Ana içeriğe geç

Tarihi yol ayrımının faturası ağır oldu: İngiliz ekonomisinde 10 yıllık Brexit bilançosu

İngiltere'nin 23 Haziran 2016'da gerçekleştirdiği tarihi referandumla Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı almasının üzerinden tam 10 yıl geçti. İngiltere'nin bu kararla birlikte 1 trilyon sterlini aşan devasa bir potansiyel fırsat kaybı yaşadığını belirtiliyor

Tarihi yol ayrımının faturası ağır oldu: İngiliz ekonomisinde 10 yıllık Brexit bilançosu
Aydınlık
16

İngiliz seçmenlerin yüzde 52'sinin oyuyla 10 yıl önce hayata geçirilen Brexit süreci, ülke ekonomisinde "ani bir çöküşten" ziyade; ticaret, yatırım ve verimlilik üzerinde kademeli ve birikimli bir baskı şeklinde kendisini hissettirdi. İngiltere Bütçe Planlama Ofisi (OBR) ve Stanford Üniversitesi Ekonomi Politikası Araştırmaları Enstitüsü gibi kurumların verilerine göre, Brexit kararı ada ekonomisini aksi durumda olacağından yüzde 4 ila yüzde 8 oranında daha küçük hale getirdi. Bu durum ülkede büyüme hızının zayıf kalmasına, yaşam maliyetlerinin sert şekilde artmasına ve kronik bir verimlilik kaybına yol açtı.

Aynı analizlerde, uzun süren belirsizlik ortamı nedeniyle yatırımların yüzde 12 ila yüzde 18, istihdamın ve genel verimliliğin ise yüzde 3 ila yüzde 4 oranında azaldığı hesaplandı. Son yıllarda yaşanan Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD/İsrail-İran Savaşı gibi küresel krizlerin ada ekonomisine olumsuz yansımaları olsa da uzmanlar, zayıf büyümenin asıl sorumlusu olarak Brexit'i işaret ediyor.

EN BÜYÜK TİCARİ ORTAKLA İŞ YAPMANIN MALİYETİ ARTTI

İngiltere'nin en büyük ticaret ortağı olan AB'den ayrılması, gümrük vergisi muafiyetlerine rağmen tarife dışı engelleri beraberinde getirdi. İngiliz ihracatçılar; yoğun gümrük evrakları, sınır sertifikasyonları, menşe kuralları gereklilikleri ve vize kısıtlamaları nedeniyle ticaret maliyetlerinin ciddi şekilde arttığından şikayet ediyor. Nisan 2025 - Nisan 2026 döneminde 1,9 trilyon sterline ulaşan toplam dış ticaret hacminin yaklaşık 860 milyar sterlinini halen İngiltere-AB ticareti oluşturuyor. İngiltere, AB pazarına 385,4 milyar sterlinlik ihracat yaparken, birlikten 474,1 milyar sterlinlik ithalat gerçekleştiriyor. Düzenleyici evrak yükü en büyük ortakla ticari yoğunluğu azaltırken, ada yönetiminin AB dışındaki ülkelerle yeni ticaret anlaşmaları imzalamak için yürüttüğü müzakereler ise devam ediyor.

İNGİLİZ HALKI PİŞMAN: YÜZDE 52'Sİ AB'YE GERİ DÖNMEK İSTİYOR

Ekonomik tablonun ağırlaşması, İngiliz kamuoyunun fikrini de tamamen tersine çevirdi. Araştırma şirketi Ipsos'un son anket verilerine göre, İngiltere halkının yüzde 52'si bugün itibarıyla AB'ye yeniden katılmak isterken, birliğe dönüşe karşı çıkanların oranı yüzde 33'te kaldı. Katılımcıların yüzde 48'i Brexit sürecinin "beklediklerinden çok daha kötü gittiğini" düşünürken, gidişattan memnun olup "beklenenden daha iyi gittiğini" söyleyenlerin oranı sadece yüzde 9 seviyesinde gerçekleşti. Ülkede AB üyeliği konusunda yeni bir referandum yapılması halinde halkın yüzde 48'inin bu sandığı destekleyeceği, yüzde 27'sinin ise yeni bir oylamaya karşı çıkacağı tahmin ediliyor.

King's College London Üniversitesi Profesörü Jonathan Portes, konuya ilişkin analizinde Brexit'i ulusal kontrol kazanma uğruna derin bir ekonomik entegrasyondan uzaklaşma tercihi olarak yorumladı. Portes, ülkenin zaten düşük yatırım, zayıf verimlilik artışı ve baskı altındaki kamu maliyesi gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu, Brexit'in yarattığı ticaret engellerinin ise bu mevcut ekonomik kronik sorunları daha da ağırlaştırdığını vurguladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler