İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazartesi akşamı düzenlediği basın toplantısında, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptında ne yazdığını bilmediğini iddia etti. Netanyahu, anlaşmanın şartlarının belli olduğu pazar gününden bu yana İsrail siyasetinin her kesiminden çok sert eleştiriler alıyor.
Netanyahu, savaşın nihayetinde başarıya ulaştığını ileri sürerek İsrail'in “nükleer bir İran tarafından yok edilmesini” önlediğini söyledi. Savaştan önce koyduğu hiçbir hedefe ulaşamayan Netanyahu, yine de İsrail'in sözde başarılarının İran'ı bombalamak, nükleer bilim insanları ile üst düzey yöneticilere suikast düzenlemek, füze cephaneliğine zarar vermek ve Tahran'ı milyarlarca dolar zarara uğratmak olduğunu savundu.
İSRAİL'İ 'YOK OLMAKTAN' KURTARMIŞ
Ancak Netanyahu'ya göre en büyük başarısı, İsrail'i yok olmaktan kurtarmaktı. Basın toplantısı sırasında bir muhabirin, “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırma yönünde ilan ettiğiniz hedeften üç ay sonra, bu rejim hâlâ iktidardayken harekât neden sona erdi?” diye sorması üzerine Netanyahu, işlerin ters gittiği ve savaşın bu temel hedefinin yerine getirilemediği gerçeğini reddetti:
"Hiçbir şey yanlış gitmedi. Ben hedefleri sizin söylediğinizden farklı şekilde tanımladım. Üzerimizde var olan bir tehlikeyi ortadan kaldırmak istediğimizi söyledik: Önce nükleer tehlikeyi ve bunu başardık. Üzerimizden balistik füze tehlikesini kaldırmak istediğimizi söyledik ve bunu da başardık. Ve İran halkının, isterlerse bu terör rejimini başlarından uzaklaştırmalarına imkân sağlayacak koşulları yaratmak istediğimizi söyledik.”
KISACA DİĞER PALAVRALAR
Netanyahu elbette gerçeği söylemiyor. “İran rejimini devirmek”, Tel Aviv hükümetinin savaşın başında ilan ettiği temel hedeflerden biriydi. Mossad'ın planı, bombardımanlar yoluyla halkın sokağa çıkmasını ve yönetimi devirmesini sağlamaktı. Bu plan Washington'da, ABD Başkanı Donald Trump'ın huzurunda da defalarca tartışıldı.
Nükleer konusuna gelince gerek Washington gerekse Tel Aviv, İran'ın stratejik silah edinmekten vazgeçirdiklerini öne sürüyor. Böyle olmakla beraber Tahran hiçbir zaman nükleer silah geliştirme niyetinde olduğunu açıklamadı. Aksine İran'ın şehit lideri Ali Hamaney 2000'li yıllarda nükleer silah edinmeyi yasaklamıştı.
İran'ın füze kapasitesinin sınırlandırılması da savaşın ana hedefleri arasındaydı. Ancak Tel Aviv, ne bu konuda ne de İran'ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin kesilmesine ilişkin olarak mutabakat metnine tek bir madde bile koydurabilmiş değil.
TRUMP İLE İLİŞKİLER
Netanyahu, Trump ile ilişkilerine de değinerek eleştirilere şu yanıtı verdi:
"ABD'de Başkan Trump'ın benim istediğim her şeyi yaptığını söylüyorlar. İsrail'de ise tam tersine, benim onun istediği her şeyi yaptığım söyleniyor. İkisi de doğru değil. Birbirini tanıyan ortaklar gibi bir ilişkimiz var. Çoğu zaman aynı fikirdeyiz, bazen de aynı fikirde değiliz. Bu en iyi ailelerde de olur."
LÜBNAN MESELESİ
Netanyahu, İsrail'in İran'a tek başına saldırmasına veya Hizbullah'a karşı bağımsız hareket etmesine izin verilip verilmeyeceği konusunda yorum yapmaktan kaçındı. Ancak Başbakan, İsrail birliklerinin Lübnan'ın güneyinde "gerektiği sürece" kalacağını iddia etti ve “Bu konudaki kararlılığımı Amerikalılara ilettim.” dedi.