Ana içeriğe geç

Dervişoğlu'ndan üniter yapı mesajı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Üniter yapıyı korumak, güçlü bir parlamenter denge mekanizmasıyla mümkündür. Yoksa üniter devletin içi boşalır, merkezi otorite keyfileşir ve o keyfiliği engelleyecek kurumsal güvenceler ortadan kalkar" dedi.

Dervişoğlu'ndan üniter yapı mesajı
Nefes Gazetesi
16

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin iki gün boyunca Ankara'daki bir otelde düzenlediği 'İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayı' kapanış programına katıldı.

Programda Dervişoğlu'nun yanı sıra akademisyenler, hukukçular, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partililer yer aldı. Dervişoğlu, söz konusu çalıştay sonucu hazırlanacak Türk Hukuku Vizyon Belgesi'nin ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını ifade ederek, şöyle konuştu:

- Bu belgenin her maddesi, bu salonlarda yaşanan tartışmanın, bu insanların tecrübesinin ve bu milletin acıyla kazanılmış derslerinin özüdür. Bu çalıştayda, Türkiye'nin devlet yapısına ilişkin temel tercihler masaya yatırıldı. Üniter devlet yapısı, tartışmasız bir uzlaşma zemini olarak teyit edildi. Türkiye'nin coğrafi, tarihi ve toplumsal gerçekliği, üniter devlet anlayışını yalnızca bir tercih değil, bir zorunluluk olarak ortaya koymaktadır. Ancak bu uzlaşının hemen ardından şu tespit de yapıldı; üniter yapıyı korumak, güçlü bir parlamenter denge mekanizmasıyla mümkündür. Yoksa üniter devletin içi boşalır, merkezi otorite keyfileşir ve o keyfiliği engelleyecek kurumsal güvenceler ortadan kalkar.

ÜÇ KIRMIZI ÇİZGİ

- Katılımcılar, şu 3 temel hattı çizdi; yürütmenin yasamaya karşı gerçek anlamda sorumlu olması, Cumhurbaşkanlığının tarafsız ve partisiz bir kurum olması ve Meclis'in onay makamı değil, gerçek anlamda yasa yapan ve denetleyen bir kurum olması. Bu 3 unsur bir arada olmadığında, sistemin adı ne olursa olsun hukuk devleti zarar görür.

"KAMU İHALE MEVZUATINA İLİŞKİN TESPİTLER ÇARPICI"

Çalıştayda, 'hukuk devleti' kavramının teorik çerçevesi ile uygulamalarının ele alındığını kaydeden Dervişoğlu, "Türkiye'nin kamu ihale mevzuatına ilişkin tespitler, son derece çarpıcıydı. Kamu İhale Kanunu'nun yürürlüğe girişinden bu yana eklenen istisna hükümlerinin sayısı ve kapsamı, yasanın ruhunu fiilen tersine çevirmiştir. Şeffaflığı esas alan bir kanun, şeffaflığı devre dışı bırakan istisnalar dizisine dönüşmüştür. Sayıştay'ın denetim yetkisinin fiili sınırları, bu oturumda ayrıca ele alındı. Bazı kamu kurumları ve kamu iktisadi teşebbüsleri üzerindeki Sayıştay denetiminin daraltılmış olması, hesap verebilirlik mekanizmasını işlevsizleştiren temel bir sorundur. Kamu parasının nereye gittiğini bağımsız biçimde denetleyen bir kurumun olmadığı yerde, yolsuzluk için zemin hazırlanmış olur. Türkiye'nin bu alandaki reform gündemi, hem bir siyasi tercih hem de ekonomik zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır" ifadelerini kullandı.

1961 ANAYASASI'NI ÖRNEK GÖSTERDİ

1961 Anayasası döneminde 'kurumsal denge' anlayışının görece güçlü biçimde uygulandığını kaydeden Dervişoğlu, "Anayasa Mahkemesi, bu dönemde gerçek anlamda denetleyici bir işlev gördü. Üniversiteler özerkliğini korudu ve basın, görece bağımsız çalıştı. Bu dönem idealize edilmemelidir ama içinden öğrenilecek somut dersler vardır. Kurumsal dengenin işlediği dönemlerde Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişme hızı, kısıtlı özgürlüklerin olduğu dönemlerle kıyaslandığında belirgin biçimde daha yüksektir. Özgürlük ve kalkınma, zıt değil; birbirini besleyen kavramlardır. Kamuoyuyla paylaşacağımız Türk Hukuku Vizyon Belgesi'nin öndeyişi olan rapor, bu çalıştayın ilk somut meyvesidir" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler