2026 FIFA Dünya Kupası'nın ABD, Kanada ve Meksika'da başlamasıyla birlikte turnuvanın ekonomik bilançosu yeniden gündeme geldi. Spor ekonomisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Smith College Ekonomi Profesörü Andrew Zimbalist, ev sahibi şehirlerin Dünya Kupası'ndan beklenen ekonomik kazançları elde edemediğini savundu.
Turnuvada 48 takımın mücadele edeceği, 104 maçın oynanacağı ve 16 kentin ev sahipliği yapacağı organizasyonun maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu belirten Zimbalist, ev sahibi şehirlerin dört ila sekiz maç düzenlemek için 100 milyon doların üzerinde harcama yapmak zorunda kalabildiğini söyledi.
"MİLYARLARCA DOLAR FIFA'YA GİDİYOR"
Zimbalist'e göre Dünya Kupası'nın ekonomik modeli son 20-30 yılda önemli ölçüde değişti. FIFA'nın bugün televizyon yayın haklarından, bilet satışlarından, yeniden satış platformlarından, sponsorluk ve reklam gelirlerinden milyarlarca dolar elde ettiğini belirten ekonomist, gelirlerin neredeyse tamamının FIFA'nın kasasına girdiğini ifade etti.
Buna karşılık güvenlik, ulaşım, organizasyon ve altyapı gibi harcamaların büyük kısmının ev sahibi kentler tarafından karşılandığını vurgulayan Zimbalist, "FIFA parayı alıyor, maliyetler ise şehirlerin üzerine kalıyor" değerlendirmesinde bulundu.
TURİZM KAZANCI BEKLENTİLERİ KARŞILAMIYOR
Dünya Kupası'nın savunucuları organizasyonun turizm gelirlerini artıracağını öne sürse de Zimbalist bu görüşe temkinli yaklaşıyor.
Turnuva için gelen futbolseverlerin harcamalarının ekonomik hareketlilik yaratabileceğini kabul eden ekonomist, buna karşın yüksek fiyatlar, trafik yoğunluğu ve güvenlik endişeleri nedeniyle normal turistlerin ve hatta bazı yerel sakinlerin bölgeden uzak durduğunu söyledi.
Bu nedenle net etkinin pozitif, negatif ya da nötr olabileceğini belirten Zimbalist, teoride oluşabilecek sınırlı turizm katkısının, 100 milyon doları aşan organizasyon maliyetleri yanında oldukça küçük kaldığını ifade etti.
GÜVENLİK FATURASI TARTIŞMASI
ABD'nin Massachusetts eyaletindeki Foxborough ve Boston kentleri arasında güvenlik harcamalarının nasıl paylaşılacağı konusunda yaşanan tartışmaların da benzer sorunların göstergesi olduğunu belirten Zimbalist, ev sahibi şehirlerin organizasyon öncesinde beklediklerinden çok daha yüksek maliyetlerle karşılaştığını söyledi.
Zimbalist, nihai yükün bir bölümünün vergi mükelleflerinin üzerine kalmasının sürpriz olmayacağını kaydetti.
"BAĞIMSIZ ARAŞTIRMALAR OLUMLU ETKİ GÖSTERMİYOR"
Dünya Kupası gibi mega spor organizasyonlarının yerel ekonomiye katkısına ilişkin hazırlanan birçok etki raporunun iyimser varsayımlara dayandığını savunan Zimbalist, bağımsız akademik çalışmaların ise farklı sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.
Ekonomiste göre, bağımsız araştırmalar genel olarak mega spor etkinliklerinin ev sahibi şehirler için güçlü ve kalıcı ekonomik fayda yaratmadığı sonucuna ulaşıyor.
NEDEN HALA EV SAHİPLİĞİ YAPMAK İSTİYORLAR?
Zimbalist, tüm bu olumsuz ekonomik tabloya rağmen şehirlerin Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmak istemesinin arkasında siyasi görünürlük, inşaat ve altyapı yatırımlarından fayda sağlayan sektörlerin etkisi ile organizasyonun prestijinin bulunduğunu belirtti.
Öte yandan taraftarların ilgisinin ise ekonomik hesaplardan çok sosyal faktörlerle açıklanabileceğini söyleyen Zimbalist, büyük spor organizasyonlarının insanlara aidiyet duygusu verdiğini, katılımcıların "orada bulunmuş olmanın" prestijini yaşamak istediğini ifade etti.
Uzman değerlendirmelerine göre, 2026 Dünya Kupası'nın yaratacağı ekonomik kazançların büyük kısmı FIFA'ya giderken, ev sahibi şehirler açısından organizasyonun bilançosu maliyetler nedeniyle tartışmalı olmaya devam ediyor.