Ana içeriğe geç

Küçük nükleer reaktörler maliyeti yarıya düşürecek! IC'nin kuracağı SMR'ler Türkiye'den bölgeye yayılacak

TÜRKİYE ilk nükleer santralini devreye almaya hazırlanırken, yapay zekâ ve veri merkezleriyle artan elektrik ihtiyacı için küçük reaktörlere yatırım artıyor. ABD merkezli ARC Clean Tecnology ile 4. nesil reaktör teknolojisinde iş birliği yapan IC Nükleer Teknoloji, nükleerde kilowatsaat başına ortalama 7 bin dolar olan maliyeti 3 bin dolara çekmeyi hedefliyor. Hedef Türkiye’de 10, bölgede 20 reaktör kurmak...

Küçük nükleer reaktörler maliyeti yarıya düşürecek! IC'nin kuracağı SMR'ler Türkiye'den bölgeye yayılacak
Türkiye Gazetesi
16

TÜRKİYE ilk nükleer santralini devreye almaya hazırlanırken, yapay zekâ ve veri merkezleriyle artan elektrik ihtiyacı için küçük reaktörlere yatırım artıyor. ABD merkezli ARC Clean Tecnology ile 4. nesil reaktör teknolojisinde iş birliği yapan IC Nükleer Teknoloji, nükleerde kilowatsaat başına ortalama 7 bin dolar olan maliyeti 3 bin dolara çekmeyi hedefliyor. Hedef Türkiye’de 10, bölgede 20 reaktör kurmak...

Dünyada enerji güvenliği, iklim hedefleri ve artan elektrik talebi, nükleer enerjiyi yeniden küresel enerji gündeminin merkezine taşıyor. Küresel nükleer kapasitenin 2050’ye kadar üç katına çıkarılması hedefleniyor.

Bugün yaklaşık 500 GW seviyesinde olan küresel nükleer kapasitenin üç katına yani 1.500 GW seviyesine çıkarılması, dünyada yaklaşık 1.000 GW’lık ilave nükleer kapasite ve trilyon doların üzerinde bir yatırım ihtiyacı anlamına geliyor. Yeni dönemde küçük modüler reaktörler yani SMR’ler, daha esnek yeni nesil çözümler olarak öne çıkıyor. Türkiye açısından da 2050’ye kadar 20 GW nükleer kapasite hedefi içinde 5.000 MW’lık SMR kapasitesi yer alıyor. SMR dünyasında ticari fizibilitenin en kritik başlıklarından biri ise yatırım maliyetinin düşürülebilmesi.

Büyük ölçekli nükleer santrallerde yatırım maliyetleri bugün ortalama kilovat başına yaklaşık 7 bin dolar seviyesinde seyrederken, SMR’lerde ilk uygulamalarda bu seviyenin kilovat başına 5 bin dolar, seri üretime geçildiğinde ise 3 bin dolar seviyesine çekilmesi hedefleniyor. Bu hesapla 100 MW sınıfındaki bir SMR için ilk yatırımın daha yüksek maliyetli olması beklenirken, seri üretim ve standartlaşma sonrasında yaklaşık 300 milyon dolarlık bir yatırım ölçeği hedefleniyor.

HAZIR TEKNOLOJİYLE MÜŞTERİ OLURUZ

IC Nükleer Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar, nükleer enerjinin artık yalnızca elektrik üretimi veya kurulu güç hedefleriyle sınırlı bir başlık olmadığını vurgulayarak, yeni dönemde nükleer enerjinin; enerji arz güvenliği, düşük karbonlu baz yük ihtiyacı, sanayinin karbonsuzlaşması, veri merkezi ekonomisi, proses ısısı, yerli tedarik zinciri, ileri mühendislik ve teknoloji geliştirme başlıklarının kesişiminde yer alan stratejik bir alan hâline geldiğini söyledi. Bayar, “Eğer bu alana yalnızca hazır teknoloji satın alma perspektifiyle bakarsak, geleceğin nükleer pazarında sadece müşteri konumunda kalırız” dedi.

IC’nin nükleer enerji alanında edindiği saha, mühendislik ve büyük ölçekli proje disiplinini yeni nesil nükleer teknolojiler alanında daha ileri bir aşamaya taşımayı hedeflediğini belirten Bayar, şirketin odağının SMR’ler ve 4. nesil gelişmiş reaktör teknolojileri olduğunu vurguladı. IC Nükleer Teknoloji’nin bu vizyon doğrultusunda ABD merkezli ARC Clean Technology ile sodyum soğutmalı 4. nesil reaktör teknolojileri alanında stratejik bir iş birliği süreci başlattığını belirten Bayar, “Bizim ARC ile kurduğumuz iş birliği, bu teknolojiyi mevcut gelişim aşamasından alıp birlikte olgunlaştırma, farklı uygulama alanlarına uyarlama, tedarik zincirini geliştirme, ekipmanların yerlileştirilmesi ve düzenleyici kurumların beklentilerine uygun hâle getirme süreci olarak görülmeli” diye konuştu.

4-8 YIL İÇİNDE ÜRETİME GEÇEBİLİR

SMR’lerin 4 ila 8 yıl içinde ticari uygulamasının başlayabileceğini anlatan Bayar, ARC ile yürütülen iş birliğini yalnızca Türkiye pazarı açısından değil, bölgesel uygulama ve ticarileştirme potansiyeli açısından da ele aldıklarını belirterek, “Hedefimiz; Türkiye’de mühendislik, lisanslama hazırlığı, tedarik zinciri, sanayi entegrasyonu ve ticari uygulama kabiliyeti geliştirerek çevre coğrafyalara da çözüm sunabilecek bir kapasite oluşturmak. Bu sebeple 4. nesil nükleer teknolojilerde Türkiye’den bölgeye uzanan bir uygulama modeli geliştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Hedeflerinin yerlilikte yüzde 80’i yakalamak olduğuna vurgu yapan Murad Bayar, uzun vadeli iş planlarında Türkiye’de 10 reaktöre, bölgede ise 20 reaktöre kadar gidebilecek bir uygulama potansiyeli üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Türkiye’nin toryum potansiyelinin uzun yıllardır kamuoyunun ilgisini çeken bir başlık olduğunu belirten Murad Bayar, IC Nükleer Teknoloji’nin toryum dâhil yeni nesil nükleer teknolojileri yakından izlediğini söyledi. Bayar, toryum bazlı erimiş tuz reaktörlerinin ticari uygulanabilirlik açısından henüz daha erken bir teknolojik aşamada olduğunu ifade ederek, “Toryum önemli bir potansiyel; ancak bugün ticari önceliğimiz, uygulama alanı daha yakın olan sodyum soğutmalı 4. nesil SMR teknolojisi” dedi.

SMR teknolojilerinin en önemli avantajlarından birinin farklı ticari uygulama alanlarına uyarlanabilmesi olduğunu belirten Bayar, potansiyel uygulama alanları arasında büyük ölçekli veri merkezleri, demir-çelik ve diğer enerji yoğun sanayi tesisleri, proses ısısı ihtiyacı olan üretim tesisleri, organize sanayi bölgeleri, petrokimya tesisleri, maden sahaları, deniz suyunun arıtılması (desilasyon) ve şebeke kapasitesi sınırlı bölgelerde yerel enerji çözümlerinin yer aldığını ifade etti. Sodyum soğutmalı 4. nesil reaktörlerin yüksek sıcaklık sağlayabildiği için bazı sanayi tesislerinde elektriğe dönmeden doğrudan ısı uygulamaları için kullanılabilecek potansiyel sunduğunu belirten Bayar, “Bu teknolojinin yaklaşık 550°C seviyesinde proses ısısı sağlayabilme potansiyeli, özellikle enerji yoğun sanayiler açısından önemli bir başlık. Çünkü ağır sanayinin yalnızca elektriğe değil, yüksek sıcaklıkta proses ısısına da ihtiyacı var. Biz IC Nükleer Teknoloji olarak bu alanda yeni bir ekip ve kabiliyet seti oluşturuyoruz. Hedefimiz, zaman içinde yaklaşık 150 kişilik nitelikli bir teknik ve mühendislik kadrosu oluşturmak” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler