Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı 5 Haziran 2017 tarihinde FETÖ’nün sivil imamlarından Hakan Çiçek’in, tehlikeli tutuklu hali taşıyan tutuklular grubuna dahil edilmesine karar vermişti. Çiçek, tehlike hali taşıyan tutuklu grubuna dahil edilme üzerine getirilen kısıtlamaların uzun süredir devam ettiği ve ceza infaz kurumu idaresi tarafından verilen kararda kullanılan ifadeler nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu.
‘UYGULAMA ORANTISIZ’
Başvuruyu inceleyen AYM Genel Kurulu, özel hayata saygı hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar verdi. AYM kararının gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:
“Başvurucunun tehlikeli tutuklu statüsüne alınması ve başvurucu hakkındaki kısıtlamalara ilişkin kararın bir süreyle sınırlanmadan ve karara dayanak oluşturan koşulların devam edip etmediğine dair belirli aralıklarla güncel bilgi ve belgeler gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmadan uzun süre uygulanmasının orantısız olduğu ve ölçülülük ilkesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.”
‘MAHKÛMİYET HÜKMÜ KESİNLEŞMEMİŞTİ’
Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin verilen kararın gerekçesinde de şöyle denildi:
“Bireysel başvuru incelemesine konu somut olayda, İdare ve Gözlem Kurulu, başvurucu hakkında ‘Paralel yapı/FETÖ terör örgütü mensubu’, ‘örgütünden ayrılmadığı’, ‘örgütlü diğer tutuklular ile birlikte hareket ettiği’ şeklinde değerlendirmelerde bulunmuştur. Mevcut başvuruda, bireysel başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla mahkûmiyet hükmü henüz kesinleşmeyen hükümözlü başvurucu hakkında aktif örgüt üyesi olduğuna dair ifadelere yer verilmesi nedeniyle mevcut içtihatlardan ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu ifadelerin de başvurucunun masumiyet karinesini zedeler mahiyette olduğu değerlendirilmiştir.”