Ana içeriğe geç

Denizüstü rüzgar enerjisi için liman stratejisi masada

DÜRED'in ilk liman toplantısı Ceyport Taşucu'nda yapıldı. Sektör temsilcileri, büyük türbin bileşenleri için limanların üretim üssü olması gerektiğini vurguladı; YEKA alanları ve kamusal teşvik talebi öne çıktı.

Denizüstü rüzgar enerjisi için liman stratejisi masada
Haberler.com
16

Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneğinin (DÜRED) ilk liman toplantısı, Ceyport Taşucu Limanı'nda gerçekleştirildi.

DÜRED tarafından Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) işbirliğiyle düzenlenen toplantıda, deniz üstü rüzgar enerjisi ekosistemi için stratejik bir yer tutan limanlar konusu ele alındı.

Sektör temsilcileri, deniz üstü rüzgar enerjisi projelerinde kullanılan türbin bileşenlerinin karasal rüzgar santrali projelerine göre çok daha büyük boyutlu ve ağır olduğunu, bu nedenle limanların yalnızca lojistik merkezler değil aynı zamanda üretim üsleri olarak da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

DÜRED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Durak, burada yaptığı konuşmada, limanların, genel anlamda ülkelerin ekonomisi için önemli bir rolünün bulunduğunu, ancak özellikle deniz üstü rüzgar sektörü için vazgeçilmez bir unsur olduğunu söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yakın zamanda deniz üstü rüzgar enerjisine dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) kapsamında 4 aday bölge belirlendiğini belirten Durak, "Karasal rüzgar türbinlerinden farklı olarak, deniz üstü rüzgar santralinin ekipmanları daha büyük boyutlu oluyor, bunların karadan taşınarak proje alanına iletimi oldukça zor. Bunun yerine limanlarda bazı ekipmanların üretilmesi sağlanıyor. Bu anlamda limanlar deniz üstü rüzgar enerjisi sektörü için olmazsa olmaz. Belirlenen YEKA alanlarının proje sürecine gelmesi halinde liman ihtiyacı ortaya çıkacak. İhtiyacın karşılanmasında ise Ceyport Taşucu Limanı depolama imkanı sayesinde öne çıkıyor." diye konuştu.

Söz konusu limanın, sadece Türkiye piyasası için değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Durak, "Akdeniz coğrafyasındaki tüm bölgelere hizmet verebilecek profesyonel bir montaj ve üretim limanı olabilir." görüşünü paylaştı.

Ceyholding Yönetim Kurulu Üyesi Berzan Avcı da Ceyport Taşucu Limanı'na 1,5 yıl içinde 80 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını aktardı.

Limanın yatırımlardan sonra deniz üstü rüzgar enerjisi sektörü dahil birçok alanda hizmet verebilecek unsura sahip olunduğunu vurgulayan Avcı, "Alt ve üstyapılar, rıhtım ve deniz taraması dahil birçok konuda teknik altyapımızı güçlendirdik. Deniz üstü rüzgar enerji sektöründe limanda, liman ve lojistik hizmeti verebilecek kapasiteye ulaştık." ifadesini kullandı.

Liman dönüşümünde kamusal teşvik ve kolaylaştırıcı regülasyon vurgusu

TÜRKLİM eski Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği Başkan Yardımcısı Aydın Erdemir ise Türkiye'de deniz üstü rüzgar endüstrisi projeleri oluşturulmadan önce güçlü bir liman altyapı çalışmalarının yapılması gerektiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin 2035'e kadar 5 gigavatlık deniz üstü rüzgar enerjisi kurulu gücü hedefinin bulunduğunu anımsattı.

Söz konusu hedefe ulaşmak Türkiye'nin bu işe uygun mevcut liman altyapısının incelenmesi ve belirlenen limanlardaki kısıtların ve eksikliklerin ortaya çıkarılması gerektiğini anlatan Erdemir, şöyle devam etti:

"Deniz üstü rüzgar enerjisi endüstrisi için bir ekosistem oluşturulması halinde bu işte çok ilerleyen ülkeler gibi liman ve endüstri alanının birlikte, bütünleşik olarak bir 'Endüstri Bölgesi' konseptiyle tasarlanması gerekiyor. Mesela Ceyhan'da petrokimya ve enerji kümelenmesi için limanlarıyla beraber benzer endüstri bölgeleri oluşturulmuş durumda. Deniz üstü rüzgar yatırımlarında da ilgili yatırımcının liman bölgesine gelip burada kümelenip üretim ve tedarik bölgesinde çalışması önemli. Bunun için şimdiden projeler yapılmalı ve yer seçimleri belirlenmeli. Tabi bunun için de büyük ölçekli yatırımlar gerekiyor. Bu yatırımların da bedelleri yüksek. Mesela Çandarlı'yı dikkate alırsak milyar dolar seviyesine ulaşan yatırımlar. Böyle bir durumda mutlaka kamusal teşvikler ve kolaylaştırıcı regülasyonlara ihtiyaç var. Türkiye bu konuya yabancı değil. Başka sektörlerde oldukça başarılı dönüşüm örnekleri var."

Düzenli YEKA takviminin açıklanması kritik önemde

Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Onursal Başkanı Alper Kalaycı da Türkiye'de halihazırda kanat, kule ve jeneratör gibi rüzgar türbini ekipmanlarının üretildiğini hatırlattı.

Deniz üstü rüzgar santrali projelerinde kullanılacak yeni nesil türbinlerde kanat uzunluklarının 125 metreye kadar ulaştığını ve bu ekipmanların kara yoluyla taşınmasının neredeyse mümkün olmadığını dile getiren Kalaycı, kanat ve kule gibi temel bileşenlerin liman sahalarında veya limanlara entegre tesislerde üretilmesinin önemine dikkati çekti.

Kalaycı, İzmir ve Mersin'in deniz üstü rüzgar ekosistemi açısından öne çıkan merkezler arasında yer aldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İzmir ve Mersin gibi bölgeler liman altyapısı ve genişleme imkanlarıyla değerlendirilebilir. Bunun yanında deniz üstü YEKA ihalelerinde yerlilik şartı olması endüstriyi geliştirir ancak karasal rüzgar projelerinde olduğu gibi bu oranların kademeli olarak artırılmasının daha doğru bir yaklaşım olacağını düşünüyoruz. Söz konusu büyük yatırımların Türkiye'de gerçekleşmesinin zor olmadığına inanıyoruz. Yerli ve yabancı yatırımcının en önemli beklentisi piyasada öngörülebilirlik olması. Düzenli YEKA ihale takviminin açıklanması yatırım kararları ve sanayi yatırımları açısından kritik önem taşıyor."

Toplantının ardından katılımcılar, Ceyport Taşucu Limanı'nda teknik incelemelerde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler