Ana içeriğe geç

Memur ve emekliyi üzecek ayrıntıyı açıkladı: Zamdan hemen önce olacak

Memur ve emekliler temmuzda belli olacak enflasyon farkını beklerken ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz milyonları bekleyen "düşük enflasyon açıklanması" tehlikesine işaret etti.

Memur ve emekliyi üzecek ayrıntıyı açıkladı: Zamdan hemen önce olacak
Halk TV
16

Milyonlarca emekli, memur ve ücretli çalışanın gözü temmuz ayında yapılacak maaş zamlarına kilitlenmişken, geçmiş yıllara ait veriler korkutucu bir sistemi deşifre ediyor. Son üç yılın bütçe ve enflasyon rakamlarını inceleyen uzmanlar; maaş zamlarının netleştiği Mayıs ve Haziran aylarında, resmi enflasyonun önceki dört ayın ortalamasına kıyasla tam yüzde 50 oranında gizemli bir şekilde düştüğünü ortaya koydu.

Ekonomide dar gelirli kesimlerin alacağı Temmuz ayı maaş zamlarını doğrudan etkileyecek kritik viraja girildi.

ANKA'dan Olcay Aydilek'e konuşan Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, Mayıs ayı bütçe sonuçlarını ve yılın ikinci yarısında memur ve emekli kitlelerine yapılacak zamlar bağlamında Mayıs ve Haziran enflasyon verilerinin stratejik önemini değerlendirdi.

Yılmaz, yılın ikinci yarısında memur maaş ve emekli aylıklarına yapılacak zamda Mayıs ve Haziran aylarında gerçekleşen enflasyonun büyüklüğüne işaret ederek, "Son üç yıl enflasyon verilerinde mayıs-haziran ayı enflasyonlarının önceki dört ayın ortalamasına göre yaklaşık yüzde 50 seviyesinde belirgin biçimde düştüğü görülmektedir" ifadelerini kullandı.

VERGİ TAHSİLATINDA YAVAŞLAMA BÜTÇE AÇIĞINI PATLATTI

Mayıs ayı sonu itibarıyla merkezi yönetim bütçe giderlerinin yüzde 37,4, faiz dışı giderlerin ise yüzde 34,8 seviyesinde tırmandığına dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, “Önceki aylara göre faiz dışı harcamaların artış eğilimi devam ederken vergi gelirlerindeki tahsilat artışı yavaşlamaya başladı. Bütçe açığı, bir önceki yıla göre yüzde 62,5 oranında artarken faiz dışı dengede iyileşme yüzde 10,9 oldu" açıklamasında bulundu.

Mayıs ayının son haftasının dini bayrama denk geldiğini anımsatan Yılmaz; Katma Değer Vergisi (KDV), konaklama vergisi, damga vergisi ve muhtasar beyannameler olmak üzere tüm resmi ödeme vadelerinin Haziran ayının ilk haftasına ertelendiğini söyledi. Bu erteleme nedeniyle dolaylı vergi tahsilatındaki artışın yüzde 26,6 düzeyinde zayıf kaldığına işaret eden Yılmaz, vergi beyannamelerinin ötelenmesinin mali boyutunun yaklaşık 325-350 milyar TL seviyesinde gerçekleştiğinin tahmin edildiğini vurguladı.

HEDEFLENEN BÜTÇE AÇIĞI PAMUK İPLİĞİNE BAĞLI

Bütçe dengelerindeki bozulmanın altını çizen Yılmaz, “Mayıs ayı bütçe sonuçları, yıl sonuna hedeflenen bütçe açığının tutma ihtimalini pamuk ipliğine bağlı olduğunu söylüyor. Yılın ilk beş ayı sonunda toplam bütçe ödeneklerinin yaklaşık yüzde 40’ı kullanıldı. Geçen yıllara göre bu oran 2-3 puan daha yüksek" dedi.

Yılın ikinci yarısında personel ödemeleri, cari transferler, enerji maliyetleri ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) görev zararları kaynaklı harcama genişlemesinin, devletin gelir artışlarının çok üzerinde gerçekleşeceğini öngören Yılmaz, buna bağlı olarak bütçe açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranının yüzde 3,5 seviyesinden yüzde 4,5’lere fırlayabileceğini aktardı.

Yılmaz, “Yatırımlardaki kasap tipi ödenek kesilmesi tedbiri ile vergi tarafında başta varlık barışı olmak üzere gelir artışların sınırlı kalması veya gelir kaybını (eşel mobil ve konaklama vergisi) karşılayamaması durumunda bütçe açığının yüzde 5’lere yaklaşması ihtimal dahilindedir“ diye konuştu.

YÜZDE 7'LİK SINIR BÜTÇEYE EK YÜK BİNDİRECEK

Memur ve memur emeklilerine yılın ikinci yarısı için toplu sözleşmeyle programlanan net maaş ve aylık artış oranının yüzde 7 olduğunu belirten Yılmaz, zam senaryolarını şu sayılarla formüle etti:

"Haziran’da enflasyonun yüzde 1,5 gelmesi durumunda memur ve memur emeklileri için artış oranı yüzde 14,1, işçi ve BAĞ-KUR emeklileri için de yüzde 18,4. Dolayısıyla yüzde 7’nin üzerinde çıkan enflasyon memur maaş ödemeleri ile emekli aylığı ödemelerinde bütçe üzerinde ilave artışa yol açacak."

SOSYAL YARDIMLARIN PAYI TARİHİ DİP SEVİYEDE

Devlet bütçesinde toplanan her 4 liralık verginin en az 1 TL’sinin doğrudan faiz ödemelerine aktarıldığını deşifre eden Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, acı tabloyu şu sözlerle özetledi:

"Bu artan mali baskı, yoksullukla mücadeleye yönelik sosyal koruma harcamalarının dönemsel olarak düşmesine neden olmaktadır. Son dört yılda yoksullukla mücadeleye yönelik sosyal yardım harcamalarının bütçe içindeki payının en düşük olduğu yıl yüzde 2,6 ile 2026’dır. Faizlerin düşmemesinin önemli bir alternatif maliyeti sosyal koruma harcamaları üzerinde görülmektedir."

Kaynağa Git

İlgili Haberler