Ana içeriğe geç

Haklarımızı almak, ancak birlik olunca mümkün

'Biz direndik ve kazandık. Şimdi sıra daha güçlü, daha örgütlü ve daha dayanışmacı bir işçi hareketi yaratmakta. Umudu büyütelim, mücadeleyi büyütelim, örgütlülüğü büyütelim. Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın mücadelemiz, yaşasın dayanışma!'

Haklarımızı almak, ancak birlik olunca mümkün
Evrensel
16

Ekim ayında iş bırakma eylemi yapmadan önce üç ay boyunca maaşlarımızı alamadık. Bunun üzerine işyerinde yetkili olan Öz İplik-İş Sendikası, “Hak ettiğimiz ücretleri alana kadar eylemdeyiz.” diyerek eylem kararı aldığını açıkladı. Biz de bu çağrıya uyarak eyleme katıldık.
Ancak kısa süre sonra bize eylemin yalnızca bir günlük izin olarak gösterildiği, sendikanın ise istifa ettiği ve yeniden işbaşı yapmamız gerektiği söylendi. Yaşananların ardından işçilerin büyük bölümü Birtek-Sen’e üye oldu. Üyeliklerin başlamasıyla birlikte işçilere 22. madde ile işten çıkışlar verilmeye başlandı. Yaklaşık 1000 işçi işten çıkarıldı.

Asıl birlik ve dayanışmamız da bu süreçte başladı. Hakkımızı ararken türlü baskılarla karşı karşıya kaldık. Hakkımızda asılsız iddialar ortaya atıldı, direniş çadırımız yakıldı, arkadaşlarımız fiziksel saldırıya uğradı, gözaltına alındık. Öz İplik-İş tarafından sürekli şikayet edildik, pankartlarımız kesildi. Kar, kış demeden direniş çadırımızı bir gün bile boş bırakmadık.
Bu süreçte sadece sarı sendika ve patrona karşı mücadele vermedik, valilik tarafından eylem yasağı da getirildi. Tüm engellemelere rağmen alanı terk etmedik, mücadelemizi sürdürdük.
Tüm bu baskılara rağmen geri adım atmadık. Birtek-Sen’in desteği ve işçilerin kararlı mücadelesi sayesinde direnişimizi zaferle sonuçlandırdık.

Sınıfının yanında duran sendikada saf tutmaya başladıktan sonra süreç bizden yana dönmeye başladı. Önce içeride kalan maaşlarımız yatırıldı. Sonrasında 22. kodla yapılan çıkışlar kaldırıldı, işsizlik maaşlarımız bağlandı. Yaklaşık 9 ay süren bu mücadelenin sonunda kıdem ve ihbar tazminatlarımız olmak üzere tüm haklarımızı almış olduk.

Yani aslında şunu gördük birlik olunca, örgütlü olunca ve geri adım atmayınca haklarımızı almak mümkün oluyor. Bu süreç bize en çok bunu öğretti.

Bugün kazandığımız zafer yalnızca Şık Makas işçilerinin zaferi değildir. Bu zafer, hakkı için mücadele eden bütün işçilerin zaferidir. Çünkü bir işçinin kazandığı her hak, tüm işçi sınıfının ortak kazanımıdır.

Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm işçilere çağrımızdır: Birlik olun, örgütlenin ve birbirinize sahip çıkın. Korkunun yerini dayanışma, yalnızlığın yerini birlik alsın. Çünkü işçiler omuz omuza verdiğinde, en zor görünen mücadeleler bile kazanılır.

Biz direndik ve kazandık. Şimdi sıra daha güçlü, daha örgütlü ve daha dayanışmacı bir işçi hareketi yaratmakta. Umudu büyütelim, mücadeleyi büyütelim, örgütlülüğü büyütelim.

Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın mücadelemiz, yaşasın dayanışma!

Kaynağa Git

İlgili Haberler