Son senelerde sıkça konuşulan aralıklı oruç (intermittent fasting) yöntemi hakkında konuşan Keskin, insan vücudunun tarih boyunca günün ilk öğününü hemen tüketmeye alışık olmadığını ifade etti. Atalarımızın sabah uyandıklarında doğrudan yiyeceğe ulaşamadığından bahseden Keskin, önce hareket ettiklerini, yiyecek aradıklarını ve daha sonra öğün tükettiklerini söyledi.
KAHVALTIYI BİRAZ GECİKTİRMEK FAYDALI OLABİLİR
Doç. Dr. Keskin, sabah kalkar kalkmaz kahvaltı yapmak yerine güne hafif hareketlerle başlamanın daha doğru bir yaklaşım olduğunu ifade ederek, "Uyandıktan sonra yarım saat ya da bir saat kadar beklemek, mümkünse biraz hareket etmek ve ardından kahvaltı yapmak daha sağlıklı kabul edilebilir" sözlerini sarf etti.
Kahvaltının sabah 10.00-11.00 saatlerine doğru yapılmasının bazı kişiler için daha uygun olabileceğini belirten Keskin, bunun vücudun doğal ritmiyle daha uyumlu bir beslenme düzeni oluşturabileceğini söyledi.
DAHA ÇABUK ACIKMAYA SEBEBİYET VEREBİLİR
Keskin'e göre uyanır uyanmaz yemek yemek gün içinde daha sık acıkmaya sebebiyet veriyor. Öte yandan bu alışkanlığın insülin direnci gelişimiyle de ilişkili olabileceğine dikkat çeken uzman isim, kahvaltının zamanlamasının en az içeriği kadar önemli olduğuna dikkat çekti.
GÜNE HAREKETLE BAŞLAMAK ÖNERİLİYOR
Uzman isim, sabah saatlerinde kısa yürüyüşler yapmak, esneme hareketleri uygulamak veya günlük aktivitelere başlamak gibi basit alışkanlıkların metabolizmanın daha dengeli çalışmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Bu sebeple güne doğrudan yemekle değil, bir miktar hareketle başlamanın daha faydalı olabileceği belirtiliyor.
Fakat uzmanlar, kronik hastalığı bulunanlar, diyabet hastaları ve özel beslenme programı uygulayan kişilerin öğün saatlerinde değişiklik yapmadan önce doktorlarına danışmaları gerektiğinin de altını çiziyor.