Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya, İsveç, Fransa, İngiltere, İrlanda ve İsviçre'de yaşayan 118 yazar, gazeteci, sanatçı, tiyatrocu, karikatürist ve müzisyen, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına ilişkin ortak açıklama yayınladı.
Ortak açıklamada, düşünce ve ifade özgürlüğü ile mizahın demokratik toplumların vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulandı.
Sanatçıların eleştirel ve mizahi ifadeleri nedeniyle cezalandırılmasının hukukun temel ilkeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 10. maddesiyle bağdaşmadığı belirtilen açıklamada, Deniz Göktaş hakkında verilen tutuklama kararının ifade özgürlüğü açısından kaygı verici olduğu belirtildi.
'GEREKÇE OLAMAZ'
Açıklamada sanatın, mizahın ve eleştirel düşüncenin demokratik yaşamın ayrılmaz parçaları olduğu kaydedilerek, "Bir düşünceye katılmamak onu cezai yaptırımla susturmanın gerekçesi olamaz. Hukukun temel ilkeleri masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve ölçülülük ilkesinin her koşulda gözetilmesini gerektirir" denildi.
İfade özgürlüğünün yalnızca toplumun benimsediği düşünceleri değil; rahatsız edici, eleştirel ve mizahi ifadeleri de koruduğu vurgulanan açıklamada, hicvin demokratik toplumlarda meşru bir ifade biçimi olduğu ve cezalandırılmasının kamusal tartışma üzerinde caydırıcı etki yaratacağı vurgulandı.
Açıklamada, Anadolu'nun Nasreddin Hoca, Bektaşi fıkraları, Karagöz-Hacivat geleneği ve Mevlana'nın hoşgörü anlayışıyla şekillenen güçlü mizah ve düşünce kültürüne sahip olduğu belirtilerek, sanatçıların cezai yaptırım korkusu olmadan özgürce üretim yapabilmesi gerektiği belirtildi.