Yüzyıllardır dünyayı kirleten fosil yakıtların ve maden lobilerinin merkezi olan ABD'de, yeşil enerji dönüşümü adına tarihi bir adıma imza atıldı. Illinois eyaletinde yer alan ve yaklaşık 1.5 asırdır terk edilmiş halde duran kirli kömür madeni sahası, akılcı bir planlamayla ekonomiye yeniden kazandırıldı. Nexamp ve TurningPoint Energy şirketlerinin üstlendiği vizyoner projeyle, geçmişte kömür tozu ve karbon salınımıyla çevre halkını zehirleyen dev arazi, artık yüzlerce haneye doğrudan temiz ve ucuz elektrik şebekesi sağlıyor.

17 BİN PANEL AÇILDI, TARIM ARAZİLERİ RANTTAN KURTULDU
Enerji Haber'de yer alan verilere göre maden sahasının üstüne kurulan "Colchester Coal Seam" projesi, tarım arazilerinin güneş tarlalarına kurban edilmesini önlemesi açısından da ders niteliğinde. Çevresel açıdan yıpranmış ve kullanılmaz hale gelmiş eski maden topraklarının seçilmesi, hem yeni bakir arazi ihtiyacını sıfırladı hem de gıda krizinin yaşandığı bu dönemde tarım alanlarının korunmasına büyük bir katkı sundu.

DÜŞÜK GELİRLİ 200 HANEYE DOĞRUDAN FATURA İNDİRİMİ
Projeyi dünya genelindeki rantiye modellerinden ayıran en büyük özellik ise sosyal odaklı dağıtım sistemi oldu. Bugüne kadar 650’den fazla abonenin kayıt yaptırdığı sistemde iki farklı tesis faaliyet gösteriyor. İlk tesis yaklaşık 450 hanenin genel elektrik ihtiyacını şebekeden karşılarken; kurulan ikinci özel tesis ise 200 düşük gelirli yoksul haneye elektrik sağlıyor. Bu akılcı model sayesinde dar gelirli vatandaşların kendi evlerinin çatısına binlerce dolarlık güneş paneli kurma zorunluluğu tamamen ortadan kalkıyor; vatandaşlar sadece sisteme ortak olarak elektrik faturalarında doğrudan devasa indirimler elde ediyor.
DERMS TEKNOLOJİSİYLE AKILLI ENERJİ YÖNETİMİ
Milyarlık projede yenilenebilir enerjinin en büyük sorunu olan şebeke dengesizliği de yapay zeka ve akıllı yazılımlarla çözüldü. Tesiste kurulan Dağıtık Enerji Kaynakları Yönetim Sistemi (DERMS) sayesinde, üretilen güneş enerjisi anlık ve gerçek zamanlı olarak izleniyor. Bu dijital teknoloji, güneşten elde edilen elektriğin mevcut bölgesel şebeke altyapısına hiçbir güvenlik riski yaratmadan, son derece dengeli ve verimli bir şekilde entegre edilmesini sağlıyor.