İsviçre'nin doğrudan demokrasi sistemi uyarınca yılda genel olarak dört kez düzenlenen ulusal referandumlardan biri olan bu oylamada, tasarının yasalaşması için hem seçmen çoğunluğunun hem de kantonların çoğunluğunun desteği gerekiyor. 2025 yılı sonu itibariyle yaklaşık 9.1 milyon kişinin yaşadığı ve yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olan ülkede, kamuoyunun oylama öncesindeki eğilimi oldukça bıçak sırtı bir dengede seyrediyor.
Haziran ayı başında yayınlanan son anketler inisiyatife yönelik muhalefetin az farkla öne geçtiğini gösterse de önceki araştırmalar tasarının sandıktan geçebileceğine işaret ediyordu. Avenir Suisse düşünce kuruluşundan göç uzmanı Patrick Leisibach, aşırı kalabalıklaşmanın kamu altyapısını sınırlara kadar zorladığına dair endişelerin yaygın olduğunu belirterek, "Sağ kanatta geleneksel bir göç karşıtı oy potansiyeli zaten var ancak bugünlerde sol seçmenden pek çok kişi bile bu baskıyı hissediyor" değerlendirmesinde bulundu.
AB İLE SERBEST DOLAŞIM ANLAŞMASI TAMAMEN İPTAL EDİLEBİLİR
"10 Milyonluk Bir İsviçre'ye Hayır!" başlığıyla oylamaya sunulan anayasal düzenleme, nüfus seviyesinin kontrol altında tutulması için hükümete çok sert ve kademeli yükümlülükler getiriyor. Tasarının detaylarına göre, İsviçre nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonun altında kalması zorunlu kılınırken, sınır değerlere yaklaşıldığı an şu mekanizmalar devreye girecek:
9.5 Milyon Eşiği ve İlk Önlemler: Kalıcı ikamet eden nüfusun 2050'den önce 9.5 milyona ulaşması halinde, Federal Konsey ve Parlamento başta iltica hakları ve aile birleşimi alanlarında olmak üzere nüfus artışını dizginleyecek acil önlemler almak zorunda kalacak.
Uluslararası Muafiyetler: Hükümet, nüfus artışına doğrudan etki eden uluslararası anlaşmalarda muafiyetler ve koruma klozları müzakere etmek veya bunları devreye sokmakla yükümlü olacak.
10 Milyon Sınırı ve Fesih Süreci: Eğer tüm bu adımlara rağmen 10 milyon sınırı aşılırsa, İsviçre, Alp ülkesinin iş gücü ihtiyacının büyük kısmını karşılayan Avrupa Birliği ile arasındaki "Kişilerin Serbest Dolaşımı Anlaşması"nı en geç iki yıl içinde tamamen feshetmek zorunda kalacak.
Uzmanlar, serbest dolaşım anlaşmasının sona ermesinin, AB tek pazarına erişimi sağlayan "Biliateral Anlaşmalar I" paketindeki diğer ticari ve ekonomik anlaşmaları da otomatik olarak hükümsüz kılacağını vurguluyor. Ayrıca İsviçre'nin AB'nin Schengen ve Dublin anlaşmalarına katılımının da bu doğrultuda riske gireceği, bunun da güvenlik ve iltica alanındaki yakın iş birliklerini tehlikeye atacağı belirtiliyor.
HÜKÜMET VE İŞ DÜNYASINDAN 'EKONOMİK İNTİHAR' UYARISI
İsviçre hükümeti ve parlamentosu, ihracat odaklı İsviçre ekonomisi için oldukça hassas bir dönemden geçildiğini belirterek seçmenlere SVP'nin bu inisiyatifini reddetmeleri çağrısında bulundu. Geçtiğimiz yıl ABD Başkanı Donald Trump'ın İsviçre mallarına yönelik Avrupa'daki en yüksek gümrük tarifelerini uygulamaya koymasının ardından, olası bir nüfus sınırı ve iş gücü kısıtlamasının şirketlerin uzun vadeli kurumsal planlamalarını daha da karmaşıklaştıracağı ifade ediliyor. Bloomberg Economics tarafından yapılan analizlerde, mevcut potansiyel büyümesi yüzde 1.7 civarında olan İsviçre ekonomisinin, sert bir nüfus barajı getirilmesi halinde iş gücü arzının daralması ve inovasyonun zayıflaması nedeniyle 2030'ların başında büyüme oranının yüzde 1.3'e gerileyebileceği öngörülüyor. Bu durumun, 2050 yılına kadar ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasını tahmin edilenin yüzde 2 altında (yaklaşık 20 milyar İsviçre frangı daha az) bırakabileceği hesaplanıyor.