Terörle mücadelenin efsane komutanı emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, terörle mücadelede düşmanın doğru tanımlanması gerektiğinin altını çizerek, PKK terör örgütünün Türkiye’yi açıkça "düşman" olarak gördüğünü belirtti.
Gazeteci Alev Olgay'ın Youtube kanalındaki Aslında Ben programına konuk olan Pamukoğlu, örgütün telsiz konuşmalarında kullandığı ifadelere dikkat çeken emekli Pamukoğlu, "Düşmanı tanımadan savaş kazanılmaz. Onlar 'savaş yapıyorum' diyor, biz ise 'terör' diyoruz. Ancak gerçekleri görmeliyiz" ifadelerini kullandı.
"Silah Bırakma İddiaları Hayalperestliktir"
Örgütün silah bırakacağına yönelik iddiaları "hayalperestlik" olarak nitelendiren Pamukoğlu, bu tür beklentilerin kamuoyunu yanıltmaktan başka bir işe yaramayacağını savundu. Örgütün silah varlığının kontrol edilmesinin imkânsız olduğunu belirten Pamukoğlu, "Örgütü tanıyan biri, siyasi ve politik amaçları gerçekleşmeden asla silah bırakmayacağını bilir. Diyelim ki 10 mağaradaki silahları getirip gösterdiler; peki geriye kalan 90 mağarada ne olduğunu biliyor musunuz? Asla bilemezsiniz. Üstelik silahlar yok edilse bile yenisi gelir. İdeoloji kaybolmadığı sürece hiçbir şey değişmez." dedi.
PKK’nın üst kadrosunun 40 yıldır aynı isimlerden oluştuğuna, buna karşın Türkiye tarafında sürekli görev değişiklikleri yaşandığına dikkat çeken Osman Pamukoğlu, "terörle mücadelede kurumsal hafıza" kavramına yeni bir boyut getirdi.
Pamukoğlu'nun açıklamaları şu şekilde;
"Bizim yasalarımıza göre dağda silahlı eşkıya düşmandır. PKK da bize düşman diyor zaten. Telsizlerle hep bangır bangır şunu söylediler: Emperyalist ve işgalci Türk ordusu Kürdistan'ı terk et.
O da bize düşman diyor. Peki, niye bunu anlatıyorum? Düşmanı tanımadan savaş kazanılmaz. PKK "savaş yapıyorum" diyor, biz "terör" diyoruz. Bütün dünya onun ne olduğunu biliyor. Bizim kabul etmediğimiz durum bu.
PKK'yı tanıyan biri, örgütün siyasi ve politik amaçları gerçekleşmeden asla silah bırakmayacağını bilir.
Bu, hayalperestlerin rüyasıdır ve sizi ancak kandırır. Diyelim ki silahları 10 mağarada getirdiler, gösterdiler. Peki diğer 90 mağarayı biliyor musunuz? Orada hangi silahlar var? Asla bilemezsiniz.
PKK 40 yıl bu mücadeleyi sürdürdü. Kandil kadrosu veya Irak'ta neredelerse, o kadro 40 yıldır bu işin başında. Bizde ise sürekli görev değişiklikleri oluyor; birileri gidiyor, birileri geliyor.
"Terörle mücadelede kurumun tecrübesi" deniyor ancak kurumun tecrübesi olmaz, tecrübe insana aittir. Karakter, kişilik, yaşanan hayat ve tecrübe tamamen kişiseldir. Karşı taraf ise 40 yıldır orada.
Ayrıca silahlar yakılsa, yok edilse ne olacak? Bir silah gider, diğeri gelir. İdeoloji kaybolmadığı sürece hiçbir şey değişmez.
"ABD BÜYÜKELÇİSİ KÜRDİSTAN'I ANLATIYOR"
Ankara'da Amerika'nın bir büyükelçisi var. Bütün konuşmaları direkt veya dolaylı olarak Kürdistan'ı anlatıyor. Ne Amerika ne de İsrail bu plandan vazgeçer. Önce yerel yönetimlere özerklik, arkasından muhtariyet; merdiven basamakları gibi aşama aşama getirecekler. Bu plan, Türkiye'nin bölünmesi ve taksimi demektir.
"SİYASİ AMAÇLARI GERÇEKLEŞMEDEN NİYE SİLAH TESLİM ETSİNLER"
Onların isteklerini vermeden, siyasi ve politik amaçları gerçekleşmeden size niye silah teslim etsinler ki? Siz olsanız teslim eder misiniz? Etmezsiniz, onlar da etmeyecek. Bu durum adeta kumsala vuran dalgalar gibi, sadece "dostlar alışverişte görsün" mantığıyla yapılan işlerdir; olmayacak bir şeydir. Meclisin veya komisyonların çalışması da bu gerçeği değiştirmez.