Lübnan Başbakanlığından yapılan açıklamaya göre Selam, Basın Sendikası heyetini kabul ederek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Washington'daki müzakere sürecine değinen Selam, "Lübnan, İsviçre'de oluşturulan ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesini amaçlayan mekanizma hakkında bilgilendirildi. Biz de bu mekanizmanın bir parçasıyız. Ancak Washington'daki süreç İsviçre'dekinden farklı" dedi.
Müzakerelerin sonucunun önceden bilinemeyeceğini belirten Selam, "İsrail'in tamamen çekilmesini istiyoruz. 5 noktanın da iki noktanın da kalmasını kabul etmeyeceğiz. Ayrıca esirlerin serbest bırakılmasını ve sınırdaki ihtilaflı noktalar meselesinin çözülmesini talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Hizbullah'ın silahlarını bırakmasına ilişkin, silahların yalnızca devletin kontrolünde olması ve Taif Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin de konuşan Selam, 1989'daki Taif Anlaşması'nın İsrail'in çekilmesini, reformları ve devlet otoritesinin ülke geneline yayılmasını öngördüğünü hatırlattı.
Lübnan'ın devlet otoritesinin tesisi ve reformlar konusunda geciktiğini söyleyen Selam, Hizbullah'tan yalnızca daha önce verdiği taahhütleri yerine getirmesini istedi.
Lübnan Başbakanı, silahın devlet tekelinde toplanmasının İsrail'i memnun etmek için değil, Taif Anlaşması'ndan bu yana uygulanması gereken bağımsız bir Lübnan meselesi olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücünün (UNIFIL) Lübnan'daki görev süresinin sona ermesi konusuna da değinen Selam, bölgede uluslararası bir gücün varlığına ihtiyaç duyduklarını belirterek bu gücün temel görevlerinin gözlem, raporlama ile koordinasyon ve iletişimin sağlanması olduğunu söyledi.