Ana içeriğe geç

Düğün geleneği hızla değişiyor: Davul zurna yerini sade nikâha bıraktı

Yeni nesil çiftler, gösterişli düğünler yerine sade nikâh törenlerini tercih ederken, düğün salonları boşalıyor, davetlilere ikram verilmeyen nikâh salonlarında yoğunluk yaşanıyor. Uzmanlara göre bu dönüşümün arkasında yalnızca artan maliyetler değil; gençlerin gelenek ve göreneklere bakışındaki değişim var.

Düğün geleneği hızla değişiyor: Davul zurna yerini sade nikâha bıraktı
Türkiye Gazetesi
16

Yeni nesil çiftler, gösterişli düğünler yerine sade nikâh törenlerini tercih ederken, düğün salonları boşalıyor, davetlilere ikram verilmeyen nikâh salonlarında yoğunluk yaşanıyor. Uzmanlara göre bu dönüşümün arkasında yalnızca artan maliyetler değil; gençlerin gelenek ve göreneklere bakışındaki değişim var.

Türk kültürünün en köklü geleneklerinden biri olan düğünler, özellikle büyükşehirlerde sessiz sedasız tarih oluyor. Çiftler artık düğün yerine yalnızca nikâh töreniyle evlenmeyi tercih ediyor. Anadolu’nun birçok ilinde düğün geleneği hâlâ güçlü şekilde devam etse de sektör temsilcileri, ekonomik sebeplerle bu bölgelerde de davetli sayılarının azaldığını ve daha sade organizasyonların tercih edilmeye başlandığını belirtiyor.

İLK SEBEP, EKONOMİ

Uzmanlara göre bu değişimin temelinde ekonomik sebepler bulunuyor. Düğün salonu, yemek, fotoğraf-video çekimi, gelinlik, damatlık, müzik, kuaför ve organizasyon giderleri bir araya geldiğinde ortaya çıkan maliyet, birçok genç çiftin bütçesini aşıyor.

Aynı dönemde ev kurma, kira ödeme, beyaz eşya ve mobilya alma gibi zorunlu harcamalar da öncelik kazanınca düğün merasimi, vazgeçilen ilk kalem hâline geliyor. Organizasyon şirketleri bir dönem aylar öncesinden dolan düğün salonlarında eski hareketliliği arıyor. Büyükşehirlerde belediyelerin nikâh salonlarında ise yoğunluk yaşanıyor. Çiftler, resmî nikâh işlemlerini tamamladıktan sonra düğün yapmak yerine aile arasında küçük bir kutlamayla evlilik sürecini tamamlamayı tercih ediyor.

DAVETLİ SAYISI DÜŞTÜ

İstanbul Bakırköy’de yaklaşık 20 yıldır düğün salonu işleten Murat Aydın, “Eskiden hafta sonları salonlarımız tamamen dolardı, insanlar aylar öncesinden rezervasyon yaptırırdı. Şimdi ise birçok gün boş geçiyor. Çiftlerin ilk sorduğu şey fiyat oluyor. Davetli sayıları da yarı yarıya düştü” dedi. Düğün organizasyon şirketi sahibi Elif Karaca da “Eskiden büyük sahneler, canlı müzik, gösterişli süslemeler talep edilirdi. Şimdi en çok istenen organizasyon, sade bir nikâh töreni oluyor. Hatta bazı çiftler yalnızca nikâh masası ve birkaç fotoğraf köşesi istiyor" şeklinde konuştu.

Bir dönem nikâh sonrasında davetlilere pasta, meşrubat, lokum gibi ikramlar sunulurken, bugün birçok çift bu masraflardan kaçınıyor. Bazı nikâhlarda su veya içecek servisinin bile kaldırılması davetliler arasında zaman zaman eleştirilere yol açıyor.

Eskiden düğün masraflarının önemli bölümü takılarla karşılanırdı. Şimdi çiftler farklı bir hesap yapıyor. Düğün yapmayarak organizasyon için ayıracağı bütçeyi cebinde tutan, nikâhta takılan altın ve paraları da birikim olarak değerlendiren çiftler; bu gelirle ev peşinatı ödemeyi, mevcut borçlarını kapatmayı, otomobil almayı ya da uzun zamandır hayalini kurdukları balayına veya yurt dışı tatiline çıkmayı tercih ediyor.

Pandemi döneminde zorunlu olarak başlayan sade nikâh uygulamaları kalıcı hâle geldi. Salgın döneminde düğünlerini iptal eden veya erteleyen çok sayıda çift, daha sonra büyük organizasyon yapmaktan tamamen vazgeçti. O dönemde mecburiyetten yapılan sade nikâhlar, bugün bilinçli bir tercihe dönüşmüş durumda.

Düğün maliyetlerinin rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde gözler belediyelere çevriliyor. Birçok büyükşehir belediyesinin bünyesinde sosyal tesisler, kır bahçeleri, kültür merkezleri, parklar ve etkinlik alanları bulunmasına rağmen, bu alanların evlenecek genç çiftler için uygun maliyetli düğün veya nikâh organizasyonlarına yeterince açılmadığı eleştirileri yapılıyor.

Uzmanlara göre belediyeler, düşük gelirli çiftlere yönelik sembolik ücretlerle sosyal tesislerini tahsis edebilir, toplu nikâh organizasyonları düzenleyebilir ya da düğün ve nikâh organizasyonlarında kullanılabilecek açık alanları daha erişilebilir hâle getirebilir. Böylece hem gençlerin ekonomik yükü hafifletilir hem de Türk kültürünün önemli bir parçası olan düğün geleneğinin yaşatılmasına katkı sağlanır. Belediyelerin yalnızca nikâh kıymakla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan vatandaşlar, “Gençler düğün yapmaktan vazgeçmesin. Bunun için yerel yönetimler de elini taşın altına koymalı” görüşünü dile getiriyor.

Sosyolog Dr. Ayşe Demir, değişimin yalnızca ekonomik sebeplerle açıklanamayacağını vurguluyor. Demir, “Türk toplumunda düğün, yalnızca iki kişinin evlenmesi değil; ailelerin, akrabaların ve komşuların bir araya geldiği önemli bir kültürel törendi. Anadolu’da bu gelenek hâlâ güçlü şekilde yaşatılıyor ancak şehirleşme ve ekonomik baskılar sebebiyle orada da daha mütevazı düğünler yapılmaya başlandı. Büyükşehirlerde ise yeni kuşak evliliği daha bireysel bir karar olarak görüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler