Ana içeriğe geç

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Rusya'ya gidiyor

16-17 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek ziyarette; Ukrayna savaşından bölgesel ticarete, Karadeniz güvenliğinden Orta Doğu'daki krizlere kadar çok boyutlu dosyalar masaya yatırılacak

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Rusya'ya gidiyor
Aydınlık
16

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un davetine icabetle 16-17 Haziran 2026 tarihlerinde Rusya Federasyonu'na resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Moskova'ya düzenlenecek bu kritik ziyaret kapsamında Bakan Fidan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edilmesi, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ve diğer üst düzey yetkililerle bir araya gelmesi planlanıyor. Fidan ayrıca programı kapsamında Rusya'da faaliyet gösteren Türk iş insanlarıyla da bir toplantı gerçekleştirecek.

ANKARA VE MOSKOVA HATTINDA DİPLOMASİ VE EKONOMİK ORTAKLIK

Türkiye ile Rusya arasındaki ikili ilişkiler, 2010 yılında tesis edilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi temelinde kurumsal bir zeminde ilerlemeyi sürdürüyor. İki ülke arasındaki en üst düzey temaslara bakıldığında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in son olarak 12 Aralık 2025 tarihinde Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta düzenlenen Uluslararası Barış ve Güven Forumu marjında görüştüğü biliniyor. Bakan Hakan Fidan ise Rusya’ya son ikili ziyaretini 26-27 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirmiş, Rus mevkidaşı Lavrov ile son yüz yüze görüşmesini ise 18 Nisan 2026 tarihinde Beşinci Antalya Diplomasi Forumu marjında yapmıştı.

İki ülkenin derinleşen ekonomik ilişkileri de bu görüşmelerin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor. 2025 yılı verilerine göre iki ülke arasındaki ikili ticaret hacmi; 6,7 milyar doları ihracat, 42,3 milyar doları ithalat olmak üzere toplam 49,08 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekonomik ortaklığın en dinamik unsurlarından biri olan turizm alanında ise Türkiye’yi ziyaret eden Rus turist sayısı 2025 yılında da artmaya devam ederek 6,9 milyonu aşmış durumda. Enerji alanındaki en büyük ortaklıklardan biri olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Projesi kapsamındaki çalışmalar da 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan ve iki ülke tarafından da onaylanan Hükümetlerarası Anlaşma çerçevesinde hız kesmeden devam ediyor; santralin ilk reaktörünün bu yıl içinde çalışmaya başlaması planlanıyor.

KARADENİZ GÜVENLİĞİ VE UKRAYNA SAVAŞINDA ARABULUCULUK ÖNERİSİ MASADA

Bakanlık kaynakları, gerçekleştirilecek temaslarda iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel istikrar ve refah için kritik önemde olduğunun vurgulanacağını belirtiyor. Bakan Fidan; ticaret, enerji, güvenlik ve konsolosluk konuları başta olmak üzere ikili ilişkileri ilgilendiren tüm hususları Rus mevkidaşlarıyla detaylı olarak ele alacak. Türkiye’nin Ukrayna ve Rusya Federasyonu arasındaki savaşta kalıcı barışın sağlanmasına yönelik diplomatik çabalara olan tam bağlılığını ifade edecek olan Fidan, bu çerçevede Türkiye’nin 2022 ve 2025 yıllarında olduğu gibi Rusya ve Ukrayna arasındaki müzakerelerin müteakip turuna da memnuniyetle ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bir kez daha dile getirecek.

Karadeniz’de artan askeri gerilimin bölgesel ve küresel huzura ciddi bir tehdit oluşturduğuna, son dönemde meydana gelen hadiselerin çok boyutlu riskler doğurduğuna işaret edecek olan Bakan Fidan, Türkiye’nin Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği mekanizması ile enerji altyapısı ve limanları kapsayacak bir ateşkese ilişkin stratejik önerisinin halen masada olduğuna dikkat çekecek.

KRİZLER, KÜRESEL DENGELER VE KAFKASYA'DA BARIŞ ARAYIŞI

Moskova'daki görüşmelerin bir diğer önemli gündem maddesini ise küresel ölçekteki krizler ve bölgesel istikrar arayışları oluşturacak. Bakan Fidan, Türkiye’nin ABD ile İran arasında kalıcı barışın tesis edilmesini güçlü bir şekilde desteklediğini belirterek, Hürmüz Boğazı’nda savaş öncesi duruma dönülmesi ve seyrüsefer serbestisinin muhafaza edilmesi gerektiğinin altını çizecek. Suriye sahasındaki gelişmelere de değinecek olan Fidan, komşu ülkede istikrar, güvenlik, kalkınma ve refahın tam anlamıyla temini için uluslararası toplumun Suriye Hükümeti’ne yönelik desteğini kesintisiz sürdürmesinin önemine işaret edecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler