Ana içeriğe geç

Muayene katılım payı zamları sağlık hakkını hedef alıyor

Ekonomik kriz dönemlerinde kamusal sağlık hizmetleri daha da güçlendirilmelidir. Çünkü sağlık, satın alınabilen bir ayrıcalık değil; herkes için eşit, ücretsiz, nitelikli ve erişilebilir olması gereken temel bir insan hakkıdır.

Muayene katılım payı zamları sağlık hakkını hedef alıyor
Evrensel
16

Hava Akcan- SES İzmir 1 No’lu Şube Başkanı
Başak Edge Gürkan- SES İzmir 2 No'lu Şube Başkanı

Enflasyon, yoksulluk herkesin aynı biçimde yaşadığı bir kriz değil; yükü en çok yoksulların sırtına bindiren bir yeniden bölüşüm mekanizmasıdır. Şu an içinde olduğumuz tablo enflasyon eşitsizliği gerçeğini açıkça gösteriyor.

Düşük gelirli yurttaşların tükettiği temel gıda ürünlerindeki fiyat artışları, ortalama enflasyonun çok üzerinde gerçekleşirken, ücretler ve sosyal destekler bu gerçekliği karşılamaktan uzak kalıyor. Enflasyonda da sağlıkta da eşit değiliz. Sonuçta enflasyon, yalnızca fiyatların yükselmesi değil, yoksulluğu ve gelir eşitsizliğini derinleştiren bir toplumsal yıkıma dönüşüyor.

Muayene katılım paylarına yapılan son zamlar da bu eşitsizliğin sağlık alanındaki yansımasıdır. Gıdaya, barınmaya ve ulaşıma erişmekte zorlanan yurttaşlar, şimdi de sağlık hizmeti alabilmek için daha fazla ödeme yapmak zorunda bırakılıyor. Özellikle emekliler, kronik hastalar ve düşük gelirli kesimler açısından sağlık hizmetine erişim giderek güçleşiyor. Böylece hastalık riski ile yoksulluk riski birbirini besleyen bir döngüye dönüşüyor.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın SES yıllardır dile getirdiği temel itiraz da tam bu noktadadır. Sağlık bir piyasa hizmeti değil, temel bir insan hakkıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen, finansmanı genel bütçeden karşılanan, katkı ve katılım paylarının kaldırıldığı, herkesin gelir durumuna bakılmaksızın eşit ve ücretsiz sağlık hizmetine ulaşabildiği kamusal bir sağlık sistemi mümkündür ve gereklidir.

Enflasyonun en ağır yükünü taşıyan kesimlerden sağlık hizmeti için daha fazla katkı payı istemek, ekonomik eşitsizlikleri daha da derinleştirmektedir. Sağlık politikalarının amacı hastalığın maliyetini yurttaşlara yüklemek değil, toplumun sağlık hakkını güvence altına almak olmalıdır. Bu nedenle muayene katılım paylarının artırılması yerine kaldırılması, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, koruyucu sağlık hizmetlerine yatırım yapılması ve sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesine son verilmesi hem sağlık hakkının hem de sosyal adaletin gereğidir.

Ekonomik kriz dönemlerinde kamusal sağlık hizmetleri daha da güçlendirilmelidir. Çünkü sağlık, satın alınabilen bir ayrıcalık değil; herkes için eşit, ücretsiz, nitelikli ve erişilebilir olması gereken temel bir insan hakkıdır. Bu hakkı korumak, katılım paylarını artırmakla değil; kamusal, eşitlikçi ve ücretsiz bir sağlık sistemini kararlılıkla inşa etmekle mümkündür.

Kaynağa Git

İlgili Haberler