Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan yönetim değişiminin ardından her hafta görevden alınan il başkanlarının sayısı 52'ye ulaştı. Süreç, parti örgütlerinde ciddi bir hareketliliğe yol açtı. "Örgüt kimin kontrolünde?" sorusunun yanıtını, Özel yönetiminde Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin'e sorduk.
"PARTİYİ BİTİRME PLANI"
Görevi ve tecrübesi gereği 29 yıldır örgütün içinde yer aldığını belirten Aytekin, mevcut durumu şöyle tanımladı: "Parti örgütlerine yapılan müdahaleyi tek cümleyle açıklayabiliriz: Partiyi bitirme planıdır bu. Cumhuriyet Halk Partisi'ni bitirme planıdır. Partiyi ayakta tutan kolonları kesiyorlar şu anda. Partinin örgütlerini mahvediyorlar, yok ediyorlar. Partiyi ayakta tutan şey, il ve ilçe örgütleridir. Bu örgütlerin yapısını bozmak, partinin kolonlarını kesmektir."
Aytekin, görevden almaların sadece bir "yönetimsel tasarruf" olmadığını, aksine partinin ideolojik ve örgütsel omurgasına yönelik bir müdahale olduğunu kaydetti. Aytekin, geçmişte merkez sağın yönetim süreçlerinde izlenen benzer yöntemler sonucunda partilerin bu hamlelerden sonra "kapıya kilidi vurduğu"nu söyledi. CHP'ninse 76 yıldır iktidar olamadan ayakta durduğunu bunun nedenininse örgüte dayanmasından kaynaklandığını aktardı. Aytekin "Cumhuriyet Halk Partisi, 'Kimin partisi?' diye sorarsanız, 'örgütün partisi' derim" ifadesini kullandı.
"İL BAŞKANLARINI DEĞİŞTİRMEK YETERLİ Mİ?"
CHP'de il başkanlarını değiştirerek parti içi kontrolü sağlamanın yeterli olup olmayacağı sorusuna Aytekin, "Partili olmayan ya da partiye ihanet etmiş, ihraç edilmiş kişileri yeniden çağırarak parti teslim ediliyor. Bu da partiyi bitirme planıdır. Çok açık söyleyebilirim" dedi.
Aytekin'e göre, yeni yönetim anlayışı, partinin bugüne kadar benimsediği "bilimsel ve objektif ölçme-değerlendirme" kriterlerinden uzaklaşıyor. Daha önce uygulanan "ön seçim", "aday yoklaması" ve "örgüt eğilimi" gibi yöntemlerin yerini, "dışarıdan gelen" bir profil anlayışının aldığını belirten Aytekin, şunları kaydetti: "Zaten böyle yaptığımız için başarılı olduk. Yoksa 'Benim arkadaşım şurada aday olsun', 'Benim dostum bana yakın olan, bize destek veren olsun' deseydik, geçmişteki sonuçları alırdık. Başka bir şey yaptığımız için başka bir sonuç aldık biz."
Sezim Sungur
Odatv.com