Ana içeriğe geç

İçeride "ihanet" dışarıda rest! İsrail ABD'ye kazan kaldırdı

İsrail Savunma Bakanı Katz, ABD'ye "Bize kimse ne yapacağımızı söyleyemez" çıkışında bulunurken, ABD'de İsrail destekçisi aileye ait gazete Trump'ı hedef aldı.

İçeride "ihanet" dışarıda rest! İsrail ABD'ye kazan kaldırdı
Akşam
16

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD-İran arasında imzalanan mutabakat ve sonrasında yaşanan tartışmaların ardından Washington yönetimine "Bize kimse ne yapacağımızı söyleyemez." ifadeleriyle yanıt verdi.

İsrail'de yayın yapan Kanal 14 televizyonuna konuşan Bakan Katz, "Eğer İran bize saldırırsa, biz derhal hareket edeceğiz ve güçle karşılık vereceğiz. Kimse bize ne yapacağımızı söyleyemez. Biz bunu kanıtladık." ifadelerini kullandı.

ABD'den Lübnan, Suriye ve Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail saldırılarına doğrudan katılmasını asla istemediklerini savunan Katz, "Bunu tek başımıza yapıyoruz. ABD'den düşmanlarımıza karşı diplomatik bir şemsiye sağlamasını bekledik ve hala bekliyoruz." dedi.

Savunma Bakanı Katz, Lübnan, Suriye ve Gazze Şeridi'ndeki işgale ilişkin "Hiçbir koşul altında buraları terk etmeyeceğiz." şeklinde konuştu.

Lübnan'da gerçekleştirdikleri yıkıma değinen Katz, Lübnan-İsrail sınırındaki belde ve köylerin tamamını yerle bir ettiklerini ve 200 bin civarındaki Lübnanlının bir daha asla evlerine geri dönemeyeceklerini savundu.

Gazze Şeridi'nin de yüzde 60'tan fazlasını işgal altında tuttuklarını belirten Katz, bu bölgelerdeki yapıların neredeyse tamamını yerle bir ettiklerini dile getirdi.

ABD ile İran arasında varılan mutabakatın Lübnan'ı içermesi İsrail'de tepki ile karşılanmış, Başbakan Netanyahu yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.

İsrail basınında, ABD'nin İsrail'i yarı yolda bıraktığı yorumları yapılmıştı.

ABD Başkanı Trump ise katıldığı G7 Liderler Zirvesi'nde Netanyahu'yu özellikle İsrail'in Lübnan'da yaptığı yıkım ve saldırılar nedeniyle kameralar önünde sık sık eleştirmişti.

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ise ABD-İran mutabakatını eleştiren İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i doğrudan hedef alarak "9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız." demişti.

ABD'DE İSRAİL DESTEKÇİSİ AİLEYE AİT GAZETE TRUMP'I HEDEF ALDI

ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin ve Başkan Donald Trump'ın en büyük finansörlerinden olan İsrail destekçisi Miriam Adelson'un sahibi olduğu Israel Hayom gazetesi, Washington yönetiminin İran ve Orta Doğu politikalarındaki son hamlelerini "ihanet" ve "başarısızlık" olarak nitelendirerek Trump'ı sert ifadelerle hedef aldı.

İsrail'in en yüksek tirajlı muhafazakar yayın organlarından biri olan ve Adelson ailesine ait Israel Hayom gazetesinde yayımlanan yazıda, Trump'ın İran ile mutabakat yapmasına tepki gösterilerek, şu ifadeler kullanıldı:

"(Trump) Aydınlık dünyanın insani çıkarlarına çok ağır bir zarar verdiniz ve Amerika'nın aşağılanmasına yol açan Başkan olarak sonsuza dek hatırlanabilirsiniz. Bize, yani İsraillilere ihanet ettiniz."

Yazıda, Trump'ın tarihsel mirasına ve Nobel ödülü hırsına da doğrudan göndermeler yapılarak sert bir kıyaslamaya gidildi.

Trump'ın sadece arzuladığı Nobel ödülünü değil, dünyada kendisiyle alay eden herkesin ebedi saygısını kazanma şansını kendi eliyle ittiği savunulan yazıda şunlar vurgulandı:

"Gelmiş geçmiş en büyük başkan olabilirdiniz ama başaramadınız... (İran ile) Bir teslimiyet anlaşması imzalayarak başarısız oldunuz. (Gelmiş geçmiş en büyük ABD Başkanı olma) İddia ettiğiniz gibi, o Başkan olabilirdiniz ama başaramadınız. Fırsatı kaçırdınız. Bunun yerine, Amerika'nın aşağılanmasına yol açan, onun stratejik gücüne ve dünyadaki öncü statüsüne ciddi şekilde zarar veren Başkan olarak sonsuza dek hatırlanacaksınız."

Yazıda, Trump'ın Orta Doğu politikası ve "megalomanca" olarak nitelendirilen çıkışlarına da sert eleştiriler yöneltildi.

Trump'ın daha önce gazetecilere verdiği demeçlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için kullandığı "Onu hapisten ben kurtardım." şeklindeki ifadelerinin yalancılık olarak nitelendirildiği yazıda, ABD Başkanı'nın "Ben olmasam İsrail var olmazdı." sözlerine de sert tepki gösterildi.

Yazıda, İsrail'in Trump'tan önce de var olduğu ve ondan sonra da var olacağı savunularak, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin "İsrail olmasaydı, Amerika var olmazdı." sözlerine atıf yapıldı.

İkinci dönemindeki Trump'ın İran ile "teslimiyet mutabakatıyla" Cumhuriyetçilere faydadan çok zarar vereceği belirtilen yazıda, petrol fiyatlarındaki düşüşün aldatıcı bir iyimserlik oluşturduğu vurgulandı.

Yazıda, gelecekte İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden kısıtlaması durumunda çok daha büyük bir krizin patlak vereceği savunularak, Trump'ın kendi eliyle ABD'yi zayıflattığı iddia edildi.

Trump'ın sert sözlerle hedef alındığı yazı şu şekilde tamamlandı:

"(İsrailliler) Kendimizi ihanete uğramış hissediyoruz, daha azı değil. Çünkü tüm kusurlarınızla birlikte kalbinizin doğru yerde, bizimle olduğu görünüyordu. Buna karşı hareket ettiniz. Sabrınızı, ahlaki ve liderlik pusulanızı kaybettiniz. Sadece bundan geri adım atar ve İran ile nihai bir anlaşmaya varmaktan kaçınırsanız bir düzeltme olabilir."

TRUMP İLE ADELSON AİLESİ ARASINDA SADAKAT KRİZİ

Yazının tonundaki sertlik, Trump ile Adelson ailesi arasında geçmişten beri süregelen ve zaman zaman kamuoyuna yansıyan "sadakat" krizlerini yeniden akıllara getirdi.

Trump, geçmişte en büyük destekçilerinden olan milyarder Sheldon Adelson'ın eşi Miriam Adelson'a Beyaz Saray'da ülkenin en yüksek sivil nişanı olan "Başkanlık Özgürlük Madalyası"nı takmıştı.

Ancak Trump daha sonra yaptığı bir konuşmada, madalya taktığı bu isme bizzat "Önceliğin İsrail mi yoksa ABD mi?" diye sorduğunu, fakat karşılığında hiçbir cevap alamadığını itiraf etmişti.

Gazetede çıkan söz konusu sert yazı, Trump'ın İsrail ve Yahudi lobisiyle olan ilişkilerinde iplerin gerildiğinin göstergesi olarak yorumlandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler