Karadeniz Bölgesi'nde deprem tehlikesinin yalnızca aktif fay hatlarından kaynaklanmadığını vurgulayan Bektaş, zemin özelliklerinin de sarsıntının etkisini artırabileceğini ifade etti.
ZEMİN ÖZELLİKLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Bölgedeki zemin yapısının deprem dalgalarını büyütebileceğini belirten Bektaş, şu değerlendirmede bulundu:
"Doğu Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen depremler. Zemin etkisi: Bu deprem kaynaklarından gelen özellikle düşük frekanslı (uzun periyotlu) sismik dalgalar, sahil kesimindeki alüvyon ve dolgu zeminlerde büyüyerek daha yüksek şiddette hissedilebilir."

İKİNCİL AFETLERE KARŞI UYARDI
Depremin ardından ortaya çıkabilecek risklere de değinen Bektaş, şu ifadeleri kullandı:
"Sonuç: Yamaçlarda heyelanların tetiklenmesi, Dolgu alanlarında oturma ve yanal kaymaların gelişmesi, Gevşek ve suya doygun zeminlerde sıvılaşma riskinin artması.
Özet: ORDU-TRABZON-RİZE için deprem tehlikesi yalnızca yakın faylardan değil"
AFAD'IN VERİLERİNE İŞARET ETTİ
Paylaşımının devamında AFAD'ın bölgeye ilişkin deprem senaryolarına dikkat çeken Bektaş, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:
"Uzaktaki büyük fay sistemlerinden gelen uzun periyotlu dalgaların sahil dolguları ve zayıf zeminlerde büyümesiyle de şekillenmektedir. Bu nedenle AFAD sahilde, sağlam zemin içi ve yarı sert sahada şiddetini 0,2-0,3 g veya en büyük depremi 6,6 olarak öngörmüştür."