Tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, mahkemenin verdiği 'mutlak butlan' kararıyla CHP'ye atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki göstererek partisinden istifa etti. Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Karagöz'e gönderdiği mektupta partinin bir "siyasi cunta" tarafından işgal edildiğini ifade etti ve yaklaşan 6 Temmuz'daki duruşmasında hakkındaki tüm iddialara yanıt vereceğini açıkladı.

"İŞGAL ALTINDAKİ BABA EVİNDEN AYRILIYORUM"
Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP'den istifa ettiğini kamuoyuna duyurdu. Özcan, istifa mektubunda partiden ayrılış sürecini şu sözlerle ifade etti:
"Birlikte kazandığımız 6 seçimde (4 kez milletvekilliği, 2 kez de belediye başkanlığı) beni hiç yalnız bırakmayan tüm yol arkadaşlarımı hasretle kucaklıyorum. Ben onların başını öne eğecek, gözlerini kızartacak bir hata yapmadım. O yüzden herkesten helallik talep ediyor, gözyaşları içinde işgal altındaki baba evinden ayrıldığımı paylaşıyorum. Allah bizlere yeniden aynı hedefe birlikte yürümeyi nasip etsin!"
"KILIÇDAROĞLU PARTİMİZE KAYYUM OLARAK ATANDI"
Konuyla ilgili CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Karagöz'e bir mektup gönderen Özcan, 21 Mayıs 2026 tarihinde yaşanan gelişmelere dikkat çekerek süreci şu şekilde detaylandırdı:
"Sevgili başkanım, önce senin şahsında tüm Bolulu hemşehrilerimi saygı ile selamlarım. 21 Mayıs 2026 tarihinde, başarısızlıkları ile 13 kez sandıkta yenilmemizin baş aktörü Kemal Kılıçdaroğlu hukuken izah edilemeyecek bir karar ile partimize kayyum olarak atadı. Bazıları Kılıçdaroğlu'nun utanacağını ve böyle bir görevi kabul etmeyeceğini iddia etse de, kayyum 'güle oynaya' ipi malum çevrelerin elinde olacak şekilde polis ile partimize çöktü. İlk gün bu karara tepki vererek istifa edecektim. Ancak sizlerin ve partili ağabeylerimin telkini ile beklemek zorunda kaldım. Ancak dün bu siyasi cuntanın beni disipline verdiklerini duyup, sosyal medya aracılığı ile istifamı duyurdum."
"DEĞİŞİM YÜRÜYÜŞÜNÜ UNUTAMAMIŞLAR"
Disipline sevk kararının arkasında 2023 yılında başlattığı yürüyüşün yattığını savunan Özcan, Kılıçdaroğlu'na yönelik sert eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Sevgili kardeşim, sen beni iyi tanırsın. Haksızlığa boyun eğen bir yapım hiç olmadı. AKP'ye karşı başarılı olmuş CHP'lileri hiç içine sindiremeyen KILIÇDAROĞLU ÇETESİ partiyi bitirmek için görevlendirilmiş. 'Arınma' kavramı ile akıllarınca beni kirletecekler, bunun içinde cunta disiplin kuruluna sevk etmişler. Benim sizler ile birlikte 2023 Temmuz'da Bolu'dan Ankara'ya yaptığım 'değişim' temalı yürüyüşü unutamamışlar."
"SAVCILIK BİLE MENFAAT KASTI OLMADIĞINI SÖYLÜYOR"
Hakkındaki iddialara 6 Temmuz'da görülecek duruşmasında yanıt vereceğini belirten Özcan, yargı sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Sokağa çıkmaya yüzü olmayan kiralık siyasetçileri muhatap alacak değilim. O yüzden yandaş basının iğrenç iftiralarını "emir" kabul edenlere savunma vermem. Benim savunmamı samimi olarak dinlemek isteyenler, 6 Temmuz'da başlayacak duruşmamı izlesinler. Orada benim, ne kendime ne de yakınlarıma 1 kuruş dahi menfaat sağlamadığımı, hatta savcılığın bile kendisine menfaat kastı olmaksızın, öğrenci bursu bulmak amacıyla çaba gösterdiğim için yargılandığımı söylediğini duyacaklardır. Bana atılan bel altı iftiraların sebebi de, mahkumiyetim için yargılandığım dosyada yeterli delil olmayışıdır. Suçsuz olduğumu, beni daha uzun süre cezaevinde tutamayacaklarını biliyorlar. O yüzden de attıkları iftiraların çamur gibi iz bırakmasını umuyorlar. Ama öyle yağma yok. Biz itibarımızı atama ile almadık, birileri de bize itibar bahşetmedi. Altını çamura bulasan da değeri düşmez."
"CUNTAYI SÖKÜP ATARSANIZ BABA EVİNE DÖNERİM"
Mektubunun sonunda mevcut yönetimi tanımadığını vurgulayan Özcan, şu çağrıyı yaptı
"2026 yılındaki butlan kararı sonrasında, milyonların 'hain' diye nitelendirdiği kayyum ve çetesine asla başımı eğmeyeceğim. Sevgili kardeşim, bu mektubu sana yazma sebebim açık. Ben partimin başındaki "siyasi cunta"yı hukuken ve siyaseten tanımıyorum. Sen ise seçilmiş il başkanısın. Ek'te sunduğum istifa dilekçemi partiye çöken CUNTA ÇETESİNE ulaştırmanı bekliyorum. Yine bu mektubumu da hücredeki ağabeyinin hatırını gözeterek, kamuoyu ile paylaşmanı umuyorum. Umudum pek kalmamakla birlikte, eğer cuntayı partiden söküp atabilirseniz, koşa koşa babaevine dönmek isterim. Partiyi cunta işgalinden kurtaramaz ve başka çare kalmadığı düşünülerek yeni bir yol açalım derseniz, senin ve Sn. Genel Başkanımızın hemen arkasında konuşlanacağımdan kuşkunuz olmasın. Birlikte kazandığımız 6 seçimde (4 kez milletvekilliği, 2 kez de belediye başkanlığı) beni hiç yalnız bırakmayan tüm yol arkadaşlarımı hasretle kucaklıyorum. Ben onların başını öne eğecek, yüzlerini kızartacak bir hata yapmadım. O yüzden herkesten helallik talep ediyor, göz yaşları içinde işgal altındaki baba evinden ayrıldığımı paylaşıyorum. Allah bizlere yeniden aynı hedefe birlikte yürümeyi nasip etsin!!!"

