İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 414 kişinin yargılandığı davanın 50. duruşması ile aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu 200 kişinin yargılandığı "Aziz İhsan Aktaş" davasının 32. duruşması görüldü. Duruşmaları takip eden İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu gazetemiz Evrensel’e değerlendirmelerde bulundu.
Silivri’de yeni inşa edilen yaklaşık 3 bin kişilik kapasiteli dev salonda görülen "Aziz İhsan Aktaş" davasını yargılama süreçlerine ve mahkemelerin fiziki koşullarına dikkat çeken Kaboğlu, davaların tamamen birer "kurgu" üzerine inşa edildiğini söyleyerek yeni salonun adil yargılanma hakkını açıkça askıya aldığını belirtti.
“Böyle bir mahkeme salonuna hiçbir yerde tanıklık etmedim”
Silivri’de yeni inşa edilen salonda ilk kez görülen “Aziz İhsan Aktaş” davasının karar celsesini takip eden İbrahim Kaboğlu, salonun adil yargılanma hakkını açıkça zedelediğini belirtti. Mekanın fiziki yapısını "kurgu film setine" benzeten Kaboğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bu salona girişte bile acaba bir mahkeme salonuna mı yoksa bir kurgu film izlemeye geldiğiniz bir mekan mı izlenimine kapılıyorsunuz. Sav, savunma ve hüküm üçlüsünden oluşan yargı diyalektiği bakımından; hakimler ve savcı çok yüksek bir yerde oturuyor, avukatlar ise tamamen uzak bir mekanda. Sözlü ve yüz yüze iletişimin kurulması neredeyse imkansız. Böyle bir mahkeme salonuna hiçbir yerde tanıklık etmedim. Ancak kurgu filmlerinde gözlenebilecek bir durum.”
“Adil yargılanma hakkını zedeliyor”
Tavandan sarkıtılan mikrofon sistemini ve salonun alelacele açılmasından kaynaklanan keskin boya kokusunun sağlık riskleri barındırdığını vurgulayan Kaboğlu, "Bu salon, adil yargılanma hakkının gereklerini karşılamaya uygun bir salon değildir. O denli alelacele kullanıma açılmış ki, yapım boyası bile, boya kokusu bile henüz geçmemiş. Bu bile sağlık açısından sorunlu. Nasıl ki böyle bir salon, salonun kurgulanma tarzı, mikrofonlar, tavandan sarkıtılan mikrofonlar gibi çifte mikrofon sisteminin adil yargılanma açısından sorgulanması gerektiği gibi... Bütün bunlar adil yargılanma hakkının gereklerini büyük ölçüde askıya alan, zedeleyen bir kurgu tarzı” dedi.
İBB Davası: İbret verici
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını da yakından takip eden Kaboğlu, davanın tamamen "kurgu" üzerine kurulduğunu söyledi. İdari tercihlerin ceza yargılamasına konu edilemeyeceğinin altını çizen Kaboğlu, " İBB davası aslında bugün de bu davanın neden ve nasıl bir kurgu davası olduğunu bir kez daha gözlemlemiş oldum. Yürütülmekte olan bir kamu hizmetinin ceza mahkemesine taşınmış olması ibret verici. İdari yargının bile 'yerindelik denetimi yasağı' nedeniyle denetleyemeyeceği bir konu, ceza davasının konusu yapılıyor" diyerek tutuklu yargılamaların sakıncalarına dikkat çekti.