Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye ile ilişkilerde "işlevsel ve yapıcı" bir yaklaşımı savunduklarını ancak Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları konusunda taviz vermeyeceklerini söyledi. Ankara ile diyaloğa açık olduklarını belirten Miçotakis, Yunanistan'ın savunma kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğini ve erken seçim ihtimalinin gündemlerinde olmadığına vurgu yaptı.
Yunanistan'da 2027 ilkbaharında yapılması planlanan genel seçim süreci yaklaşırken, Başbakan Kiryakos Miçotakis hükümetine yönelik siyasi eleştirilerin dozu her geçen gün artıyor. Özellikle muhalefet partileri ve eski başbakanlar Kostas Karamanlis ile Antonis Samaras'ın dış politika üzerindekieleştirilerine cevap veren Başbakan Miçotakis, ANT1 televizyonuna verdiği özel röportajda hem iç siyasete hem de Ankara ile yürütülen ilişkilere dair konuştu.
"Türkiye ile İşlevsel Bir İlişki İstiyorum Ama Naif Değilim"
Yunanistan-Türkiye ilişkilerinde kırmızı çizgilerini son derece keskin ifadelerle çizen Miçotakis, iki ülke arasındaki temel uyuşmazlık alanlarına değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye ile işlevsel ve yapıcı bir ilişki istiyorum. Coğrafyamız bize yan yana yaşamayı belirledi. Fakat ben de naif değilim. Türkiye ile aramızda büyük bir fark var: Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki deniz bölgelerinin sınırları. Türkiye'nin başka iddiaları varsa, bunları tanımıyoruz. Bunlar tamamen asılsız ve hiçbir Yunan başbakan bu iddialar hakkında herhangi bir tartışma ya da görüşmeye istekli olmaz."
Atina Deklarasyonu ve Ege'deki Egemenlik Vurgusu
Hükümetinin dış politikada attığı adımları savunan Miçotakis, İyon Denizi'nde karasularının 12 mile çıkarılması, İtalya ve Mısır ile yapılan MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) anlaşmaları ve Girit'in güneyindeki madencilik faaliyetleri gibi icraatları hatırlattı. Atina Deklarasyonu sonrası "sakin sular" politikasını eleştirenlere tepki gösteren Başbakan, şöyle devam etti:
"Ankara'ya gidip 1995'ten beri var olduğunu hatırlattığım 'casus belli' (savaş sebebi) meselesini gündeme getiren tek Yunan başbakan benim. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a açıkça söyledim: 'Sen Avrupa'ya daha yakın olmak istiyorsan, ben de şartlı olarak seni Avrupa'ya yaklaştırmak istiyorum; ama aynı zamanda Yunanistan'ın Uluslararası Hukuka dayalı meşru bir egemenlik hakkı olan tatbikat yapması durumunda savaş tehdidini açık tutuyorsun.' Güçlü ekonomi, güçlü savunma, güçlü ittifaklar — ama aynı zamanda Türkiye ile etkileşimde bulunmak için işlevsel bir istek, neyin tartışılabileceği ve neyin tartışılamayacağı konusunda çok net kırmızı çizgiler belirlemek."
Ayrıntılar geliyor...