Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 10. Kadıköy Kitap Günleri’nde kitaplarını imzaladı.
Perinçek, Kadıköy Belediyesinde düzenlenen fuarda okurlarıyla buluştu. 3 saatten fazla süren imza gününe vatandaşların ilgisi oldukça yoğundu. Perinçek fuarda “Kürt Sorunun’da Tarihsel Çözüm” ve “Kemalist Devrim 9: CHP Tarihçesi” kitapları başta olmak üzere çok sayıda eserini imzaladı.
İmza gününün ardından “Türkiye’nin Güvenliği ve NATO” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Türk Devleti’nin 2014’ten beri NATO’dan arındığını belirten Perinçek, bu sürecin çetin olacağını, herkese sorumluluk düştüğünü belirtti. Vatan Partisi Lideri, kurulacak Üreticilerin Milli Hükümeti ile Türkiye’nin yükselen Asya medeniyetinde öndü rollerde olacağını ifade etti.
Perinçek’in söyleşideki vurguları şöyle:
“7-8 Temmuz’da Ankara'da yapılacak zirveyi NATO'nun cenaze merasimi olarak değerlendiriyoruz. Artık ABD hegemonyasının çöktüğü bir döneme giriyoruz. Türkiye de Atlantik sisteminden kopuyor ve Asya’dan yükselen yeni uygarlığın öncü mevzilerine yerleşiyor.

‘SÜREÇ 2014’TE SİLİVRİ’DE BAŞLADI’
“Bu süreç esas olarak 2014’te Vatan Partisi önderliğinde başladı. Vatan Partisi önderleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin komutanları Ergenekon, Balyoz tertipleriyle Silivri’ye hapsedilmişti. FETÖ Gladyosunun bu tertiplerinin amacı Türkiye’nin Asya’ya yönelmesini önlemek, Türkiye’yi parçalamak ve ‘Kürdistan’ adı altındaki İkinci İsrail devleti kurmak istediler. Partimizin önderliğinde bir halk hareketi başladı ve Silivri’yi üç kez kuşattı. Yüz bin insanımız barikatları aştı ve Silivri duvarlarını yıktı.
“Biz özgürleştik. Türkiye de NATO’dan özgürleşmeye başladı. Ardından NATO’nun yanıtı geldi. ABD, 15-16 Temmuz 2016'da bir darbe tezgahladı. Ankara, İstanbul’un meydanlarında bir Türkiye-Amerika savaşı yaşandı. TSK içindeki vatana bağlı olan Mustafa Kemal'in askerleri, Vatan Partisi'nin televizyonlardan yaptığı çağrılarla harekete geçti ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile Türk Polisi, Gladyo’yu ezdi.
“Darbe girişiminden 40 gün sonra ABD’nin piyonlarına karşı sınır ötesi operasyonları başlatıldı: Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatları…
‘TÜRK DEVLETİ NATO’DAN TEMİZLENDİ’
“Türk Cumhuriyeti Devleti 2014’ten sonra NATO’dan arınmaya başladı. TSK içindeki 24 bin subay, FETÖ/NATO bağlantısı nedeniyle ihraç edildi. 30 bin polis Emniyet’ten tasfiye edildi. Toplamda 140 bin kamu görevlisi darbeden sonra ihraç edildi.
“Gladyo Ankara’yı ele geçiremedi. En son ne oldu? Türk Devleti, ana muhalefet partisinin liderliğini de NATO'ya, Amerika'ya, Avrupa'ya bırakmadı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tepesindeki Avrupa ve ABD’ye yaslanan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel, Newsweek'e, Foreign Affairs'a, Foreign Policy’e yazılar yazdı, ‘Biz NATO’nun sopasıyız. Biz Batı’nın güvenliğini temsil ediyoruz. Ey Batı, bizi koru!’ dedi.
‘ABD’NİN İKTİDAR PLANI BOZGUNA UĞRADI’
“ABD’nin derin devletinin Rand Copration kurumu, 2020 yılında Türkiye’de yükselen milliyetçilikle ilgili 260 sayfalık bir rapor yayınladı. ‘Türkiye'nin başına Ekrem İmamoğlu'nu oturtacağız.’ dediler. Türkiye’ye yönelik bir iktidar planı yapmışlar.
“Türk Devleti, bu planı da bozguna uğrattı. Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen mutlak butlan kararı, yalnız CHP içindeki bir mesele değildir. Bu konudaki cepheleşmelerden bunu daha iyi anlayabiliriz. Bu, aynı FETÖ'nün, Gladyo'nun, NATO'nun, Türkiye Devleti’nden temizlenmesi gibi bir olaydır.
“Türk Devleti şu hükmü verdi: Bizim coğrafyamızda kurulan siyasi partilerin yönetimleri, parayla satın alınamaz!
“Şimdi manzara şu: ABD, İsrail ve Yunanistan Doğu Akdeniz'de bir silahlı ittifak kurdu. Türkiye’ye karşı tatbikatlar yapıyor. ABD’ye Ege’ye yığınak yapıyor. İsrail Güney Kıbrıs’a silah sevkiyatları yapıyor. NATO, sınırımızın hemen ötesinde Meriç Nehri’ni geçme tatbikatı yapıyor. Cumhurbaşkanımızın verdiği rakama göre ABD Yunanisyan’da dokuz yere üs kurdu. Yunanistan neredeyse ABD işgali altında.

‘HÜKÜMET UKRAYNA’YA NİYE ‘ONE MINUTE’ DEMİYOR?’
“Kuzeyimizde de henüz birkaç gün önce Ukrayna, Karadeniz'de bir Türk balıkçı gemisini vurdu. Bir Türk tankerini de vurdular. Türk Hükümeti neden sesini çıkaramıyor? Hani Tayyip Erdoğan ‘One minute’ demişti. Ukrayna’ya neden ‘One minute’ diyemiyor? Böyle devlet olur mu? Böyle hükümet olur mu? Böyle iktidar olur mu?
“Türkiye'nin önünde, birkaç yıl içerisinde kurulacak Üreticilerin Milli Hükümeti var. Türkiye de gemisini batırmaya kalkanları denizin dibine yollayacak.
“Türkiye Doğu Akdeniz'den, Ege'den, Trakya'dan, Amerika-Yunanistan-İsrail silahlı ittifakıyla tehdit ediliyor. Niçin? Çünkü Türkiye Atlantik Sistemi’nden ayrılıyor. Türkiye, oluşan bu tehdide karşı milli güçleriyle direnecek.
‘TRÇİ İTTİFAKINI İNŞA SÜRECİNDEYİZ’
“Bu süreç yalnızca NATO'nun temizlenmesi değil, aynı zamanda bölge ve dünya ölçeğinde Türkiye'nin yeni müttefikler inşa etme sürecidir. Vatan Partisi'nin uzun yıllardır savunduğu Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakı önerisi, Türkiye'yi yöneten konumlardan da yükselmeye başladı. Bu aynı zamanda Türkiye'nin önündeki ekonomik atılımı açısından da çok önemli. Rusya'nın enerjisi var. Çin Halk Cumhuriyeti'nin çok büyük ekonomik yetenekleri var. Türkiye'nin üretim ekonomisi inşası açısından da bu TRÇİ ittifakının son derece etkin olacağı bir sürece girdik. Türkiye Batı’nın dayattığı ekonomi programlarını değil; bağımsız, başı dik, üreten bir ekonomiyi uygulayacağı sürece girdi.
“Aynı zamanda PKK terör örgütünden kurtulma yolunda atılan adımlar söz konusu. Hükümet ona ‘Terörsüz Türkiye’ diyor. Ama bu yanlış ve eksik bir ifade. Çünkü terörün beyinlerden de temizlenmesi lazım. O da Türk Devleti ve Türk Milleti’yle bütünleşmeyi kabul edenlerin affedilmesi suretiyle olur.
‘HEPİMİZE SORUMLULUK DÜŞÜYOR’
“Toplam olarak Türkiye'nin iç cephesinin kuvvetlendirilmesi sürecindeyiz. Bu bir NATO'dan temizlik sürecidir. Onun son adımlarını atıyoruz. Şimdi onun hükümetini kuracağız. Önümüzde üreticilerin milli hükümeti var. O hükümetin kuvvetleri tarih sahnesine çıkmaya başladı. Türkiye bütün dünya dengelerini değiştiren ve dünyada yükselen Asya uygarlığı içinde önder rollerde olacak.
“Hepimize görevler ve sorumluluklar düşüyor. Zor bir döneme girdik. Bu söylediklerim ancak çetin, zor mücadelelerle halledilecek sorunlardır. Dolayısıyla tekrar Türk kahramanlığı, kararlılığı ve direnci tarih sahnesine çıkmaktadır.”