Ana içeriğe geç

Komedyen Deniz Göktaş'ın gözaltına alınma gerekçesi ne?

Komedyen Deniz Göktaş’ın neden gözaltına alındığını konuştuğumuz İstanbul Barosu yönetiminden Avukat Ahmet Ergin, “dini değerleri aşağılama” suçunun burada asıl rahatsızlığı maskelemek için kullanıldığını anlattı.

Komedyen Deniz Göktaş'ın gözaltına alınma gerekçesi ne?
Evrensel
16

Harbiye'de sahnelediği "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisiyle ülke gündemine gelen komedyen Deniz Göktaş, yurt dışı seyahatinden Türkiye’ye döndüğü sırada, havaalanında gözaltına alındı. Göktaş’ın “Halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçundan hakkında soruşturma başlatıldığı ve hakkında CİMER üzerinden 85 şikayet bildirildiği duyurulmuştu.

Komedyen Deniz Göktaş’ın neden gözaltına alındığını, söz konusu “suçun” ne olduğunu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ergin ile konuştuk. Ergin halk arasında “yatarı olmayan suç” diye anılan “dini değerleri aşağılama” suçunun unsurlarının oluşmadığını, rahatsızlığının Cumhurbaşkanının eleştirilmesiyken, bir propaganda yaratmak için ‘dini değerleri aşağıladı’ yaftası yapıştırıldığını anlattı.

“85 CİMER şikayetiyle infial yarattı denemez”

Göktaş'ın gözaltına alınma gerekçesi olarak gösterilen "halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama" suçunun ne anlama geldiğini anlatan Ergin, "216. maddenin 3. fıkrasında yer alan bir madde. Cezası 6 ayla 1 yıl arasında. Bu duruma göre artabiliyor, azalabiliyor. Türkiye'deki infaz kanunu sistemine bakıldığında, böyle bir suçun ilk kez işlenmesi durumunda hükmün açıklanması geri bırakılabilir, ertelenebilir. Her ikisi olmasa bile son infaz düzenlemesiyle bir süre ceza yatma ihtimali var. Ama bu maddeler halk arasında 'yatarı olmayan suç' diye bilinir. Tabi kişinin benzer bir suç kaydı yoksa” diye açıkladı.

Ancak suçun unsurlarının oluşmadığını vurgulayan Ergin, “Bu suçun unsurları var. Kolaylıkla ve kendiliğinden oluşacak bir suç değil. Halk arasında infial yaratması gerekir. Söylenmiş her sözün böyle değerlendirilmesi mümkün değil. Bu nedenle 85 tane CİMER şikayeti geldiği vurgulanıyor. Ancak milyonlarca izlenen bir ki için 80 şikayet, 'halk arasında infial yarattı' denebilecek bir sayı değil. Ki bu şikayetlerin kimlerden geldiği, organize olup olmadığını da bilmiyoruz. Soruşturmaya konu olan gösteriyi dinledim. Anayasa ve diğer kanunların tümünü de göz önünde bulundursak, herhangi bir suçun oluştuğunu düşünmüyorum. Kaldı ki mizah, daha müsamahakar davranılması gereken bir alandır. ‘Mizah yapıyorum’ diyen kişinin mizahı aşıp başka bir şey yapması gerekir. Ki hiciv, ifade özgürlüğünün daha geniş kullanılabileceği bir alan. Sanatçının, sanat yapmasının, hicvi gerçekleştirmesinin şartıdır” diye konuştu.

“Dini değerler” suçu asıl rahatsızlığı gizleyen bir maske mi?

“Dini değerleri aşağılama” suçunun bir kılıf olduğunu anlatan Ergin, “Aslında bu gösteride rahatsızlığın başka yerde olduğu açık. Yani Cumhurbaşkanının eleştirilmesi hoşlarına gitmemiş belli ki. Ama oradan genç bir sanatçıyı yargılamak, halk nezdinde kolay karşılık bulmayacağı için, halkın dini değerlerinin aşağılanması gibi bir suçtan soruşturma açılmışa benziyor. Çünkü bunun halkta ‘ha dine laf etmiş’ gibi bir izlenim bırakacağı düşünülüyor. Böylece kendi kitle desteklerini yeniden tahkim etmeyi umuyorlar. Böyle bir tuzak bu. Ki gösteride dini değerlerin aşağılandığı da yok” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler