Japonya, hızla artan yabancı turist sayısının yol açtığı aşırı yoğunluk, bakım maliyetleri ve çevresel sorunlarla mücadele etmek amacıyla turistik noktalarda "çift fiyat" uygulamasını yaygınlaştırıyor.
Ülkenin batısındaki UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Himeji Kalesi, bu politikanın en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. 1 Mart'tan itibaren kaleye giriş ücreti şehir dışında yaşayan ziyaretçiler için 2 bin 500 yene yükseltilirken, Himeji kentinde ikamet edenler kimlik göstermeleri halinde bin yen ödemeye devam ediyor.
Kalenin yönetim bürosuna göre fiyat artışının ilk ayında ziyaretçi sayısı yüzde 17 azalsa da bilet gelirleri iki kattan fazla arttı.
Himeji Kalesi Yönetim Bürosu yetkilisi Kensuke Tsushi, uygulamanın "yabancılara farklı fiyat" olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, "Biz bunu 2 bin 500 yenlik standart ücret ve şehir sakinlerine sağlanan indirim olarak değerlendiriyoruz" dedi.
Tepki yabancılardan değil Japonlardan geldi
Yetkililere göre uygulamaya yönelik eleştiriler ağırlıklı olarak yabancı turistlerden değil, Himeji dışında yaşayan Japon ziyaretçilerden geldi.
Bazı ziyaretçiler, ulusal bütçeyle desteklenen tarihi bir yapıda yalnızca Himeji sakinlerinin indirimden yararlanmasını adil bulmadıklarını dile getirirken, yönetim bunun yerel halkın katkısını gözeten bir uygulama olduğunu savunuyor.
Geçen yıl Himeji Kalesi'ni ziyaret eden yabancı turist sayısı 547 bine yükseldi. Yönetim, bu rakamın önümüzdeki yıllarda 1,2 milyona ulaşabileceğini ve bunun bakım masraflarını önemli ölçüde artıracağını öngörüyor.
Aşırı turizm önlemleri genişliyor
Japon hükümeti, 2030'a kadar yıllık yabancı ziyaretçi sayısını 60 milyona çıkarmayı hedefliyor. Ancak bu büyüme, özellikle Tokyo, Kyoto ve Fuji Dağı gibi popüler destinasyonlarda aşırı turizm tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Kyoto'da yerel halk, turist yoğunluğu nedeniyle toplu taşıma araçlarını kullanmakta zorlandıklarını belirtirken, belediye şehir dışından gelen ziyaretçiler için otobüs ücretlerini artırmayı değerlendiriyor.
Ülke genelinde ise birçok turistik tesis, yabancı turistler yerine bölge dışında yaşayan herkese daha yüksek ücret uygulamayı tercih ediyor. Böylece uygulamanın ayrımcı görünmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Çıkış vergisi ve vize ücretleri de artıyor
Japonya yalnızca giriş ücretlerini değil, ülkeye giriş ve çıkış maliyetlerini de artırıyor.
Bu ay itibarıyla ülkeden ayrılan tüm yolcular için uygulanan çıkış vergisi 3 bin yene yükseltilirken, vize ücretlerinin de beş kat artırılarak 15 bin yene çıkarılması planlanıyor.
Kültür İşleri Ajansı da devlet müzeleri ve sanat galerilerinde yabancı ziyaretçiler için daha yüksek giriş ücretleri uygulanacağını açıkladı.
Öte yandan Okinawa'da açılan doğa temalı eğlence parkı Junglia Okinawa'da Japonya'da yaşayanlar günlük giriş için 6 bin 930 yen öderken, ülke dışında yaşayan ziyaretçilerden 8 bin 800 yen alınıyor.
Turizm gelirleri rekor kırdı
Japonya'da yabancı turist sayısı 2013'te ilk kez 10 milyonu aşmıştı. Geçen yıl ise bu sayı 42 milyonun üzerine çıkarak yeni rekor kırdı.
Yabancı turistlerin harcamaları 2025 yılında yüzde 16 artışla 9,5 trilyon yene ulaştı. Aynı dönemde iç turizm gelirleri de 26,8 trilyon yenle tarihinin en yüksek seviyesine çıktı.
Hükümet, artan turizm gelirlerinin bir bölümünü aşırı turizmin etkilerini azaltmaya ayırıyor. Bu kapsamda yapay zekâ destekli kalabalık takip kameraları, ziyaretçi sayısını sınırlayan rezervasyon sistemleri, akıllı çöp kutuları ve park et-devam et uygulamaları için Japonya Turizm Ajansı'nın bütçesi yedi katın üzerinde artırıldı.
Çift fiyat uygulaması yalnızca Japonya'ya özgü değil. Çin, Tayland, Endonezya, Hindistan'daki Tac Mahal ve Kamboçya'daki Angkor Wat gibi birçok turistik noktada yabancı ziyaretçiler uzun süredir yerel halktan daha yüksek ücret ödüyor. Avrupa'da da benzer uygulamalar yaygınlaşırken, Paris'teki Louvre Müzesi bu yıl Avrupa Ekonomik Alanı dışından gelen ziyaretçiler için giriş ücretini yüzde 45 artırmıştı.