Ana içeriğe geç

Erdoğan’dan İsrail’e tepki: Tarihimizde sadece adalet ve merhamet var

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail hükümetinin sözde Ermeni soykırımı iddialarını tanıma kararına sert tepki gösterirken “Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır” dedi.

Erdoğan’dan İsrail’e tepki: Tarihimizde sadece adalet ve merhamet var
Hürriyet
16

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Kabine Toplantısı’nın ardından özetle şu açıklamaları yaptı:

GAZZE’DEKİ BARBARLIKLARINI ÖRTMEK İÇİN İFTİRA ATANLAR

“Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın, 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. ‘Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem’ diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa, Gazze’deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye’ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir.

HİÇBİR İNSANIMIZI DİĞERİNDEN AYIRMADIK

Biz, çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik.

KENDİ KİMLİĞİNİ İNANCINI ÖZGÜRCE YAŞAMASININ ÖNÜNÜ AÇTIK

Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık.

2022’de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız ülkemiz genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026’nun ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yılsonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır.

ANA MUHALEFET KÖTÜ SİCİLLERİYLE HESAPLAŞMALI

Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılması, ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır.”

NİFAK SİYASETİ ZARAR VERİR

Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah’ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz.

UZAYDA İZİ OLANIN DÜNYADA SÖZÜ OLUR

Bundan 32 yıl önce TurkSat-1B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. Hatırlarsanız TurkSat-3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008’den sonra da devam ettirdik.

AYNI SENEDE İKİ UYDU

TurkSat-4A 2004’te, TurkSat-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TurkSat-5A ve TurkSat-5B’yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TurkSat-6A’yı hizmete aldık. TurkSat-6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6’ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10’a yükselmiş oldu. Göktürk-1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Üç sene önce uzaya gönderdiğimiz İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiği açtık. Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3’ün çalışmaları devam ediyor.

STRATEJİK ROL OYNUYORLAR

Uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. ‘Uzayda izi olanın dünyada sözü olur’ düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz.

SAVUNMA İHRACATINDA 11. ÜLKEYİZ

Savunma sanayisi alanında da boş durmuyoruz. ‘Altta kalanın canı çıksın’ anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50’den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor.

VENEZUELA HALKINA DESTEK OLUYORUZ

Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkânlarımızla destek oluyoruz. AFAD koordinasyonunda Milli Savunma Bakanlığımızla işbirliği içinde iki askeri nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik. Toplam 75 personelimiz 5 arama kurtarma aracı, 6 arama kurtarma köpeğimizle Venezuela’ya ulaştı ve çalışmalarına başladı. Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas halinde hem arama kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz. Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediklerini memnuniyetle müşahade ediyoruz. Venezuela hükümetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tekrar ifade etmek istiyorum.

VEFATININ 8. YILINDA FUAT SEZGİN’İ ANDI

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, vefatının 8. yılında Prof. Dr. Fuat Sezgin’i andı. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Erdoğan, “Ortaya koyduğu büyük vizyonla, yaptığı çalışmalarla, müellifi olduğu eserlerle bilimde ve teknolojide bizlere çok önemli bir miras bırakan Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızı ebediyete irtihalinin 8’inci yılında rahmetle yâd ediyorum” dedi. (ANKARA)

Kaynağa Git

İlgili Haberler