Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Holguin’in yürüttüğü temaslarda, Ada’nın geleceğine ilişkin yalnızca siyasi değil, güvenlik mimarisini de değiştirecek öneriler masaya geldi. Edinilen bilgilere göre Holguin, çözümün parçası olarak Kıbrıs’ın NATO üyeliğini, bununla bağlantılı şekilde Garanti ve İttifak Anlaşmaları’nın sona ermesini ve geçiş sürecinde Türk askerinin belirli oranda Ada’dan çekilmesini gündeme getirdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise önerilere itiraz ederek, Rum tarafının hızla silahlandığı bir dönemde güvenlik başlığında geri adım atılmasının mümkün olmadığını söyledi.
NATO GÜVENLİK MODELİNİN MERKEZİNDE
Holguin ile Erhürman görüşmesinde en uzun başlığın güvenlik olduğu öğrenildi. BM Temsilcisi, kapsamlı çözümün ardından iki yıllık bir geçiş dönemi öngörüldüğünü belirterek, bu süreçte yeni güvenlik düzeninin kurulacağını anlattı. BM Temsilcisi, Rum tarafının en temel beklentisinin Garanti ve İttifak Anlaşmaları’nın kaldırılması ile Türk askerinin Ada’daki varlığının sona ermesi olduğunu dile getirdi.
Holguin, Kıbrıs’ın NATO üyeliğinin yeni güvenlik sisteminin temelini oluşturacağını savundu. Buna göre NATO üyeliğiyle birlikte 1960 tarihli Garanti ve İttifak Anlaşmaları yürürlükten kalkacak, geçiş döneminde de Türk askerinin belirli oranda çekilmesi gündeme gelecek.
SİYASİ VE EKONOMİK BAŞLIKLAR DA PAKETTE
Güvenlik başlığının yanı sıra ekonomik ve idari düzenlemeler de öneri paketinde yer aldı. Holguin, iki yıllık geçiş döneminde Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün hayata geçirilmesi, Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara açılması ve Mağusa Limanı’nın işletilmesine ilişkin başlıklarda ilerleme hedeflendiğini anlattı.
Plan kapsamında ayrıca 10 Türk ve 10 Rum milletvekilinden oluşacak ortak bir konsey kurulması ile iki toplumun yargı alanına girecek davalara bakacak ortak bir mahkemenin oluşturulması öngörülüyor.
ERHÜRMAN: GÜVENLİK KAYGISI BÜYÜYOR
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise önerilere olumlu yaklaşmadı. Garanti sisteminin yalnızca Kıbrıs’taki tarafları değil, Türkiye Cumhuriyeti’ni de doğrudan ilgilendirdiğini belirten Erhürman, bu başlığın Ankara ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Rum Yönetimi’nin son yıllarda hız verdiği silahlanma faaliyetlerine ve üçüncü ülkelerle yaptığı askeri işbirliklerine dikkat çeken Erhürman, Kıbrıs Türk halkının güvenlik hassasiyetinin her geçen gün arttığını söyledi. Mevcut şartlarda güvenlik düzenini değiştirecek önerilerin toplum tarafından kabul görmeyeceğini vurgulayan Erhürman, somut ilerleme sağlanmadan yeni bir 5+1 toplantısına katılmayacaklarını BM Temsilcisi’ne iletti.
Holguin ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in temmuz sonu veya ağustos başında tarafları yeniden 5+1 formatında bir araya getirmeyi planladığını, toplantıya katılım kararının tarafların iradesine bağlı olacağını söyledi.