Ana içeriğe geç

Japonya faiz oranını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı

Faiz artırımı kararı alan Japonya Merkez Bankası politika faizini yüzde 1 seviyesine yükseltti. Küresel enerji fiyatlarındaki artışın ardından gelen bu hamle 1995 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeyi işaret etti.

Japonya faiz oranını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı
Dünya Gazetesi
16

Japonya Merkez Bankası küresel enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin ardından politika faiz oranını 1995 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye taşıdı. Banka salı günü gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini yüzde 0,75 seviyesinden yüzde 1'e yükseltti.

Banka faiz artırım kararını küresel enflasyon baskılarının arttığı bir dönemde aldı. İran savaşı nedeniyle tırmanan yaşam maliyetleri diğer merkez bankalarını da bu yıl içinde faiz artırımlarına yöneltti. Japonya ise varlık fiyatlarındaki çöküşle mücadele etmek amacıyla 1990'lı yıllarda faiz oranlarını agresif şekilde düşürmüştü. Ülkede fiyatların gerilemesi ve büyümenin durması nedeniyle faizler yirmi yıl boyunca sıfıra yakın seyretti.

Normalleşme Süreci

Japonya faiz oranını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı - Resim : 1

Banka Mart 2024 döneminden bu yana faiz oranlarını kademeli olarak artırıyor. Mart 2024'teki hamle ülkede 17 yıl aradan sonra yapılan ilk faiz artışı olarak kayıtlara geçmişti. Küresel iktisatçılar yirmi yıllık deflasyon döneminin ardından Japonya'nın artık bir enflasyonist yükseliş döngüsüne girdiğini belirtiyor. Uzmanlar acil durum ve kriz yönetimi para politikalarına artık ihtiyaç kalmadığını, bankanın normal para politikasına dönmek istediğini ifade ediyor.

Enflasyon Baskısı

Japonya faiz oranını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı - Resim : 2

Yükselen enerji fiyatları ülkede enflasyonu körüklerken Orta Doğu petrol ve gazına büyük ölçüde bağımlı olan Japonya gibi ülkeler üzerindeki baskıyı artırıyor. Japonya'da toptan eşya fiyatları mayıs ayında bir önceki yıla göre yüzde 6'dan fazla artarak son üç yılın en hızlı yükselişini kaydetti.

Buna karşın nisan ayında yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşen manşet enflasyon oranı bankanın yüzde 2 olan hedefinin altında kalmaya devam ediyor. Banka faiz artırımı konusunda zorlu bir dengelenme süreci yönetiyor. Yüksek faiz oranları enflasyonu düşürmeye yardımcı olurken borçlanma maliyetlerini artırarak hükümet ve işletmeler için giderleri yükseltiyor.

Politika Yapıcıların Yaklaşımı

Japonya faiz oranını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı - Resim : 3

Banka Başkanı Kazuo Ueda karaciğer kisti tedavisi nedeniyle hastanede bulunduğundan bu haftaki toplantıya katılamadı. Ancak Ueda ve diğer kurul üyeleri son aylarda faiz artırımı konusunda giderek daha olumlu bir tutum sergiliyor. Ueda ay başında yaptığı açıklamada yukarı yönlü fiyat risklerinin ekonomik faaliyete yönelik aşağı yönlü risklerden daha ağır basması durumunda faiz artırımının artı ve eksilerinin derinlemesine tartışılması gerekeceğini belirtmişti.

Hükümet harcamalarının artırılmasını destekleyen Başbakan Sanae Takaichi ise geçmişte faiz artırımı fikrine karşı çıkmıştı. Takaichi geçen yıl göreve gelmesinden bu yana bankanın yüksek faiz eğilimini kamuoyu önünde eleştirmedi. Son hamle Takaichi dönemindeki ikinci faiz artışı oldu. Piyasalar bankanın aralık ayında politika faizini yüzde 0,75 civarına çekmesinden bu yana bu kararı bekliyordu.

Para Biriminde Denge Arayışı

Japonya faiz oranını son 31 yılın en yüksek seviyesine çıkardı - Resim : 4

Banka faiz kararıyla birlikte ABD doları ve Euro gibi önemli para birimleri karşısında baskı altında kalan yen birimini istikrara kavuşturmayı hedefliyor. Finans uzmanları yenin çok ucuz kaldığına ve para birimini güçlendirmenin ekonomiye zarar vermeyeceğine yönelik bir algının yerleştiğini vurguluyor.

Faiz artışına rağmen Japonya'nın faiz oranı diğer büyük ekonomilere kıyasla düşük kalmaya devam ediyor. Örneğin ABD ve İngiltere'de faiz oranları yüzde 3'ün üzerinde bulunuyor. Her iki ülkenin merkez bankalarının da bu hafta yapacakları toplantılarda faiz oranlarını sabit tutmaları bekleniyor. Uzmanlar Japonya'daki bu değişimin küresel finansal dengelerde yavaş bir yeniden hizalanmaya işaret edebileceğini öngörüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler