ABD'deki Metropolitan Müzesi'nde bulunan miğferin Osman Gazi'ye ait olduğu iddiası tartışmaya neden oldu. Araştırmacı Hakan Yılmaz iddiayı savunurken, bazı tarihçiler miğferin 15. yüzyıla ve Akkoyunlulara ait olabileceğini öne sürdü.
Osmanlının kurucusu Osman Gazi’nin miğferinin ABD’deki New York Metropolitan Müzesinde yer aldığı iddiası tarihçiler arasında tartışmalara yol açtı. Yeni Çağ tarihi uzmanı ve araştırmacı Hakan Yılmaz, Şehrengiz dergisine verdiği röportajda “Bu miğfer Osman Bey’in bir ‘sultan’ olduğunu, bağımsız bir devlet kurduğunu doğrulamakla kalmıyor, onun etnik kökeni ve kavmî statüsü ile ilgili tartışmalara da artık son noktayı koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ancak bazı tarihçiler miğferin şekil itibarıyla devrinin diğer örneklerine benzemediğini, Orhan Gazi’nin İstanbul Harbiye Askerî Tarih Müzesinde sergilenen miğferinden de oldukça farklı olduğunu savundu. Çelik kullanımının olması ise bazı tarihçilerce şüpheyle karşılandı. Metropolitan Müzesi’nin kataloglarında da miğferin 15. asra tarihlendiği ve Akkoyunlulara ait olduğu iddia edildi.
“AKKOYUNLU NİTELEMESİ YANLIŞ”
Konuyu Türkiye gazetesine değerlendiren Hakan Yılmaz, miğferin üzerinde tuğra ve Kayı tamgası olduğunu hatırlatarak “Tamga ve tuğra aynı elden çıkmış. Akkoyunlu miğferlerinde olduğu gibi süslemeler üzerine veya boş bir yere sonradan vurulmamış, miğferin ön yüzüne planlı bir şekilde tasarlanıp konumlandırılmış. Dolayısıyla Akkoyunlu nitelemesi yanlıştır. Eserin Akkoyunlulara ait olduğu bilgisi müzenin web sitesindeki yüzeysel bir tahmine dayanıyor” dedi.
Miğfer üzerinde yer alan “Osmân” ismi ile Orhan Gazi’nin İznik İmaret kitabesindeki isminin yazımlarının ortak olduğunu kaydeden Yılmaz “Tuğra ise Osman Gazi’nin hazır şablon olarak kullanılan damgasından değiştirilmeden aktarılmış. Tamga da öyle...” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, “Miğfer üzerinde yegâne ilmî çalışmayı yapan Annemaire Schimmel ve David Alexander, miğferin Akkoyunlular’a ait olmadığını, bilakis tasarımının sıra dışı ve alışılmadık derecede yüksek tasarlandığını; mizanpaj açısından ise İran, Anadolu ve Osmanlı miğferlerine benzediğini söylüyorlar. Ancak uğraşmalarına rağmen tuğrayı okuyamamışlar, bu sebeple miğferin XV. yüzyıla ait olduğunu tahmin etmişler. Müzenin sitesindeki, ‘Akkoyunlu tipi’ ifadesi, müzedeki tüm miğferlere tahminî olarak eklenmiş kalıp bir ifade. Oysa David Alexander’ın kataloğunda ‘Akkoyunlu tipi’ olduğuna dair tek bir ifade bile mevcut değil” diye konuştu.
NİÇİN ABD’DE?
Hakikat ne olursa olsun, George Cameron Stone’un Metropolitan Müzesine bağışladığı kaydedilen miğferin Anadolu yerine ABD’de sergilenmesi, Türk kamuoyunda rahatsızlık uyandırıyor.