Haziran ayı enflasyon rakamlarının yüzde 0,99 seviyesinde gerçekleşmesinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "ara verilen dezenflasyon sürecinin yeniden başladığına" yönelik açıklamaları ekonomi gündemini belirledi. Ancak usta gazeteci Erdal Sağlam'ın ANKA Haber Ajansı'nda yayımlanan haftalık ekonomi analizine göre, bu iyimser tablo ne yerli ne de yabancı analistler tarafından aynı coşkuyla paylaşılıyor.
Sağlam analizinde, mayıs sonunda yüzde 32,6 olan yıllık enflasyonun haziran sonunda ancak yüzde 32,1 düzeyine inebildiğine dikkat çekerek, Bakan Şimşek'in 2026 yılı sonunda enflasyon oranını yüzde 30’un altına indirmek için piyasa beklentilerini şekillendirmeye çalıştığını vurguluyor.
"YABANCI RAPORLARI ŞİMŞEK'İ DOĞRULAMIYOR"
Temmuz ayında ertelenen otomatik akaryakıt ve tütün zamlarının yıl sonunda nasıl bir seyir izleyeceğinin belirsizliğini koruduğunu ifade eden Sağlam, seçim ekonomisine bağlı olarak enflasyonda "inişli çıkışlı bir seyir" yaşanmasının daha rasyonel bir ihtimal olduğunu belirtiyor.
Analize göre; yabancı bankaların hazırladığı raporlar Bakan Şimşek'in açıklamalarının aksine, enflasyondaki katılığın sürdüğünü ve üç aylık ortalamaların henüz güven vermediğini ortaya koyuyor. Yıl sonunda enflasyonun yüzde 30'un biraz üzerinde kalacağını öngören yabancı kuruluşlar, Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indiriminde acele etmeyeceğini, indirimlerin ancak yılın son çeyreğinde küçük adımlarla başlayabileceğini tahmin ediyor.

SICAK PARA AKIŞI HIZLANDI, FAİZ BEKLENTİSİ SÜRÜYOR
Erdal Sağlam, yüksek faizin bir süre daha devam edeceği beklentisinin yabancı yatırımcıyı cezbettiğini ve geçtiğimiz hafta sıcak para girişinin yeniden canlandığını aktarıyor. Yabancı yatırımcılar, yüzde 37'lik faiz seviyesinin korunacağı öngörüsüyle kârlarını maksimize ederken; ekonomi yönetimi de bu akışla rezerv biriktirmeyi amaçlıyor. Diğer taraftan, üretim sektöründen gelen şikayetleri dindirmek için KOBİ'lere ve turizm gibi stratejik sektörlere yönelik sübvansiyonlu kredilerin artırıldığı görülüyor.
FATURA EMEKLİYE VE ASGARİ ÜCRETLİYE KESİLDİ
ANKA Haber Ajansı'ndaki değerlendirmesinde Türkiye'deki derinleşen gelir adaletsizliğine de geniş yer ayıran Sağlam, sermaye kesiminin gözetildiği bu tabloda faturanın dar gelirliye kesildiğinin altını çiziyor.
Açlık sınırının 35 bin 550 TL’yi aşmasına rağmen asgari ücretin 28 bin TL’de bırakılmasına ve en düşük emekli maaşının ancak 23 bin 550 TL’ye çıkarılmasına dikkat çeken Sağlam, analizini şu çarpıcı tespitle noktaladı:
"Ekonomi yönetiminin temmuz başında aldığı kararlar, iktidarın tercihlerini bir kez daha ortaya koydu. Şimşek'in, çalışan ve emekliler dışındaki tüm kesimleri rahatlatmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Giderek artan yoksullaşma ve siyasi baskıların etkisiyle toplumsal hareketliliğin artması kaçınılmaz gözüküyor. Bu ortamda enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşması ise bir hayli zor."