Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın bir sonraki seçim stratejisini yazdı. Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için gerekli erken seçim kararını Meclis'ten çıkarmaya odaklandığını, bunun için de AK Parti'ye yeni milletvekili katılımlarını hedeflediğini yazan Selvi'ye göre Erdoğan'ın ikinci hedefi ise muhalefeti parçalayarak seçime avantajlı girmek.
"ERKEN SEÇİM İÇİN 37 MİLLETVEKİLİ GEREKİYOR"
Erdoğan'ın her seçime farklı bir stratejiyle hazırlandığını belirterek bu kez en kritik başlığın yeniden adaylık olduğunu ifade eden Abdulkadir Selvi, mevcut tabloda AK Parti ile MHP'nin toplam 323 milletvekiline sahip olduğunu hatırlattı ve Meclis'in erken seçim kararı alabilmesi için gereken 360 oya ulaşılması adına 37 milletvekilinin daha desteğine ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Erdoğan'ın bu nedenle AK Parti'ye geçmek isteyen milletvekillerine kapıyı açık tuttuğunu belirten Selvi, "Bugün ciddi olarak asılsa AK Parti' ye gruplar halinde katılım olur" değerlendirmesinde bulundu.
"YENİ KATILIMLARLA SAYISAL ÜSTÜNLÜK HEDEFLENİYOR"
Erdoğan'ın yalnızca milletvekili değil, belediye başkanlarının AK Parti'ye katılımına da önem verdiğini yazan Selvi, bu stratejiyle hem Meclis'te erken seçim kararını çıkarabilecek sayısal zeminin oluşturulmasının hem de AK Parti'nin cazibe merkezi görüntüsünün güçlendirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Bu yaklaşımı "Mevlâna siyaseti" olarak tanımlayan yazar, Erdoğan'ın "Gel, ne olursan ol yine gel" anlayışıyla hareket ettiğini söyledi.
"MUHALEFETİ PARÇALAMA PLANI SÜRECEK"
Abdulkadir Selvi'ye göre Erdoğan'ın seçim hazırlığındaki ikinci ayağı ise muhalefetin dağınık yapısını daha da derinleştirmek. Yazısında CHP'nin iç tartışmalar yaşadığını öne süren Selvi, Erdoğan'ın bu tabloyu kendi lehine çevirmeyi hedeflediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı'nın önümüzdeki seçimlere bugünden hazırlanmaya başladığını belirten Selvi, Erdoğan'ın yeni oyun planını "AK Parti'yi yeni katılımlarla güçlendirmek, muhalefeti ise parçalamak" sözleriyle özetledi.
Abdulkadir Selvi'nin yazısından ilgili kısım şu şekilde:
Cumhurbaşkanı Erdoğan her seçime ayrı bir stratejiyle hazırlanıyor. Her seçime yeni bir oyun planı ile çıkıyor.
Kimi seçimleri milliyetçilik-bölücülük eksenine oturtuyor. Kimi seçimleri hizmet yarışına sokuyor. Kimi seçimleri özgürlükler ve vesayetle mücadele zemininde yürütüyor. Değişim diyor, sessiz devrimler diyor seçimi kazanıyor.
Çünkü seçmenin nabzını çok iyi tutuyor.
Bu seçim Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından ayrı bir önem arz ediyor. Üçüncü dönemi olacağı için Meclis’in erken seçim kararı alması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi önünü kendisi açan bir lider. Şartları kendi eliyle oluşturuyor. Biri benim için şartları olgunlaştırsın, ben yeniden Cumhurbaşkanı seçileyim hesabı yapmıyor. Erken seçim kararının alınması sayı meselesi. Bu kez Cumhurbaşkanı seçime götürdüğü taktirde aday olamıyor. Meclis’in 360 milletvekilinin oyuyla erken seçim kararını alması gerekiyor.
360 GEREKİYOR
AK Parti ve MHP’nin milletvekili sayısı 323 ediyor. 37 milletvekili de destek verdiği taktirde erken seçim kararının alınması mümkün olacak. Erdoğan, bugün ciddi olarak asılsa AK Parti’ye gruplar halinde katılım olur.
Seçimlerde iki tarz kampanya vardır. Pozitif kampanya, negatif kampanya. Erdoğan, genellikle AK Parti’nin hizmetlerini ve yapacaklarını anlatarak pozitif kampanya yürütürdü. Ama 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde daha çok negatif kampanyaya ağırlık verdi. Kılıçdaroğlu ve PKK desteği üzerinden gitti.
Şartlar pozitif kampanyaya uygunsa onu yapıyor, şartlar negatif kampanyayı gerektiriyorsa onu yapıyor. Milletin nabzını tutmasını iyi biliyor.
MEVLÂNÂ SİYASETİ
1 yıl sonra seçim havasına gireceğiz. Erdoğan şimdiden şartları hazırlıyor.
İki ayaklı bir strateji yürütüyor.
1- AK Parti’ye geçmek isteyen milletvekillerini kabul ediyor. Böylece Meclis’i erken seçim kararının çıkması için sayısal olarak hazırlıyor. AK Parti’ye gelmek isteyen belediye başkanlarına rozet takıyor. Böylece hem sayısal üstünlük sağlamaya çalışıyor hem de muhalefet blokunu çökerterek, AK Parti’nin cazibe merkezi olduğunu gösteriyor. CHP’den AK Parti’ye geçen Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal, “CHP’de sürekli kaos ve stres vardı” dedi. AK Parti’de hizmet siyaseti olduğunu ifade etti. “Sayın Cumhurbaşkanı bana gerçekten çok babacan yaklaştı. Açıkçası bu kadar yakınlık göstermesini beklemiyordum. Ben son üç yılda CHP’de böyle bir destek görmedim” dedi.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, her ay yapılan il başkanları ve belediye başkanları toplantısına koltuğunun altında dosyalarla geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’a yapılacak hizmetlere özel bir ilgi gösteriyor.
Erdoğan huzur arayan, hizmet siyaseti yapmak isteyen gelsin mesajını veriyor. Bunu Mevlâna siyaseti olarak tanımlıyorum. “Gel, ne olursan ol yine gel”.
MUHALEFET PARÇALI
2- Muhalefeti dağıtıyor. Parçalı hale getiriyor. Gerçi CHP’yi parçalamak için ayrı bir çabaya gerek yok. CHP zaten parçalanıyor. Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu partisinin kuruluşu için gün sayılıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan önümüzdeki seçimlere şimdiden hazırlanmaya başladı. Bu kez farklı bir oyun planı kurmuş durumda. Yeni katılımlarla AK Parti’yi güçlendirmek, muhalefeti ise parçalamak.