Ana içeriğe geç

Henüz 35 yaşındaydı! Ünlü oyuncu kalp krizine yenik düştü... Gençler arasında neden bu kadar arttı?

Oyuncu Ece İrtem, 35 yaşında hayatını kaybetti. Genç oyuncunun kalp krizi geçirdiği ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadığı iddia edildi. En son Kızılcık Şerbeti dizisinde 'Işıl' karakterine hayat veren oyuncunun ani ölümü, genç yaşta artan kalp krizi vakalarını bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, genç yaşta kalp durması kaynaklı ölümlerin arttığını, şikayetlerin ise çoğu zaman enfeksiyonla karıştırıldığını söylüyor. İşte tüm korkutucu gerçekliğiyle Türkiye’deki rakamlar...

Henüz 35 yaşındaydı! Ünlü oyuncu kalp krizine yenik düştü... Gençler arasında neden bu kadar arttı?
Hürriyet
16

Göğüs ağrısı ve nefes darlığı, kalp durmasının bilinen kırmızı alarmları oluyor. Kalp durması, çoğu zaman ölümcül olabilen, tüm kalp aktivitesinin aniden kaybolmasıdır. Ancak İsveçli araştırmacılara göre çarpıntı, bayılma, mide bulantısı, kas ağrısı ve ateş gibi enfeksiyon belirtileri, ani aritmi ölüm sendromu olan kişilerde sık görülen semptomlar arasında yer alıyor.

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, "Ani aritmik ölüm sendromu olarak çevrilebilecek SADS, kalp krizi veya yapısal bir kalp hastalığına bağlı olmayan bir nedenle ani ölüm olayının gerçekleştiği bir durumdur. Yani önceden bilinen bir hastalığı olmayan kişinin beklenmeyen bir şekilde ani ölüm nedeniyle hayatını kaybetmesi ve buna neden olacak bir durum bulunamamasıdır" dedi.

TÜRKİYE’DE RAKAMLAR NE DURUMDA?

Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, SADS sebepli ölümlerin Türkiye’de gerçek rakamlarının şu anda bilinmediğini söyledi, “Toplumda genç yaşta ani şekilde hayatını kaybeden kişiler hep kalp krizi olarak belirtilmekte ancak bunların önemli bir kısmı da aritmik olaylara bağlı olarak gerçekleştiğinden SADS da akla gelmesi gerekiyor. Ölümcül olabilecek genetik aritmik olaylar daha erken kendini gösterdiği için maalesef bu sendromu da daha çok gençlerde görüyoruz” diye konuştu.

ANİ KALP ÖLÜMLERİNİN YÜZDE 22’SİNİ OLUŞTURUYOR

Yapılan bir çalışmada, araştırmacılar 2000-2010 yılları arasında İsveç'te 1 ila 36 yaş aralığındaki 903 kişide ani kalp ölümü vakasını inceledi. Araştırmacılar, SADS'ın ani kalp ölümlerinin yüzde 22'sini oluşturduğunu buldu.

SADS vakalarının yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) erkekti ve ölümlerin ortalama yaşı ise sadece 23'tü. Bilim insanları, vakaların yaklaşık yarısının (yüzde 52) ölmeden önce semptomlar yaşadığını söyledi.

En sık görülen belirtiler ise çarpıntı, bayılma, bulantı, kusma ve enfeksiyona bağlı belirtiler olarak sıralandı.

Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin Milano'da düzenlenen yıllık Önleyici Kardiyoloji konferansında sunulan bulgular, SADS kaynaklı ölümlerin yüzde 4,2'sinin bayılma sonucu hastaneye kaldırıldığını da gösterdi. Yaklaşık 25 kişiden biri (yüzde 3,5) daha önce konvülsiyon geçirdikten sonra hastaneye kaldırılmıştı. SADS mağdurlarının üçte biri, ölümlerinden önceki altı ay içinde hastaneyi ziyaret etmişti.

GENÇLERDE ANİ KALP ÖLÜMÜNÜN EN YAYGIN NEDENLERİNDEN

Göteborg Üniversitesi'nde kardiyoloji uzmanı ve çalışmanın yazarı Dr. Matilda Frisk Torell, "SADS, genç sporcular da dahil olmak üzere gençlerde ani kalp ölümünün en yaygın altta yatan nedenlerinden biri olmasına rağmen iyi değerlendirilmemiştir" dedi ve şu bilgileri verdi:

“Bayılma, nöbet benzeri ataklar ve preeksitasyon gibi SADS'e öncülük edebilecek belirti ve semptomlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamızla, sağlık hizmeti ziyaretleri sırasında risk altında olan gençleri tespit edebiliriz. Sonuçlarımız ayrıca SADS için risk faktörü olarak psikiyatrik hastalıklar ve tedavileri konusunda daha fazla araştırma yapılmasının gerekliliğini ve yatkınlığı olan bireylerde gastrointestinal semptomlar ve bulaşıcı hastalıkların tetikleyici olarak hareket etme potansiyelini vurguluyor. Genç sporcuların taranması, bu belirtilerin belirlenmesi ve SADS'ın görülme sıklığının azaltılması için önemli bir fırsat ancak şu anda tarama düzeyleri düşük.”

SON 10 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNE ULAŞTI

Geçen yıl ortaya çıkan endişe verici veriler, kalp krizi ve felç gibi kardiyovasküler sorunlardan kaynaklanan erken ölümlerin genel olarak son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koydu.

Sigara içme oranlarının düşmesi, ileri cerrahi teknikler, stent ve statin gibi çığır açan gelişmeler sayesinde 75 yaş altındakilerde kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç vakaları 1960'lardan bu yana azalmıştı.

Ancak artık artan obezite oranlarının, yüksek tansiyon ve diyabet gibi ilişkili sağlık sorunlarının bu duruma katkıda bulunan en önemli faktörlerden olduğu düşünülüyor.

EN ÖNEMLİ NEDENİ GENETİK GEÇİŞ OLABİLİR

Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, “SADS’ın en sık nedeni doğuştan gelen genetik geçişli kalbin ritim ileti sistemine ait bozukluklardır. Bunlar genetik geçişli olduğu için ailede bir kişide erken yaşta ani ölüm olduğunda bütün ailenin bu açıdan taranması çok önemlidir. Bu hastalıklar diğer kalp hastalıkları gibi göğüs ağrısı, nefes darlığı şikayetleri olmuyor bazı durumlarda çarpıntı bayılır gibi olma ön belirtileri olabiliyor ancak maalesef çoğunlukla ilk belirti ani ölüm oluyor” dedi ve ekledi:

“Eğer ailede ani ölüm olayı olan kişilerde bu genetik ritim bozuklukları saptanırsa bunları çeşitli yollarla tedavi etmek mümkün olabilir. Bunlar ilaç tedavileri olabileceği gibi ablasyon ve kalp pili gibi sofistike yöntemler de olabilir.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler