Ana içeriğe geç

Bilim adamlarına neler oluyor! ABD komplo teorileriyle çalkalanıyor!

ABD'de, nükleer ve uzay araştırmalarıyla ilgilenen bilim insanlarının son dönemde şüpheli şekilde ortadan kaybolmaları gündem oldu. Aralarında asker ve sivil araştırma ekiplerinin bulunduğu bir grup insanın belirli aralıklarla ölmeleri, aralarında bağlantı olabileceği gerekçesiyle federal mercilerce soruşturulurken bir yandan da komplo teorilerine malzeme oluyor.

Bilim adamlarına neler oluyor! ABD komplo teorileriyle çalkalanıyor!
Yeni Akit Gazetesi
16

Senenin başından bu yana ABD kamuoyunun dikkati, son dönemde şüpheli şekilde kaybolan ya da hayatını kaybeden seçili bir grup insana çevrildi. Bu durumun odak noktasında, son yıllarda ulusal araştırma tesislerinde çalışan bir grup bilim insanı, asker ve görevlinin hayatını kaybettiği ya da kaybolduğuna ilişkin haberler yer alıyor.

Bu kişiler arasında nükleer ve uzay araştırmaları programlarında çalışan ve üst düzey güvenlik izinlerine sahip isimlerin yer alması ise vakalar arasında bağlantı olabileceği yönünde endişeleri körükledi.

ABD medyasındaki haberlere göre, doğrudan bağlantılı oldukları henüz yetkililerce teyit edilmeyen bu vakalar arasında henüz çözülmemiş cinayetler, şüpheli ölümler ve kayıplara karışanlar bulunuyor.

Vakalara konu olan kişilerin yakınları ve aileleri, sosyal medyada ve basına yaptıkları açıklamalarda, üretilen komplo teorilerini reddetmekle birlikte, mesele, kamuoyunun olduğu kadar federal yetkililerin de ilgisini çekiyor.

- Silahlı saldırılar, şüpheli ölümler, intiharlar

Aralarında bağlantı bulunduğundan şüphelenilen vakalardan biri, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) bünyesinde yaklaşık 25 yıl çalışmış Michael David Hicks'in Temmuz 2023'teki ölümü oldu. Ölüm nedeni açıklanmayan Hicks'in aile üyeleri, medyaya yaptıkları açıklamada, kuyruklu yıldız ve asteroit uzmanı bu bilim adamının halihazırda sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini söyledi.

NASA'nın Hicks ile aynı biriminde çalışan bilim insanlarından Frank Maiwald'ın 2024'te hayatını kaybetmesi, Monica Reza'nın ise Haziran 2025'te ormanda yürüyüş yaparken ortadan kaybolması da şüpheleri artırdı.

Massachusetts Institute of Technology (MIT) Profesörü Nuno Loureiro Aralık 2025'te 47 yaşındayken evinde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Suikastın failinin, Loureiro ile 1990'larda Portekiz'deki bir üniversitede aynı akademik programda yer alan ve saldırının ardından ölü bulunan, intihar ettiği öne sürülen Claudio Neves Valente olduğu belirlendi.

Güneş sisteminin ötesine yönelik çalışmalarıyla bilinen astrofizikçi Carl Grillmair da şubatta Los Angeles'taki evinde silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Grillmair'in eşi, medyaya yaptığı açıklamada, cinayetin komplo teorileriyle alakalı olmadığını, kendilerini ve komşularını bir süredir rahatsız eden biri tarafından işlendiğini anlattı.

ABD Hava Kuvvetlerinde eski istihbarat görevlisi Matthew James Sullivan'ın 2024'te "tanımlanamayan uçan cisimlere" (UFO) ilişkin bir ihbar davasında ifade vermeden kısa süre önce ölmesi, federal soruşturma çağrılarını artırdı. Sullivan'ın aşırı doz alımından öldüğü belirlense de intihar ettiğine yönelik iddialar bulunuyor.

NASA'da çalışan fizikçi Amy Eskridge'in 2022'deki intiharı da komplo teorilerinin üretilmesiyle gündeme geldi. Eskridge'in, yakın çevresine "bir gün intihar sonucu öldüğünü duyarlarsa buna inanmalarını" ve "hedef alındığını" söylediği öne sürülürken, babası, ölümün intihardan kaynaklandığına inandığını belirtti.

Vakalar dizisindeki en güncel gelişme, New Mexico eyaletindeki ormanlık alanda 28 Mayıs'ta bulunan bir cesedin Haziran 2025'ten bu yana kayıp olan ve eyaletin önde gelen nükleer araştırma tesislerinden Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'nda çalışmış 54 yaşındaki Melissa Casias'a ait olduğunun açıklanması oldu. Yetkililer, Casias'ın yanında bir tabanca da bulunduğu aktarırken, ölüm nedenine ilişkin kesin bir sonuca varılamadığı ifade edildi.

- Bazı bilim insanlarından haber alınamıyor

Casias ile aynı nükleer araştırma tesisinde inşaat şefi olarak çalışan 78 yaşındaki emekli Anthony Chavez'in Mayıs 2025'te kaybolması ve diğer bazı bilim insanlarının kayıplara karışması da ABD kamuoyunu paniğe sürükledi.

Ohio eyaletinde UFO'lara ilişkin söylentilerle bilinen Wright-Patterson Hava Üssü'nde görev yapmış emekli tümgeneral William Neil McCasland'ın 27 Şubat'ta New Mexico'daki evinden ayrıldığı ve o zamandan beri yakınlarıyla iletişime geçmediği belirtildi. McCasland'ın eşi, sosyal medya paylaşımında, eşinin Hava Kuvvetleri'nde görev yaptığı dönemde bazı gizli program ve bilgilere erişimi olduğunu doğrulasa da kendisinden bilgi öğrenmek için kaçırılmış olabileceğine pek ihtimal vermediğini ifade etti.

- Beyaz Saray, FBI, Kongre ve NASA harekete geçti

ABD Başkanı Donald Trump, konuyu "çok ciddi mesele" şeklinde nitelendirirken, Beyaz Saray da vakalar arasındaki olası bağlantıyı araştırmak için federal kurumlarla çalıştığını açıkladı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) "kaybolan ve hayatını kaybeden bilim insanları arasında bağlantı arama çabalarına öncülük ettiklerini" ve bu konuda bakanlıklarla ve yerel kolluk kuvvetleriyle çalıştığını bildirdi.

ABD Temsilciler Meclisi Denetim ve Kamu Reformu Komitesi Başkanı James Comer da "vakalar arasında olası tekinsiz bir bağlantı olduğuna dair soru işaretleri olduğunu" belirterek buna dair soruşturma başlatacaklarını duyurdu.

Bir NASA sözcüsü de henüz kurumlarıyla ilgili "ulusal güvenlik riski" seviyesinde bir durum oluşmadığını, ilgili mercilerle işbirliği yapıldığını kaydetti.

- Uzmanlara göre, teorilerin istatistiksel açıdan dayanağı yok

İstatistik ve psikoloji alanlarından uzmanlar, "kayıp bilim insanları" tartışmasını ve genel anlamda komplo teorilerini AA muhabirine değerlendirdi.

Yeni Zelanda'daki Auckland Üniversitesi Tıbbi Psikoloji Bölümünden Fahri Kıdemli Öğretim Üyesi, ABD'deki uzay mühendisi, nükleer bilimci ve fizikçi sayısı düşünüldüğünde, üç yıllık bir süreçte bir kısmının ölmesi veya kaybolmasının olağan dışı olmayacağını vurguladı.

Bartholomew, "İstanbul'da 100 binden fazla taksi ve minibüs şoförü var. Eğer bunlardan 10'u üç yıl içinde kaybolsa veya kaza geçirse Türk medyasından kimse bunu bir gizem olarak nitelendirmezdi çünkü bu kadar büyük bir meslek grubu için normal bir oran. Aynı mantık ABD'deki kayıp bilim insanları için de geçerli." ifadelerini kullandı.

İngiltere'deki Imperial College London Matematik Bölümünden Emeritus Profesör David Hand, ABD'de nükleer endüstrisinde çalışan insan sayısıyla her yıl kaybolan insan sayısı birlikte değerlendirildiğinde, istatistiksel açıdan yılda bu alandan yüzlerce kişinin ölmesinin beklenebileceğini belirtti.

Bu tür komplo teorilerinde insanların dikkatinin, konuyla en çok uyuşan vakalara yoğunlaştığının altını çizen Hand, "İnsanlar, nükleer endüstriyle bağlantılı olmayan diğer tüm kişileri gözden kaçırmaya meyilli. Demiryolu işçileri, rahipler, siyasetçiler ve dahası için de benzer fikirler ortaya atılabilir. Her yıl birçok siyasetçi ölüyor, peki onları hedef alan biri de mi var?" değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere'de Kent Üniversitesinde Sosyal Psikoloji Profesörü Karen Douglas da suikast girişimleri, kamuya mal olmuş kişilerin ani ölümleri, önemli seçim ve salgınlar gibi olaylarla bağlantılı olarak çok fazla komplo teorisi ortaya atıldığını hatırlatarak, insanların böyle durumlarda basit izahlarla tatmin olamayıp "daha büyük açıklamalar" arayışına girdiğini kaydetti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler