Sivas'ın Şarkışla ilçesinde dünyaya gelen Muhsin Yazıcıoğlu, kendisini "hormonsuz bir Anadolu çocuğu" olarak tanımlarken, hayatı boyunca birlik ve beraberliğin simgesi oldu.
"Bir hayalim var; Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, başı örtülü, başı açık, birlik olalım.Ay yıldızlı bayrak altında şerefimizle yaşayalım." sözleriyle hafızalara kazınan Yazıcıoğlu, siyasi yaşamı boyunca ilkelerinden ve dik duruşundan taviz vermedi.
Türkiye'nin en çalkantılı dönemlerinde Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini üstlenen, Alparslan Türkeş'in "manevi evladı" olarak anılan Muhsin Yazıcıoğlu, 1980 öncesinde yaşanan sağ-sol çatışmaları ve toplumsal kutuplaşmayı kendi sözleriyle anlattı.
Türk siyasetinin "Koca Reisi" Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da yerel seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gitmek üzere kiralanan helikoptere bindi.
Ancak helikopter, kalkıştan kısa süre sonra Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı'na düştü. Kazada Yazıcıoğlu'nun yanı sıra pilot Kaya İstektepe, BBP yöneticileri ve gazeteci İsmail Güneş'in de aralarında bulunduğu 6 kişi hayatını kaybetti.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINDAKİ DEV İHMALLER
Kazanın ardından yaşananlar ise yürekleri dağlayan bir süreci beraberinde getirdi. Yürütülen arama-kurtarma çalışmaları uzun yıllar tartışma konusu olurken, olumsuz hava koşulları nedeniyle enkaza ve şehitlerin naaşlarına ancak günler sonra ulaşılabildi.
CEVAP BEKLEYEN SORU İŞARETLERİ
Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin naaşlarına ulaşılana kadar geçen sürede yaşanan belirsizlikler, bugün de hukuki süreçlerin ana odak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Arama-kurtarma çalışmalarındaki gecikmeler ve kazaya ilişkin ortaya çıkan bazı teknik bulgular, olayın aydınlatılmasına yönelik soru işaretlerini yıllarca gündemde tuttu.
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun dava arkadaşları ve Türk milleti, Keş Dağı'nda yaşanan bu puslu ve karanlık olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını beklerken, A Haber hazırladığı "Şehit Muhsin Yazıcıoğlu" belgeseliyle olayın perde arkasını mercek altına alıyor.