın yanından bir dakika bile ayrılmıyor. Çünkü annesinin sözleriyle Sofía bir “mucize kız.” Jennibel María Caracas’ta çalışırken evleri depremlerle üzerine çöken Sofía, üç gün boyunca enkaz altında canlı kaldı.

Kızının enkaz altında öldüğünü söylediler, annelik içgüdüsü ise başka bir şey söylüyordu
Haber Global
16

15 yaşındaki Sofía, etrafına çekingen bakıyor. Enkaz altında kaldığı süre boyunca oluşan sıyrıkların izlerini taşıyan sağ bacağındaki yaraları sürekli kaşıyor. Annesi, kızının hafif bir “zihinsel engeli” olduğunu ve Sofía’nın başına gelen her şeyin farkında olduğunu anlatıyor.

O çarşamba günü, Venezuela’da resmi tatil olmasına rağmen Jennibel Caracas’ta çalıştığı balıkçı dükkânına gitmişti. Sofía’yı ise La Guaira’daki Caraballeda bölgesinde, Caribe yerleşiminde bulunan evlerinde kız kardeşi Grecia ve yeğenine emanet etmişti. Yerel saatle 18.04’te başlayan, 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki deprem evi yerle bir etti.

Jennibel, “Hiçbir şeyimiz kalmadı. Kız kardeşim hâlâ kayıp, yeğenim bir kolonun altında ezilerek öldü” diyor. Depremleri hisseder hissetmez evine dönmek için yola çıkan kadın, binasının halini görünce çaresizliğe kapılmış: “O an ‘Burada hayatım yıkıldı; kızım, ailem, her şeyim gitti’ dedim” diye anlatıyor.

Jennibel María no se separa ni un minuto de su hija Sofía en el centro de acogida donde están alojadas en La Guaira, epicentro de los terremotos.
Y es que, como dice su madre, Sofía es una "niña milagro" que estuvo sepultada viva durante tres días.
Te cuenta esta historia… pic.twitter.com/IzOGQhLlBI

Annelik içgüdüsü kızının yaşadığını söylüyordu

Enkazdan insan çıkarmak için bölgeye gelen gönüllüler ve hayatta kalan komşular, Jennibel’e kızının enkaz altında öldüğünü söyledi. Ancak 39 yaşındaki anne, Sofía’nın hayatta olduğuna inanıyordu. “Çünkü annelik içgüdüsü denen şey insanda oluyor” diyor.

Jennibel o günlerde yine La Guaira’daki Macuto’da yaşayan erkek kardeşinin evinde kaldı. Her gün yıkımın yaşandığı yere gidip kızını sordu. Yetkililerin depremzedeler için yardım ve barınma merkezi kurduğu, binasına yakın bir golf sahasına da gidiyordu.

Ona umut kalmadığını söylüyorlardı. Ancak üç gün sonra Sofía, Brezilyalı kurtarma ekipleri tarafından enkazdan sağ çıkarıldı. Üstelik kırığı yoktu; yalnızca vücudunda sıyrıklar vardı. Son günlerde uluslararası gönüllüler ve kurtarma ekipleri başka kişileri de enkazdan sağ çıkardı. Bunlardan sonuncusu, bu perşembe günü sekiz gün enkaz altında kaldıktan sonra kurtarılan 43 yaşındaki Hernán Gil oldu.

Jennibel konuşurken Sofía gözlerini annesinden ayırmıyor. Annesiyle yeniden birlikte olduğu için mutlu olup olmadığı sorulduğunda gülümsüyor. La Guaira’daki República de Panamá Okulu’nda kurulan barınma merkezini gezmek, bu trajediden sağ kurtulan Venezuelalıların neredeyse mucizeye benzeyen hikâyeleri arasında dolaşmak gibi. Ancak burada büyük bir acı ve travma da var. İnsanlar yaşadıklarının ağırlığını taşıyor; bir daha asla göremeyecekleri yakınlarının, sevdiklerinin bilinciyle ayakta durmaya çalışıyor.

En şanslı olanlar, enkazdan çıkarılan yakınlarını toprağa verebiliyor. Ama birçok kişi, akrabalarının bedenine bile ulaşamadığı için yasını tamamlayamıyor.

Bu yüzden Jennibel, sürekli sarıldığı kızına kavuştuğu için mutlu olsa da kız kardeşinden söz ederken yüzüne ve sözlerine ağır bir acı çöküyor: “Kaybettiğimiz bütün yakınlarımızdan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İnsan artık kız kardeşimi bulacaklarına, bedenini bana teslim edeceklerine dair umudunu da kaybediyor. Yaşıyor mu, öldü mü bilmiyorum. Onu görebilmeyi, artık içimin biraz olsun rahat etmesini, huzur bulmasını istiyorum.”

República de Panamá Okulu’ndaki barınma merkezinde gönüllüler ve çalışanlar, ailelerin bu süreci biraz daha katlanabilir geçirmesi için uğraşıyor. Aşçılar RTVE Noticias’a 600 kişi için yemek hazırladıklarını anlatıyor. Buna alışkınlar; çünkü okul açıkken de burada çalışıyorlar. Bugün öğle yemeği için kızarmış arepa hazırlıyorlar.

Sınıflar ranzalarla yatakhanelere dönüştürülmüş. Yetkililer avlunun bir tarafına seyyar tuvaletler kurmuş. İnsanlar okulun içinde dolaşıyor. Bir köşede bir gönüllü, üzerine renkli kalemler koyduğu pembe bir masa hazırlamış; küçük bir kız orada resim yapıyor.

Ailesinin bulunduğu binanın yıkıldığını gördü

Çok uzak olmayan bir yerde, kolu alçıda olan Abraham Josué oturuyor. Yanında onu ve ikiz kardeşini ziyarete gelen komşuları sohbet ediyor. Ama Abraham dalgın; zaman zaman ağlıyor.

Abraham ve kardeşi depremlerden sağ kurtuldu. Ancak annesi ve aralarında 3 ve 5 yaşındaki yeğenleri Alismar ile Angelimar’ın da bulunduğu yedi akrabası, yine Caribe yerleşiminde bulunan binalarının çökmesi sonucu hayatını kaybetti. “Ailem için insanın ruhunda hissettiği bir acı bu. O iki kız çocuğu için ben her şeydim, onlar da benim için her şeydi. İnsan kendini suçlu hissediyor” diyor.

Abraham, bina tamamen çökerken tam karşısındaki sokaktaydı. Hiçbir şey yapamadan yıkılışı gördü.

“Blokların yıkılmaya başladığını gördüğümde içeri girmek istedim. Ama yanımdaki arkadaşlarım izin vermedi, beni tuttular” diye hatırlıyor. Hayatını kaybeden diğer yakınlarının aksine annesinin bedeninin nerede olduğunu hâlâ bilmiyor.

27 yaşındaki Abraham bir içme suyu arıtma tesisinde çalışıyor. Kolu, Jennibel’in her gün kızını sormaya gittiği aynı golf sahasında tedavi edildi. Oradan barınma merkezine götürüldü. Gelecek ise belirsiz. “Artık evim olmadığı için devlet beni başka bir yere gönderene kadar burada kalmayı çok isterim” diyor.

República de Panamá Okulu’nda kalanlardan biri de Tamaris. Enerjisi ve heyecanı hiç eksik olmayan 34 yaşındaki Tamaris, manikürcü ve bir fırında tezgâhtar olarak çalışıyor. Ailesiyle birlikte barınma merkezinde kalıyor ve zayıf düşemeyeceğini biliyor. Çünkü kendi ifadesiyle ailesinin “küçük direği” o.

Tamaris ve yakınları karmaşık duygular içinde. İki depremden sağ kurtuldukları için sevinçliler; ama eniştesi ile 7 yaşındaki Adrián David ve 1 yaşındaki Vicnerth adlı iki yeğeninin ölümü nedeniyle büyük üzüntü yaşıyorlar.

Depremlerin olduğu gün, Venezuela’nın İspanya’dan bağımsızlığını simgeleyen Carabobo Savaşı nedeniyle resmi tatildi. Tamaris, annesi, üç çocuğu, kız kardeşi ve ailenin diğer üyeleriyle birlikte gezmek için Caracas’a gitmişti. Eniştesi Víctor ise iki çocukla birlikte Caribe yerleşimindeki evde kalmıştı. O bölge depremlerle tamamen yıkıldı.

Barınma merkezinde iyi bakıldıklarını söylüyor. Yemek veriliyor, ihtiyaç olursa kıyafet sağlanıyor, sağlık hizmeti sunuluyor. Şimdi ileriye bakma zamanı: “Hayatta kalan bizler geleceği bir şekilde kurmaya çalışmalı ve Tanrı’nın bize verdiği ikinci fırsat için şükretmeliyiz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler