Ana içeriğe geç

BİRTEK-SEN Genel Kurulu 28 Haziran'da: Geniş kapsamlı bir kampanya başlatılacak

TEKSTİL işçilerinin hak mücadelesine öncülük eden BİRTEK-SEN, 2. Genel Kongresi’ni 28 Haziran’da topluyor. Mehmet Türkmen kongrede tekstildeki daralmanın faturasının işçilere kesilmesine karşı birleşik mücadele çağrısı yapacaklarını belirtti.

BİRTEK-SEN Genel Kurulu 28 Haziran'da: Geniş kapsamlı bir kampanya başlatılacak
Evrensel
16

Kuruluşundan bu yana tekstil, iplik ve giyim işçilerinin hak mücadelesine öncülük eden Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) 2. Genel Kongresi’ni 28 Haziran’da topluyor. Sendika Genel Başkanı Mehmet Türkmen gazetemize tekstildeki daralmayı ve önümüzdeki sürecin yol haritasına dair değerlendirmelerde bulundu.

Son üç yılda sektörde yaklaşık 400 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını dile getiren Türkmen, tekstildeki daralmanın temel nedenlerinin iktidarın uyguladığı politikalar; (döviz kurunun baskılanması ve ucuz krediye erişimin zorlaşması) olduğunu ifade etti. Uluslararası markaların da üretimlerini Mısır, Pakistan ve Bangladeş gibi iş gücü maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelere kaydırmasının da sektörü olumsuz etkilediğini belirten Türkmen, öz sermayesi zayıf şirketlerin ise ayakta kalamadığını, bazı firmaların ise kârlılığın düşmesi nedeniyle yatırımlarını farklı sektörlere yönlendirdiğini, bunun bedelini ise işçilerin ödediğini vurguladı. Patronların rekabet gerekçesiyle düşük ücret dayattığını belirten Türkmen, üretimi daha ucuz ülkelere taşıma tehdidinin de sürekli gündemde tutulduğunu dile getirdi.

‘Krizi bahane edip tazminatlara çöküyorlar’

Büyük şirketlerin bile sektördeki daralmayı baskı aracına dönüştürdüğünü söyleyen Türkmen, çalışma saatlerinin artırıldığını, iş yükünün ağırlaştığını ve ücretlerin baskılandığını ifade etti. Konkordato ilan eden, küçülen veya faaliyetini sonlandıran birçok işletmenin işçilerin ücret ve tazminatlarını ödemeyerek maliyetlerini düşürdüğünü belirten Türkmen, “Tekstildeki daralma patronlar açısından işçilerin birikmiş haklarına el koymanın ve bunu yeni bir sermaye birikim aracına dönüştürmenin fırsatı haline geliyor” dedi.

‘Şık Makas en somut örnek’

Türkmen, tekstilde yaşanan hak gasplarının en çarpıcı örneklerinden birinin Tokat'ta 8,5 aydır direnen Şık Makas işçileri olduğunu söyledi. Türkiye'nin en büyük denim ihracatçılarından biri olan şirketin son 1,5 yılda Tokat ve Çorlu fabrikalarında 4 binden fazla işçiyi tazminatsız işten çıkardığını belirten Türkmen, firmanın mali kriz içinde olmadığını, aksine Mısır'da ikinci fabrikasını kurduğunu ve farklı sektörlere yatırım yaptığını kaydetti.

Çorlu ve Tokat'taki işçilerin toplam alacağının 1 milyar lirayı aştığını ifade eden Türkmen, “Firma ödeme güçlüğü yaşamıyor. Yaşanan daralmayı binlerce işçinin tazminatına el koymak için fırsata çevirmeye çalışıyor” dedi. İşçilerin içeride kalan üç aylık ücretlerinin ancak Tokat'taki uzun soluklu direniş sonucunda tahsil edilebildiğini belirten Türkmen, işten atma kodlarının da mücadele sonucunda değiştirildiğini ancak kıdem tazminatlarının tamamının hâlâ ödenmediğini söyledi.

“Yetkili sendikalar patronlarla hareket etti”

Tekstil işçilerinin yaşadığı hak kayıplarında hükümet politikalarının yanı sıra sektörde yetkili sendikaların tutumunun da etkili olduğunu belirten Türkmen, Şık Makas'ta örgütlü Öz İplik-İş Sendikasını eleştirdi. Sendikanın işçileri düşük ücretlere mahkûm etmekle kalmadığını ifade eden Türkmen, “İşçilerin birikmiş ücret ve tazminatlarını almasını engellemek için patronla iş birliği yapmıştır. BİRTEK-SEN, Tokat'ta haksız yere (Kod-22 ile) işten atılan bin civarında işçinin hakkı için uluslararası markalar nezdinde kampanya yürütürken; yetkili sendika Öz İplik-İş, markalara yazı yazarak işçilerin ‘şiddet yüzünden atıldığı’ iftirasını attı ve tazminat ödenmesini engellemeye çalıştı.” ifadelerini kullandı.

‘Fiili mücadeleyle yüzde 45 zam aldık’

BİRTEK-SEN'in toplu sözleşme yetkisi olmamasına rağmen fiili mücadeleyle kazanımlar elde ettiğini belirten Türkmen, son iki yılda Başpınar Organize Sanayi Bölgesi'nde birçok fabrikaya yayılan grevler sayesinde ücret artışlarını yüzde 40-45 seviyesine çıkardıklarını söyledi. Buna karşın sektörde yetkili üç sendikanın, binlerce işçiyi kapsayan grup sözleşmesinde yüzde 22'lik zam oranına imza attığını ve bunun resmi enflasyonun dahi altında kaldığını ifade etti.

‘Ücret ve tazminatlar güvence altına alınmalı’

Tekstil işçilerinin yalnızca düşük ücretlerle değil, aynı zamanda ücretlerini ve tazminatlarını alamama riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Türkmen, işçilerin ciddi bir güvencesizlik içinde çalıştığını söyledi.

BİRTEK-SEN'in 28 Haziran'da ikinci genel kongresini yapacağını duyuran Türkmen, kongrede krizin faturasının işçilere kesilmesine karşı birleşik mücadele çağrısı yapacaklarını belirtti. Türkmen, patronların işçi alacaklarına el koymasının önüne geçmek amacıyla ücret ve tazminatların yasal güvence altına alınması için geniş kapsamlı bir kampanya ve yasal düzenleme mücadelesi başlatacaklarını ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler