Özgür Özel, Diyarbakır Bismil’e bağlı Köşk Mezrasında çiftçilerle bir araya gelerek biçerdöverle buğday hasadı yaptı.
Burada konuşan Özel, “Diyarbakır’ın alnının terini toprağa damlatan, oradan gördüğünüz gibi bereket fışkıran, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını sağlamaya çalışan Diyarbakır çiftçilerinin bugün sesini duymak, Türkiye’ye duyurmak için buraya geldik. Diyarbakır programımız elbette siyasi bir program ve Diyarbakır’ın ana gündemi geçim, yoksulluk” dedi.
“ÇİFTÇİNİN GÜNDEMİ HUBUBAT FİYATLARI”
Hububat fiyatları hakkında konuşan Özel, "Örnek olarak ele alalım; buğday fiyatı. Bugün burada Diyarbakır’ın altı Ziraat Odası Başkanı’yla sohbet ettik, bize sofralarını açtılar. Yer sofrasında onların hem yemeklerini yedik hem de dertlerini dinledik. Hepsi özellikle şunu dile getiriyorlar. Bugün için çok çeşitli hesaplamalar yapılıyor, konuşuluyor.
Çok iyi yağmış olan yağmura rağmen, sulama maliyeti ki Diyarbakır’daki en büyük sıkıntı, onun minimum düzeyde olmasına rağmen 16 lira açıklanmış olan fiyatın protein düzeyi hesabıyla 14,50 lira olarak da ödenmesi ile maliyetinin çok altında… Yani genelde sulama maliyeti katıldığında ‘21 lira maliyet, 16,5 lira fiyat’ deniliyordu. Burada da ‘18 lira maliyet hesapladık’ diyorlar. Ama 14,5 lira para geçiyor ellerine. Bu sene Türkiye’de 1,5 Diyarbakır kadar yer ekilmedi, dikilmedi.”
'ÇİFTÇİYE BİR DOKUNDUK, BİN AH İŞİTTİK'
“Diyarbakır’da gelecek sene bu fiyatlardan sonra kimsenin artık ne buğday, ne mercimek, ne bir başka ürünü ekmeğe imkanının kalmadığını söylüyorlar. Uygun fiyatlı zirai kredilerden yararlanmak için bir müstakil tapunun istenmesi ya da devlet memurunun kefalet koymasının istenmesi zirai krediye ulaşmayı imkansız kılıyor. Diğer kredilerin maliyetleri açıkça ortada. Kartopu gibi büyümüş olan borçların döndürülebilir hali kalmamış.
Bir dokunduk, bin ah eşitlik. Hem doğrudan çiftçilerle, 80 kişilik bir heyetle birlikteydik bugün burada ve onların seçilmiş temsilcileri Ziraat Odası Başkanları ile. Ziraat Odası Başkanı’nın siyaseti falan olmaz. Onların siyaseti ekmek siyaseti. Üyelerinin çoluğunun - çocuğunun rızkını kazanmasına bakıyorlar. İlk başta da borçlarına ödeyebilmeye bakıyorlar.”
'İKTİDARIMIZDA ÜRETİCİYE TEMİZ BİR SAYFA AÇTIRACAĞIZ'
“Bu bölgenin en büyük sorunu, sık sık Meclis’te de milletvekillerimizin, bölge milletvekillerimizin de dile getirdiği bu DEDAŞ‘ı bir kez daha en büyük hatanın elektriğin dağıtımının özel şirketlere verilmesi olduğunun ve bunun AK Parti’nin icadı olduğunun altını kalın kalın çizerek ifade etmek isterim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin önümüzdeki dönemdeki iktidarında yapacağı önemli işlerden bir tanesi çiftçilerin zirai kredi borçlarını, hatta çiftçilerin ziraat için kullandığı tüm kredi borçlarının faizlerini bir kere silmek ve ana parayı üç ila beş yıla bölüp herkese yeni bir temiz sayfa açtırmaktır. İkincisi elektrik faturalarının mahsulden mahsule tahsili ve aradaki dönemdeki fahiş fiyat uygulamalarını sonlandırılmasıdır. Orta vadede elektrik dağıtımı gibi işlerden bu yandaş şirketlerin ellerinin çektirilmesi, bunun yine kamu eliyle doğru ve düzgün bir şekilde yapılmasıdır.
Bugün dünyada gıda enflasyonu ortalama yüzde 3’ken Türkiye’de yüzde 37’yse bu beceriksizliktendir. Bugün Türkiye’de çiftçinin yaş ortalaması 35’ten 57’ye çıktıysa AK Parti iktidarında, bu artık genç çiftçilerin kaçışındandır. Üç genç çiftçinin ikisi ‘Asgari ücrete fitim, 28 bin lira verin, sanayiye gideyim’ diyorsa bu en büyük beka sorunudur çiftçilerimiz açısından. Bunları bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bütün çiftçiler açısından söylediğimiz bir sözümüzü burada bir kez daha tekrar edelim. AK Parti bu ülkeye garantili bir yaşamı kazandırdı. Kim için? Zengin şirketler için. Yol yapıyorlar geçilsin - geçilmesin geçiş garantisi. köprüden geçiş garantisi, havaalanından uçuş garantisi, dön dolaş hastaneye bile hasta garantisi veriyorlar.
Ama çiftçiye geçim garantisi veren yok. Vatandaşa geçim garantisi veren yok. Hangi ürünün alınacağını, hangi ürünün ekileceğini, doğru ürüne yönlendirmeyi, güçlü desteklemeyi ki Tarım Kanunu yüzde 1 derken yüzde 0,2 ile beşte birini veriyorlar. Güçlü desteklemeyi ve ürünü ekerken onu ne gün, kaça, nerede vereceğini bilen bir çiftçiyi yani geçim garantisi olan bir tarım politikasını hayata geçireceğimizi bir kez daha söylüyoruz.”
'BİZ SİZDEN RAZIYDIK’ DİYORLAR'
“Biz arkadaşların dertlerini dinlerken onlar dedi ki ‘Biz sizden razıydık. Her mitingde çiftçi sorunu söylüyordunuz. Meclis’te grup toplantılarında çiftçi sorunu söylüyordunuz. Arkadaşlar Meclis’te sık sık dile getiriyorlardı. Hani çözülmezse de hiç olmazsa sorunumuzu konuşan birileri vardı. Gelirse çözeceğini bildiğimiz birileri vardı. Şimdi siz de zordasınız.
Yine bir zor günde gelmişsiniz, bizim sesimizi dinliyorsunuz.’ Biz bu zorlukları teker teker aşarız. Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki haksız kayyımı bir şekilde sonlandırırız. Partiyi ele alırız, bir yolunu buluruz. Bir yolunu bulamıyorsak bir yol açarız. O açtığımız yolun sonunda iktidara ulaşır, çiftçinin bu sorunları çözeriz. Çünkü çiftçilerin, üreticilerin bu sıkıntıların çözülmemesi memleket için en büyük beka sorunudur.