Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetleri (GSDF), ülkenin en doğudaki adası Minamitorishima’ya ilk kez Tip-12 karadan gemiye füze fırlatma rampası konuşlandırdı. Yetkililer, hamlenin “yerel koşullarda ekipman testi” olduğunu savunurken, Japonya'nın bu adımı ülkenin savaş sonrası benimsediği barışçıl anayasa ilkelerine açık bir ihlal olarak değerlendiriliyor.
Resmi açıklamalara göre, 8 Haziran’da Chiba limanından feribotla taşınan rampa ve hedef tespit keşif dronları, Nisan 2027’den itibaren yapılması planlanan canlı atış tatbikatlarının hazırlık aşamasını oluşturuyor. Savunma Bakanlığı, konuşlandırma sırasında adaya herhangi bir füze gövdesi getirilmediğini vurgularken, bu açıklama bölgedeki tansiyonu düşürmeye yetmedi.
Minamitorishima, Japonya anakarasına yaklaşık 1.800 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve jeopolitik konumu nedeniyle stratejik önem taşıyor. Analistler, bu adanın, Japonya’nın “uzak adalar savunması” doktrininde kilit bir lojistik üs haline getirilmeye çalışıldığını belirtiyor. Ancak, bu tür hamlelerin yalnızca bölgesel gerilimleri tırmandırmakla kalmayıp, aynı zamanda Japonya’nın Anayasa’nın 9. maddesinde güvence altına alınan “savaştan vazgeçme” ilkesini de aşındırdığı ifade ediliyor.
Japonya’nın son yıllarda savunma bütçesini rekor seviyelere çıkarması ve saldırı kabiliyetine sahip füzeler geliştirme yönündeki adımları, komşu ülkeler başta olmak üzere uluslararası kamuoyunda kaygıyla izleniyor.
Minamitorishima’ya yapılan bu konuşlandırma, Tokyo yönetiminin “savunma” söylemi altında aslında bir saldırı caydırıcılığı inşa ettiği eleştirilerini yeniden alevlendirdi.
Uzmanlar, Pasifik’teki bu askeri varlığın, Japonya’nın barışçıl güvenlik politikasında dönüşüm anlamına geldiğini ve bölgede yeni bir silahlanma yarışına zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Sivil toplum kuruluşları ise bu adımı, “savunma” kisvesi altında uygulanan bir “saldırganlık” olarak yorumlarken, Japonya hükümetini anayasal bağlılığını sorgulamaya çağırıyor.