CHP kurultayı hakkında çıkan mutlak butlan kararı, kültür sanat dünyasında da tartışmalara yol açtı. Selda Bağcan, Suavi, Onur Akın gibi sanatçılar şarkılarının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve mevcut yönetim tarafından kullanılmasına izin vermediklerini beyan etti. Konuyu Aydınlık’a değerlendiren Türk Halk Müziği sanatçısı ve siyaset bilimci Metin Karataş, “Sanatçı dostlarımızın henüz haklının ve haksızın kesin olarak ortaya çıkmadığı bir davada kendilerini kolluk kuvvetlerinin, savcının ve yargının yerine koyarak peşin hüküm vermeleri hangi vicdan anlayışına sığmaktadır?” dedi.
ORTAK ESERLERDE MAĞDURİYET YARATABİLİR
Karataş açıklamasında, kanun gereği eser sahibinin yanı sıra yapımcı, yorumcu ve aranjörün de yasaklama hakkını kullanabileceğini hatırlatarak, ortaklaşa meydana getirilmiş eserlerde tek taraflı hak kullanımının diğer paydaşları mağdur edebileceğine dikkat çekti. Böylesi durumlarda, eseri meydana getiren tüm hak sahiplerinin ortak bir beyanla hareket etmesinin daha doğru olacağını ifade etti.
‘PEŞİN HÜKÜM VERMEK VİCDANA SIĞMAZ’
Sanatçıların yasal haklarını kullanmalarını anladığını ancak aynı isimlerin yargı süreci devam eden konularda taraf olmalarının çelişki yarattığını belirten Karataş, şunları kaydetti:
“FSEK kapsamında hukuki haklarını kullanan sanatçı dostlarımızı ne kadar anlayabiliyorsam, aynı sanatçı dostlarımızın; bir başka davada ise mahkemenin vermiş olduğu ve henüz kesinleşmemiş bir karar sonucunda görevine iade edilmiş kişi veya gruplara suçlu muamelesi yapmalarını anlamakta da o kadar güçlük çekiyorum. Peki size bu yetkiyi veren T.C. Anayasası ve yasaları da, onları göreve iade eden mahkemenin kararları Zulu Kabilesi’nin Anayasası ve yasaları mı? Sanatçı dostlarımızın henüz haklının ve haksızın kesin olarak ortaya çıkmadığı bir davada kendilerini kolluk kuvvetlerinin, savcının ve yargının yerine koyarak peşin hüküm vermeleri hangi vicdan anlayışına sığmaktadır?”
‘AHLAKİ ZEMİNİ TARTIŞMALI’
45 yıllık sanat hayatı boyunca hiçbir siyasi lider adına eser yazmadığını vurgulayan Karataş, bir siyasetçi adına eser üretip partinin etkinliklerinden maddi kazanç elde ettikten sonra yasaklama getirmenin ahlaki zemininin tartışılır olduğunu söyledi.
Karataş, esere yönelik yasak kararı alan sanatçıların tutumunu güç odakları üzerinden de sorgulayarak, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibinin elinde bugün belediyeler olsaydı, bu sanatçı dostlarımızın kaç tanesi aynı tavrı sergileyebilirdi?” sorusunu yöneltti. Kendi vicdani hükmünün kesin olduğunu vurgulayan Karataş, “İsterseniz beni de büyük puntolarla ‘Hain’ ilan edebilirsiniz. Yeter ki tarih bizi; rüzgâra, güce ve konjonktüre göre yön değiştirenlerin safında yazmasın.” değerlendirmesinde bulundu.
