AK Parti'nin hiçbir zaman kutuplaştırıcı bir siyaset izlemediğini belirten Akbaşoğlu, "AK Parti normalleşmenin adıdır, kucaklaşmanın adıdır, 86 milyonun kardeşliğinin adıdır." dedi. Milletin inancı, örf ve adetleri ile kutsal değerlerine yönelik hakaretlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini de vurgulayan Akbaşoğlu, "Tahkir ve tezyif asla kabul edilemez." ifadelerini kullandı. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaşanan tartışmalarda yaptığı konuşmalarda hem hukuki süreçlere hem de siyasi söylemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Genel Kurul'da muhalefet milletvekilleriyle zaman zaman karşılıklı sözlü tartışmalar yaşanırken Akbaşoğlu, AK Parti'nin siyaset anlayışının toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirmeye dayandığını söyledi.

"AK PARTİ KUTUPLAŞTIRMANIN DEĞİL KUCAKLAŞMANIN ADIDIR"
AK Parti'nin kuruluşundan bu yana toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir siyaset anlayışı benimsediğini belirten Akbaşoğlu, partilerinin hiçbir zaman ayrıştırıcı bir politika izlemediğini ifade etti "AK Parti olarak biz hiçbir zaman insanlarımızı kutuplaştırma siyaseti gütmedik." diyen Akbaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tam tersine kutuplaştırmayı ortadan kaldırıcı, kucaklaşmayı, normale dönmeyi, normalleşmeyi ve insanlarımızın birbiriyle kaynaşmasını ortaya koyan siyaset ürettik. 86 milyon insanımızın tamamına dönük siyaset ürettik." Muhalefet sıralarından gelen itirazlara rağmen konuşmasına devam eden Akbaşoğlu, "AK Parti normalleşmenin adıdır. AK Parti'nin siyaseti kucaklaşmanın adıdır. AK Parti'nin siyaseti 86 milyonun kardeşliğinin adıdır. Hizmet ve eser siyasetinin, bütün toplumu kucaklamanın adıdır." ifadelerini kullandı.
"HUKUK KARARI TARTIŞMA KONUSU OLAMAZ"
Genel Kurul'da devam eden tartışmalar sırasında hukuki süreçlere de değinen Akbaşoğlu, verilen yargı kararlarının siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğini söyledi. Akbaşoğlu, "Ortada bir hukuk kararı, mutlak butlan kararı ve onun neticeleri söz konusu malumunuz. Dolayısıyla bu, tartışma konusu olabilecek bir husus değil kanaatimce." değerlendirmesinde bulundu.
"ESPRİYLE HAKARET BİRBİRİNDEN AYRILMALI"
Son dönemde kamuoyunda tartışma konusu olan stand-up gösterileri üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, mizah ile hakaretin aynı şey olmadığını ifade etti. "Stand-up noktasında da espri ile hakareti ve tahkiri birbirinden ayırt etmek gerekir." diyen Akbaşoğlu, ifade özgürlüğünün hakaret ve aşağılamayı kapsamayacağını belirtti.
"MİLLETİN KUTSALLARINA HAKARET FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR"
Milletin inancı, örf ve adetleri ile kutsal değerlerine yönelik hakaretlerin hiçbir şekilde meşru görülemeyeceğini vurgulayan Akbaşoğlu, siyasetçilerin de bu konuda toplumsal hassasiyet göstermesi gerektiğini söyledi. "Bu milletin inancını, örf ve âdetlerini, bütün kutsallarını hiç kimse ne hakaretle ne tahkirle tezyif edebilir." diyen Akbaşoğlu, kamuoyunu etkileyen kişilerin ve siyasetçilerin milletin değerlerine saygılı bir dil kullanmasının önemine dikkat çekti.
"TAHKİR VE TEZYİF ASLA KABUL EDİLEMEZ"
Konuşmasının sonunda ifade özgürlüğünün sınırlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, mizah ile aşağılamanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Soytarılık ile sahne almanın fikir özgürlüğü kapsamında olmadığını, tahkir ve tezyifin asla kabul edilemeyeceğini, esprinin ve şakanın yerinin farklı olduğunu, millet değerlerinin tezyif, tahkir ve hakaretin ise farklı olduğunu herkesin öğrenmesi ve buna göre hareket etmesi gerekir." Akbaşoğlu ayrıca, "Millet değerlerine saldıranlar ile millet değerlerini buluşturanların birbirinden ayırt edilmesi gerekir." diyerek konuşmasını tamamladı.