MedyaRadar'dan Ercan Öztürk'ün haberine göre, Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu döneminde Kadıköy Meclis Üyesi Hüseyin Sağ, meclise gelen rant odaklı her plana önce itiraz ediyor, arkasından da dava açıyordu. Topbaş'ın damadı Kavurmacı ailesinin Esenyurt'taki Regnum projesi, Erdoğan'ın ''müteahhit ile konuşmuyorum" dediği meşhur 16/9 kuleleri, Zorlu AVM, Maslak Spine Tower, Albatros projeleri bunların başında geliyordu. Hüseyin Sağ'ın meclis konuşmaları ve muhalefet şerhleri partisindeki ‘rant sever’ arkadaşlarını da rahatsız ediyordu. Sağ, CHP’li ardakadaşlarının “Madem bizimle hareket etmiyorsun bizim olduğumuz yere gelme, odamızı kullanma'' sözünden sonra bağımsız meclis üyelerinin odasını kullanmaya başladı.

BAYKAL'A RAPOR VERDİ!
Ranta çomak soktuğu için İBB'de 'istenmeyen adam' ilan edilen ve tek başına kalan Hüseyin Sağ, mecliste yaşananları bir şekilde Deniz Baykal'a raporladı. Deniz Baykal havalimanında aslında İBB meclisinde AKP ile birlikte hareket eden CHP'li meclis üyelerini kastederek ''Bırakın bu yavşak ilişkileri'' çıkışını yapmıştı. Kadir Topbaş ise bu sözü üzerine alındı. Deniz Baykal'a meclis oturumunda cevap vermişti İBB meclisinden geçen planları CHP’yle birlikte ‘oybirliği’ ile geçirdiklerini canlı yayında tüm Türkiye'ye açıklıyordu Kadir Topbaş. Tam da bu tartışmaların yaşandığı sırada CHP yönetimindeki Beşiktaş'ta '24 katlı Selenium Panorama' skandalı patlak verdi.

KAR PAYI ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ VE MEHMET SEVİGEN!
Seren İnşaat'ın Gayrettepe'de satın aldığı arsanın plan tadilatı için AKP ve CHP'liler her zamanki ortak hareket etmişti. 'Selenium Panaroma' adıyla yapılan projede asıl skandal ise dönemin CHP Genel Sekreteri olan Mehmet Sevigen ile Seren İnşaat sahibi Mehmet Emin Erkan arasında imzalanan 'kâr payı ortaklığı sözleşmesi' oldu. Sözleşmede, projeden en az 14 milyon dolar gelir elde etmeyi bekleyen Seren İnşaat’ın, bu miktarın yüzde 8’ine denk gelen 1 milyon 120 bin doları Sevigen’e ödeyeceği belirtildi. Sözleşmeyi doğrulayan Mehmet Emin Erkan, “Ortaklık için sözleşme metni hazırlandı ancak imzalanmadı” şeklinde yanıtlarken, Mehmet Sevigen de sözleşmenin varlığını doğrulayarak, “Evet, bir sözleşme imzaladığım doğrudur. Ancak koşullarını yerine getiremediğim için imza aşamasında iken imzalanmadan protokol iptal edilmiştir” diyerek kendisini aklıyordu.

PROJEYE KIZININ ADINI MI VERDİ?
2009 Yılının şubat ayında patlak veren skandalda herkesin gözünden kaçan bir detay vardı. Seren İnşaat'ın Dikilitaş'ta yaptığı 23 katlı rezidansa Mehmet Sevigen'in kızı Selen Sevigen'in adının verildiği de o zaman CHP kulislerinde konuşuluyordu. Bugün televizyonlarda CHP'yi eleştiren Mehmet Sevigen o dönemde artan baskılara daha fazla direnemedi ve 'Genel Sekreterlik' görevinden istifa etmişti. Mektubun varlığını kabul eden Sevigen, skandalı gündeme getiren Vatan Gazetesi sahibi Zafer Mutlu'yu suçluyordu. Erdoğan Toprak'ı Bakırköy'e aday yaptıramadığı için bu haberi kasıtlı bir şekilde yaptırdığını iddia etti.

Zafer Mutlu ise bu iddialara ''Kendisinden hiçbir zaman böyle bir talebim olmamıştır. Olması mümkün değildir. Kendisi Vatan’da başlayan haberlerle ilgili bana geldiğinde ‘Böyle iddialarda bulunuyormuşsunuz’ dedim. Bana ‘Katiyen, yalan, iftira. Ben sizinle ilgili böyle bir şey söylemedim’ cevabını verdi. Bu nedenle Sayın Sevigen’i dehşetle izledim. Kendisini hemen mahkemeye vereceğim.” şeklinde yanıt veriyordu.

İSTENMEYEN ADAM OLDU!
Mehmet Sevigen'i istifaya götüren sürecin detayları ise daha sonra ortaya çıkıyordu. CHP'yi sarsan skandalın ardından yapılan 31 Mart 2009 yerel seçimlerinde aday olan belediye başkanları CHP Genel Merkezi'ne art arda ''Seçim çalışmalarımıza Mehmet Sevigen Katılmasın'' mesajları atıyordu. Aday belediye başkanları Mehmet Sevigen’in Selenium Panaroma projesi yüzünden patlayan skandal yüzünden seçmenlere AKP’nin yolsuzluklarını anlatamıyordu. O dönem İstanbul adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere çok sayıda aday Önder Sav’a baskı yaptı. Mehmet Sevigen gelen baskılara daha fazla dayanamayarak partideki görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı. Hükümete yakın kanallarda neredeyse ''CHP'nin adı rüşvetle yan yana gelemez'' diyebilecek bir noktaya gelen Mehmet Sevigen, geçmiş yıllarda Beykoz Konakları'ndaki villası, esi damadı şarkıcı Gökhan Özen'in rüşvet iddiaları, milletvekili listesi ve aday yapılan belediye başkanlarından alınan para iddialarıyla gündemdeydi.

Katıldığı bir YouTube programında ''Kemal Kılıçdaroğlu'nu bu partiye üye yaptığım için herkesten özür diliyorum'' diyen Sevigen şimdi bir numaralı Kılıçdaroğlu destekçisi olarak ekranlara çıkıyor. Hakkında çıkan onca habere rağmen şimdiki yöneticilere 'temiz siyasetçi' dersi verebilecek noktaya geldi. Deniz Baykal döneminde olduğu gibi ileride CHP Genel Sekreteri olursa kimse şaşırmasın. ''Rüşvet aldım" diyen Veysi Uyanık, Bodrum'da kiraladığı yazlık daireye dört yıl kira ödemeyen Gürsel Tekin İle birlikte harika birtakım oluşturacaklarına eminim…